Vladimir İlyiç Lenin

Vladimir İlyiç Lenin

Yazar
8.8/10
290 Kişi
·
913
Okunma
·
145
Beğeni
·
5.922
Gösterim
Adı:
Vladimir İlyiç Lenin
Tam adı:
Vladimir İlyiç Ulyanov, V. İ. Lenin
Unvan:
Rus Sosyalist Devrimci, Ekim Devrimi'nin Lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin Öncülü Olan Rus Komünist Partisi/bolşevik Lideri, Yazar
Doğum:
Rusya, 1870
Ölüm:
Moskova, 1924
Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova), Rus sosyalist devrimci, Ekim Devrimi'nin lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin öncülü olan Rus Komünist Partisi/Bolşevik lideridir.

Lenin aynı zamanda Marksist teorik ve felsefi yazıların yazarı olarak bilimsel sosyalizmin Marx ve Engels sonrası geliştiricilerindendir. Lenin'in en büyük amacı; kapitalizmin uzlaşmaz sınıf çelişkilerinden proleter bir dünya devrimi oluşturup toplumsal sınıf karşıtlıklarının olmadığı insan toplumunun tarihsel oluşumuna öncülük etmekti.[2]
Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır.

Çocukluğu ve gençliği

Rusya İmparatorluğu zamanında adı Simbirsk olan Ulyanovsk'ta doğan Lenin demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov (1831-1886) ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov'un (1835-1916) oğludur. Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir. "Lenin'in ataları Rus, Kalmuk (Oyrat), Tatar, Yahudi, Alman, İsveçli ve muhtemelen diğer birkaç halka daha mensuptur." [5] Lenin Rus Ortodoks Kilisesi'nde vaftiz edilmiştir.
Yaşamının ilk yıllarında iki trajedi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan birincisi 1886 yılında babasının beyin kanamasından ölümü, ikincisi de Mayıs 1887'de ağabeyi Aleksandr İlyiç Ulyanov'un Rus çarı III. Aleksandr'ın hayatına kasteden bir bombalama eylemine katılması nedeniyle asılmasıdır. Aleksandr tutuklandığı sırada yanında bulunan kızkardeşi Anna, Karzan yakınlarındaki küçük Kokuchkino kasabasına sürülmüştür.
Resmî Sovyet biyografilerinde, devrimci eylemlerinin temelinin bu olaylarda yattığı söylenir. Sovyet ders kitabında basılan Beluzov'un ünlü resmi genç Lenin'i ve annesini Aleksandr'ın kaybı için yas tutarken gösterir. "Farklı bir yol izleyeceğiz" cümlesi Lenin'in halk devrimi için anarşist ve bireysel yöntemler yerine Marksist bir yaklaşım seçtiği anlamına gelmektedir. Lenin Marksizm ile ilgilenmeye başladıktan sonra öğrenci gösterilerine katıldı ve sonunda tutuklandı. Kazan Üniversitesi'nden atıldıktan sonra bağımsız olarak çalışmalarına devam etti ve 1891 yılında avukatlık yapmak için lisans aldı.
Latince ve Yunanca konusunda kendini gösteren Lenin aynı zamanda Almanca, Fransızca ve İngilizce de öğrendi. Ancak Fransızca ve Almanca bilgileri yetersizdi. 1917'de Inessa Armand'ın yardımıyla Fransızca ve İngilizce ile yazılan makaleleri çevirmiş ve aynı yıl Cenevre'de S.N. Raviç'e Benim Fransızca ile ders verme kabiliyetim yok. demiştir.

Devrimcilik dönemi

Lenin Samara’da birkaç yıl çalıştıktan sonra 1893 yılında St. Petersburg’a yerleşti. Kariyer yapmak yerine devrimci propaganda ile uğraşmayı tercih etti ve Marksizm üzerine çalıştı. 7 Aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay tutulduktan sonra Sibirya’daki Shushenskoye köyüne sürgüne gönderildi.
Temmuz 1898’de bir sosyalist eylemci olan Nadejda Krupskaya ile evlendi. Nisan 1899'da Razvitiye kapitalizma v Rossi (Rusya’da Kapitalizmin Gelişmesi - Geniş-Çaplı Sanayi İçin Bir İçpazarın Oluşma Süreci) yayımlandı.
1900 yılında cezasının sona ermesinin ardından Rusya’da ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde çalıştı. Zürih, Cenevre, Münih, Prag, Viyana, Manchester ve Londra’da bulundu. Sürgünde iken, sonraları önde gelen rakiplerinden olacak olan Julius Martov ile Iskra gazetesini kurdu. Devrimci hareket üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yazdı. Bu dönemde çeşitli mahlaslar kullandıktan sonra sonunda Lenin mahlasını kullanmaya karar verdi.
Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nde (RSDİP; Rusça: РСДРП ) etkin görev aldı. 1903 yılında yazdığı Çto delat? kitapçığının kısmen etkilemesiyle ortaya çıkan parti içi bölünmede Menşeviklere karşı Bolşeviklere önderlik etti. Bu kitapçığın devrim öncesi Rusya’sında en etkili kitapçıklardan biri olduğu söylenir. 1906 yılında RSDİP’nin başkanlığına seçildi ve güvenlik nedeniyle 1907 yılında Finlandiya’ya geçti.
Avrupa'daki seyahatlerine devam ederek 1912’de Prag Parti Konferansı ve 1915’de Zimmerwald Konferansı gibi birçok sosyalist toplantıya ve etkinliğe katıldı. Lenin Zimmerwald Solu'nun en önemli lideriydi. Inessa Armand Rusya’yı terkedip Paris'e yerleştikten sonra sürgünde yaşayan Lenin ve diğer Bolşevikler'le karşılaştı. Armand'ın bu dönemde Lenin'in sevgilisi olduğuna inanılır. Lenin daha sonra İsviçre’ye geçti.
1914 yılında I. Dünya Savaşı başladığında, o zamanlar kendilerini Marksist diye tanımlayan Avrupa'nın Sosyal Demokrat partileri kendi ülkelerinin savaş için harcadığı çabayı destekledi. Lenin, Alman Sosyal Demokratları'nın savaşı desteklediğine ilk başlarda inanmamıştı, bu olaylar neticesinde savaşı destekleyen partilerden oluşan İkinci Enternasyonal’den ayrıldı. Lenin “emperyalist savaş” olarak nitelediği bu durumun sınıflar arası savaşa dönmesi gerektiğini savunuyordu.

Ekim Devrimi

Ana madde: Ekim Devrimi
8 Kasım’da Lenin, Rus Sovyet Kongresi tarafından "Halk Komiserleri Konsey Başkanı" (hükümet başkanı) seçildi.
"Komünizm Sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır" diyen Lenin, Rusya’nın her yerine elektrik götürülmesinin ve tarım ile sanayinin modernize edilmesinin önemini vurgulamıştır. "Sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." Herkes için ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi kurmak, kadınlara haklarını iade etmek ve okur yazar olmayan Rus halkına okuma yazma öğretmek konularında çok hevesliydi. Ama Bolşevik hükümetinin öncelikli eylemi Rusya’yı I. Dünya Savaşı’ndan çekip kurtarmaktı.

Yaşamının son yılları

Ana maddeler: Gürcistan Olayı ve Lenin'in Vasiyeti

Lenin'in sağlığı, devrim ve savaşın getirdiği gerginlik sonucu oldukça zarar görmüş, suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu daha da kötüye götürmüştü. Kurşun hâlâ boynunda idi ve omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi. 1922 Mayıs’ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin’in hükümetteki rolü giderek azaldı. Aynı yılın Aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart’ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirerek ölene kadar yatağa bağımlı kaldı.
İlk kez felç geçirdikten sonra, hükümet ile ilgili bazı yazıları eşine dikte ettirdi. Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in Vasiyeti’dir. Bu vasiyette, başta Stalin olmak üzere önde gelen komünistleri eleştiriyordu. 1922 Nisan ayından itibaren Komünist Parti’nin genel sekreteri olan Stalin'in eline sınırsız bir otoritenin geçtiğini söylemiş ve yoldaşların Stalin’i bu görevden uzaklaştırmak için bir yol aramalarını önermiştir.
Lenin’in ölümünden sonra eşi, 1924 Mayıs’ındaki 13. Parti Kongresi’nde okunmak üzere vasiyeti Merkez Komite Sekretaryasına teslim eder. Vasiyet o dönemde partiyi yöneten Grigori Zinoviev, Lev Kamenev ve Josef Stalin'i zor durumda bırakır. Partide Lenin'in büyük otoritesi ve saygınlığı metnin örtbas edilmesi ihtimalini imkânsız kılıyordu. Ancak Leon Troçki'ye karşı iktidar mücadelesi veren Zinoviev, Kamenev ve Stalin ellerini zayıflatmak da istemiyorlardı. Bu durumda Merkez Komite toplanacak[29] ve metnin 13. Kongre delegelerine not tutmamaları ve metinden kongrede bahsetmemeleri şartıyla okutulmasına karar verilir. Lenin'in eşi Krupskaya karara karşı çıksa da sonuç değişmez. Metin delegeler tarafından ayrı ayrı okunur ve Lenin'in beklediği iddia edilen etkiyi yaratmaz. Stalin Genel Sekreterliğe devam eder. Vasiyetin bır kısmı ilk olarak 1926 yılında Max Eastman tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlandı. Troçki ise partiden tasfiye edilip sürgüne gittiği dönem içerisinde 1934 yılında metni basacaktır.
Lenin 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında öldü. Lenin’in ölüm sebebi için yapılan resmî açıklama serebral arteriyoskleroz ya da dördüncü bir inme idi. Ancak Lenin’i tedavi etmeye çalışan 27 doktorun yalnız sekizi otopsi raporunda bu sonuca vardığı için, ölümü ile ilgili başka teoriler de ortaya atıldı. Tarihçilerin büyük çoğunluğu ölüm sebebinin, suikast neticesi boynunda kalan kurşunun neden olduğu bir felç olduğu konusunda hemfikirdir.
Lenin’in ölümünden üç gün sonra Petrograd şehrinin adı Leningrad olarak değiştirildi. Sovyetler Birliği, 1991 yılında dağıldıktan sonra şehrin adı Sankt Petersburg oldu. Leonid Krasin'in önerisiyle mumyalanan naaşı 27 Ocak 1924 tarihinde Moskova’da Lenin’in Mozolesi’nde daimî istirahatgâhına kondu.
Din etkisini neden en çok geri kalmış şehir proletaryası, yarı-proletarya ve köylü kitlesi üzerinde göstermektedir? Burjuva
ilerici aydınları, radikaller ve burjuva maddecileri bu soruya “cahil oldukları için” diye cevap verirler. O zaman da “kahrolsun din, yaşasın dinsizlik! Ateist görüşleri yaymak başlıca görevimizdir” – diye haykırmaya başlarlar. Marksistler ise, bunun doğru olmadığını, aldatıcı bir görüş olduğunu, dar görüşlü burjuvaların fikri olduğunu söylerler. Bu görüş dinin kökenini yeterince
açıklamaz, açıklar da, maddeci biçimde değil, ülkücü biçimde açıklar. Modern kapitalist ülkelerde bu kökler genellikle toplumsaldır. Bugün dinin en derine uzanan kolu, emekçi kitlelerin toplumsal ezikliği ve her gün her saat emekçilere
en dayanılmaz acıları, savaş, deprem vb. doğal afetlerden çok daha beter kahırları çektiren kapitalizmin karanlık güçleri karşısındaki çaresizliğidir.
"Emekçi halkın büyük çoğunluğunun yaşam koşulları onları öyle bir durumda bırakır ki, devlet işleri üzerinde düşünmek için ne yeterli boş zamanları vardır ya da olabilir, ne olanakları."
Ancak, hiçbir koşulda din sorununu burjuva radikal demokratlarının sık sık yaptığı gibi, soyut, ülkücü bir biçimde, sınıf mücadelesinden kopuk “entellektüel” bir sorun olarak ortaya koymak yanlışına düşmememiz gerekir.
Aşırı baskı temeline oturan ve işçilerin eğitilmediği bir toplumda, dinsel önyargıların sadece propaganda yöntemleriyle yok edilebileceğini sanmak budalalık olur. İnsanlığın üzerindeki din boyunduruğunun, toplumdaki ekonomik boyunduruğun bir sonucu ve yansıması olduğunu akıldan çıkarmak burjuva dar
görüşlülüğünden başka bir şey değildir.
Çok iyi biliyoruz ki, rahipler, toprak sahipleri ve burjuvazi, sömürücüler olarak kendi çıkarlarını geliştirmek için tanrının adına sığınmışlardır.
Ömürleri boyunca didinip yokluk içinde yaşayanlara, dinle, bu dünyada bulundukları sürece itaatkar olmaları ve tanrısal bir ödül umuduyla avunmaları öğretilir.
Vladimir İlyiç Lenin
Sayfa 11 - Evrensel Basın Yayın
Lenin bu kitabında Marx ve Engels'in çalışmalarından yola çıkarak kapitalizm ve sınıfsız toplum arasındaki geçiş sürecini ele alıyor. Proletaryanın devrimdeki görevi nedir, Proletarya Diktatörlüğü tam olarak nedir, devletin sınıflandırmada karşılığı, yok olup gitmesi, zora dayalı devrim, komünizmin alt evresi yani sosyalizm, üst evresi yani sınıfsız toplum, anarşizm ve marksizmin arasındaki farklar gibi birçok konuya değiniyor Lenin. Marksizmin temel tezlerine karşı yapılan girişimleri eleştiriyor. Demokrasi, sınıflı toplumda ne anlama gelir, aslında nedir gibi birçok soruya cevap veriyor. Önemli olan konuları birkaç defa bölüm bölüm hatırlatarak ilerliyor ki bu konuyu daha iyi anlama açısından oldukça güzel bir anlatım şekli. Özellikle Engels'ten çok çok fazla alıntı yapmış buna dikkat çekmek isterim. Onun dışında hafif ağır lakin anlaşılır bir dille yazılmış kitap. Herkese keyifli okumalar dilerim 🤗
Lenin'in önemli eserlerinden/yazılarından ( Rusya'da Kapitalizmin Gelişmesi, Ne Yapmalı, Bir Adım İleri İki Adım Geri, Sosyal Demokrasinin Demokratik Devrimde İki Taktiği, "Sol" Komünizm: Bir Çocukluk Hastalığı, Nisan Tezleri, Sosyalizm ve Din, Sosyalizm ve Savaş, Emperyalizm; Kapitalizmin En Yüksek Aşaması, Devlet ve Devrim...) önemli kesitleri içeren bir kitap... Kitap yazıları tarihlerine göre 8 bölüme ayırmış; her bölümden önce tarihsel koşullar ve siyasi tartışmalar hakkında bilgi verilmiş; ki bu da eseri/yazıyı, Lenin'i, Leninizm'i okumayı ve anlamayı çok kolaylaştırıyor... Bir başucu kitabı, Lenin okurken yararlanılacak önemli bir kaynak...
Bu kitapta Lenin,sosyalistlere din konusunda nasıl bir tutum sergileyeceklerini anlatmıştır.Sosyalistlere din ile mücadele edilmesi gerektiğini,dinin kapitalizme hizmet ettiğini çok güzel ifade etmiştir.Ama bir de önemli bir uyarıda bulunmuştur:Din ile mücadelenin açıktan açığa dine sataşmak ve halktan tepki toplamak manasına gelmediğini,çünkü böyle bir durumun dinin gücünü azaltmaya değil aksine onu güçlendirmeye yarayacağına değinmiştir.Lenin bu eserinde de sadece dinden söz etmeyerek diğer konulara da değinmiş.Tolstoy'un devrimciliğinden söz edilmiştir ve Rusya'daki dincilerin onu kullanıp istismar ettiğini de söylemiştir.
Lenin, Lenin
..
Hani vardır ya bazı liderlere sempati duyarsınız işte benim için o lider Lenin'dir.
Kendisinin bir hukukçu olması aynı zamanda bir entelektüel oluşu kitabında süreç sırasında kendini hemen belli ediyor.Biraz terminoloji bilmek şart elbette.sosyalizm ve komünizm incelemeleri için ideal.
Siyasal bilgiler fakültesinde öğrenciliğim sırasında; Hocam Ümit Hassan (Kıbrıslı idi)'ın dersi olan "Türk İslam Düşünce Tarihi"n den bitirme tezi olarak hazırladığım "İslamiyette Genelde Aile, Özelde Kadının Yeri" başlıklı tezimin araştırmaları sırasında okuduğum ve incelediğim eserlerden birisi de bu kitap idi. O zamanlar yasaklı olmasına rağmen bulup buluşturur ve okurduk. ben de öğle yapmıştım. Her zaman ifade ettiğim gibi bir kitabı
ders çalışma ve bir vazifeyi ikmal etme babında ele alırsanız, üzerinizde taşıdığınız fazladan bir yük gibi görürsünüz. O zamanlar benim içinde bu böyle olmuştu... Ama çokça da istifade ettiğimi de itiraf etmeliyim...
Bu kitabı yaklaşık bir on sene önce de okumuştum, Lenin'den okuduğum ilk kitap sanırım. Yine severek okudum. Adından da anlaşılacağı gibi sol adına kimi aşırılıkları eleştiriyor bu kitapta. Almanya, İtalya ve Hollanda solu özelinde. Tabi Lenin söz konusu olduğunda bağlamından koparmadan okumak gerekiyor. Kitap 1920'de yazılmış. Yani devrimini yapmış bir ülkenin muzaffer lideri, bunun verdiği özgüvenle Avrupa'nın diğer solcularına taktikler konusunda kimi eleştiriler ve uyarılarda bulunuyor. Biz zamanında bu yanlışları yaptık, siz yapmayın diyor yani. Bunun doğru anlaşılması lazım: yığınlar arasında çalışmanın önemine vurgu yaparken; çelik çekirdek, öncü müfreze, parti disiplini vs bunları yoksaymıyor, bunlar zaten var. Seslendiği kişiler zaten bu ilkeleri kabul etmiş kişiler. Bunu şunun için söylüyorum: Lenin'in her kitabından kendi ideolojik konumlanışına uygun kimi yargılar çıkarabilir her sol hareket. Lenin gibi uzun soluklu bir mücadele vermiş bir siyasetçi buna oldukça uygun bir tarihsel deneyim sunuyor. Bundan dolayı bu tarz ayetçi tavırlara, şablonculuklara düşmemek gerekiyor, kitapta da belirtildiği gibi. Parti disiplinin olacak, öncülüğün, ilkelerin olacak ki ondan sonra bu tarz aşırılıklar gibi problemlerin olsun.

Peki sol adına yaprak kımıldamadığı durumlarda bu kitap ne işe yarayabilir? Ne anlamı olabilir? Bence şu: Bu tarz ölgün atmosferlerde ya yılgınlık, ya da toptan retçi aşırıcılıklar boy verir. Ya mücadeleden kaçışın, pasifizmin teorisi yapılır; ya da kendi dışında tüm sol güçleri, aralarında ayrım gözetmeksizin dışlayan toptancı ve sözde radikal tavırlar geliştirilir. Solun bunlarla uğraşması gerekir. Hiçbir yakıcı gündem bu tarz teorik mücadeleyi engellememeli. Öyle olmazsa pratiğin de eksik olacağı ve dolayısıyla gereksiz efor harcanacağı çok açık.
Marksist-Leninistlerin din konusundaki uygulamalarına bakıldığında, Lenin'in çizdiği bazı çizgilerin dikkate alınmadığı görülmekte. Anarşistler ile var olan fark açısından, halkın din duyguları ile ilgili konuyu sonraki Marksist-Leninistler dikkate almayarak Lenin'in eleştirdiği hataları gerçekleştirmişlerdir.
Öncelikle bunun kısa bir inceleme olacağını belirtmek isterim.

Kitabın dili oldukça ağır. Zaten bir düşünce/ideolojinin merkezine koyulan Lenin'den sığ bir anlatım beklemiyordum. Ama bu yoğunluk kitabı biraz okuduğum da bildiğimi sandığım bir çok şeyde olan eksikliğimi su üzerine çıkardı. Onlarca not aldım ve araştırmalarına başladım. Araştırmalarım biraz uzun sürecek gibi. Olsun. Kitabın sonuna eklenen açıklayıcı notlar olmasına rağmen düşünce sistematiği olarak anlayamadığım yerler var. Tüm bunların beni götürdüğü sonuç ise kitabı burada bırakıp gerekli araştırmaları yapıp kitabı yeniden okumam gerektiği. Kitabı daha önce okuyan arkadaşlar varsa benimle bilgi paylaşamında bulunmalarını çok isterim.

Keyifli okumalar. :)
Lenin'in adının ilk defa duyulmasını sağlayan bu ünlü polemik kitabını sonunda bitirdim. Lenin'in eserlerini okurken bir yöntem belirlemiş ve son eserinden ilk eserine doğru okuma yapmayı denemeye karar vermiştim. Gerçekten de Lenin'in ilk kitaplarından biri olan eseri okurken sindirerek, tekrar tekrar dönerek okumak durumunda kaldım. O dönemin politik havasına hakim olmak adına sürecin sonrasını bilmek daha iyi bir okumayı sağlıyor.

Kitapta ayrıca anarşist gelenekli Narodnik hareketinin sonrasında liberalizme evrilen ve köylü sorununda büyük toprak sahiplerinin, büyük kapitalistlerin çıkarları adına program geliştirmelerinin eleştirisi mevcut. Çok değil birkaç yıl sonra Marksist hareketin içinden de bu yönde bir akım doğuyor (günümüzde sosyal demokrasi) ve sonrasında Lenin'in başını çektiği Bolşevikler bu akımdan kopuyor. Her iki kopuş ve teşhir süreci de birbirlerine benzemekte. Aynı şekilde anarşizm ve ütopik sosyalizmler ile Marksizmin farkları da kitapta kısa da olsa bahsediliyor.
Yığın örgütlerinin en geniş, en açık biçimde olmasından, parti örgütlerinin ise en dar biçimde olmasından ve diğer gruplarla ilişki ve polemiklerle birlik olma çalışmalarından bahsetmesiyle, günümüzde bile ihtiyaçlara cevap veren bir kitap.

Türkiye'deki versiyonu için: Anarşi Yok Büyük Derleniş - Hikmet Kıvılcımlı

Yazarın biyografisi

Adı:
Vladimir İlyiç Lenin
Tam adı:
Vladimir İlyiç Ulyanov, V. İ. Lenin
Unvan:
Rus Sosyalist Devrimci, Ekim Devrimi'nin Lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin Öncülü Olan Rus Komünist Partisi/bolşevik Lideri, Yazar
Doğum:
Rusya, 1870
Ölüm:
Moskova, 1924
Vladimir İlyiç Ulyanov, bilinen adıyla Lenin (22 Nisan 1870, Simbirsk - 21 Ocak 1924, Moskova), Rus sosyalist devrimci, Ekim Devrimi'nin lideri, Sovyetler Birliği Komünist Partisi'nin öncülü olan Rus Komünist Partisi/Bolşevik lideridir.

Lenin aynı zamanda Marksist teorik ve felsefi yazıların yazarı olarak bilimsel sosyalizmin Marx ve Engels sonrası geliştiricilerindendir. Lenin'in en büyük amacı; kapitalizmin uzlaşmaz sınıf çelişkilerinden proleter bir dünya devrimi oluşturup toplumsal sınıf karşıtlıklarının olmadığı insan toplumunun tarihsel oluşumuna öncülük etmekti.[2]
Kendisi, Marksizm üzerine kurulmuş politik ve ekonomik bir teori olan Leninizm'in de kurucusudur. Leninizm, Marksizmin çağın gereklerine göre hem kuramsal hem politik hem de ekonomik alanda, temel ilkelere bağlı kalarak yeniden uyarlanması olarak anlaşılır. Leninizm kavramı, yeni olgular ve yeni bilimsel gelişmeler doğrultusunda Marksizmin yeniden üretilmesi gereği üzerinden değerlendirilir ve Marksizmin devrimci ve bilimsel özüne uygun olarak geliştirilmesi olarak anlaşılır.

Çocukluğu ve gençliği

Rusya İmparatorluğu zamanında adı Simbirsk olan Ulyanovsk'ta doğan Lenin demokrasi ve özgür eğitim için mücadele veren devlet memuru İlya Nikolayeviç Ulyanov (1831-1886) ile liberal görüşlere sahip Maria Aleksandrovna Ulyanov'un (1835-1916) oğludur. Ailenin etnik yapısı çeşitlilik gösterir. "Lenin'in ataları Rus, Kalmuk (Oyrat), Tatar, Yahudi, Alman, İsveçli ve muhtemelen diğer birkaç halka daha mensuptur." [5] Lenin Rus Ortodoks Kilisesi'nde vaftiz edilmiştir.
Yaşamının ilk yıllarında iki trajedi ile karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan birincisi 1886 yılında babasının beyin kanamasından ölümü, ikincisi de Mayıs 1887'de ağabeyi Aleksandr İlyiç Ulyanov'un Rus çarı III. Aleksandr'ın hayatına kasteden bir bombalama eylemine katılması nedeniyle asılmasıdır. Aleksandr tutuklandığı sırada yanında bulunan kızkardeşi Anna, Karzan yakınlarındaki küçük Kokuchkino kasabasına sürülmüştür.
Resmî Sovyet biyografilerinde, devrimci eylemlerinin temelinin bu olaylarda yattığı söylenir. Sovyet ders kitabında basılan Beluzov'un ünlü resmi genç Lenin'i ve annesini Aleksandr'ın kaybı için yas tutarken gösterir. "Farklı bir yol izleyeceğiz" cümlesi Lenin'in halk devrimi için anarşist ve bireysel yöntemler yerine Marksist bir yaklaşım seçtiği anlamına gelmektedir. Lenin Marksizm ile ilgilenmeye başladıktan sonra öğrenci gösterilerine katıldı ve sonunda tutuklandı. Kazan Üniversitesi'nden atıldıktan sonra bağımsız olarak çalışmalarına devam etti ve 1891 yılında avukatlık yapmak için lisans aldı.
Latince ve Yunanca konusunda kendini gösteren Lenin aynı zamanda Almanca, Fransızca ve İngilizce de öğrendi. Ancak Fransızca ve Almanca bilgileri yetersizdi. 1917'de Inessa Armand'ın yardımıyla Fransızca ve İngilizce ile yazılan makaleleri çevirmiş ve aynı yıl Cenevre'de S.N. Raviç'e Benim Fransızca ile ders verme kabiliyetim yok. demiştir.

Devrimcilik dönemi

Lenin Samara’da birkaç yıl çalıştıktan sonra 1893 yılında St. Petersburg’a yerleşti. Kariyer yapmak yerine devrimci propaganda ile uğraşmayı tercih etti ve Marksizm üzerine çalıştı. 7 Aralık 1895'te tutuklandı. 14 ay tutulduktan sonra Sibirya’daki Shushenskoye köyüne sürgüne gönderildi.
Temmuz 1898’de bir sosyalist eylemci olan Nadejda Krupskaya ile evlendi. Nisan 1899'da Razvitiye kapitalizma v Rossi (Rusya’da Kapitalizmin Gelişmesi - Geniş-Çaplı Sanayi İçin Bir İçpazarın Oluşma Süreci) yayımlandı.
1900 yılında cezasının sona ermesinin ardından Rusya’da ve Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde çalıştı. Zürih, Cenevre, Münih, Prag, Viyana, Manchester ve Londra’da bulundu. Sürgünde iken, sonraları önde gelen rakiplerinden olacak olan Julius Martov ile Iskra gazetesini kurdu. Devrimci hareket üzerine çeşitli makaleler ve kitaplar yazdı. Bu dönemde çeşitli mahlaslar kullandıktan sonra sonunda Lenin mahlasını kullanmaya karar verdi.
Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi'nde (RSDİP; Rusça: РСДРП ) etkin görev aldı. 1903 yılında yazdığı Çto delat? kitapçığının kısmen etkilemesiyle ortaya çıkan parti içi bölünmede Menşeviklere karşı Bolşeviklere önderlik etti. Bu kitapçığın devrim öncesi Rusya’sında en etkili kitapçıklardan biri olduğu söylenir. 1906 yılında RSDİP’nin başkanlığına seçildi ve güvenlik nedeniyle 1907 yılında Finlandiya’ya geçti.
Avrupa'daki seyahatlerine devam ederek 1912’de Prag Parti Konferansı ve 1915’de Zimmerwald Konferansı gibi birçok sosyalist toplantıya ve etkinliğe katıldı. Lenin Zimmerwald Solu'nun en önemli lideriydi. Inessa Armand Rusya’yı terkedip Paris'e yerleştikten sonra sürgünde yaşayan Lenin ve diğer Bolşevikler'le karşılaştı. Armand'ın bu dönemde Lenin'in sevgilisi olduğuna inanılır. Lenin daha sonra İsviçre’ye geçti.
1914 yılında I. Dünya Savaşı başladığında, o zamanlar kendilerini Marksist diye tanımlayan Avrupa'nın Sosyal Demokrat partileri kendi ülkelerinin savaş için harcadığı çabayı destekledi. Lenin, Alman Sosyal Demokratları'nın savaşı desteklediğine ilk başlarda inanmamıştı, bu olaylar neticesinde savaşı destekleyen partilerden oluşan İkinci Enternasyonal’den ayrıldı. Lenin “emperyalist savaş” olarak nitelediği bu durumun sınıflar arası savaşa dönmesi gerektiğini savunuyordu.

Ekim Devrimi

Ana madde: Ekim Devrimi
8 Kasım’da Lenin, Rus Sovyet Kongresi tarafından "Halk Komiserleri Konsey Başkanı" (hükümet başkanı) seçildi.
"Komünizm Sovyet iktidarı ile tüm ülkeye elektriğin ulaştırılmasıdır" diyen Lenin, Rusya’nın her yerine elektrik götürülmesinin ve tarım ile sanayinin modernize edilmesinin önemini vurgulamıştır. "Sanayinin modern ve ileri teknoloji üzerinde örgütlenmesinin ve kent ile kırsal arasında bağlantı sağlayacak olan elektriğin yaygınlaştırılmasının kent ile kırsal arasındaki ayrımı ortadan kaldıracağını, kırsaldaki kültür düzeyini yükseltmeye olanak sağlayacağını ve ülkenin en ücra köşelerinde bile geri kalmışlığı, cehaleti, yoksulluğu, hastalığı ve barbarlığı yok edeceğini köylülere göstermeliyiz." Herkes için ücretsiz evrensel bir sağlık sistemi kurmak, kadınlara haklarını iade etmek ve okur yazar olmayan Rus halkına okuma yazma öğretmek konularında çok hevesliydi. Ama Bolşevik hükümetinin öncelikli eylemi Rusya’yı I. Dünya Savaşı’ndan çekip kurtarmaktı.

Yaşamının son yılları

Ana maddeler: Gürcistan Olayı ve Lenin'in Vasiyeti

Lenin'in sağlığı, devrim ve savaşın getirdiği gerginlik sonucu oldukça zarar görmüş, suikast girişiminde aldığı yaralar sağlık durumunu daha da kötüye götürmüştü. Kurşun hâlâ boynunda idi ve omuriliğe yakın durduğu için, o günün tıp tekniğiyle çıkarılması mümkün değildi. 1922 Mayıs’ında ilk defa felç geçirerek sağ tarafı kısmen felçli kalan Lenin’in hükümetteki rolü giderek azaldı. Aynı yılın Aralık ayında geçirdiği ikinci felçten sonra aktif politikadan çekildi. 1923 Mart’ında geçirdiği üçüncü felcin sonrasında konuşma yeteneğini de yitirerek ölene kadar yatağa bağımlı kaldı.
İlk kez felç geçirdikten sonra, hükümet ile ilgili bazı yazıları eşine dikte ettirdi. Bunların arasında en ünlüsü Lenin'in Vasiyeti’dir. Bu vasiyette, başta Stalin olmak üzere önde gelen komünistleri eleştiriyordu. 1922 Nisan ayından itibaren Komünist Parti’nin genel sekreteri olan Stalin'in eline sınırsız bir otoritenin geçtiğini söylemiş ve yoldaşların Stalin’i bu görevden uzaklaştırmak için bir yol aramalarını önermiştir.
Lenin’in ölümünden sonra eşi, 1924 Mayıs’ındaki 13. Parti Kongresi’nde okunmak üzere vasiyeti Merkez Komite Sekretaryasına teslim eder. Vasiyet o dönemde partiyi yöneten Grigori Zinoviev, Lev Kamenev ve Josef Stalin'i zor durumda bırakır. Partide Lenin'in büyük otoritesi ve saygınlığı metnin örtbas edilmesi ihtimalini imkânsız kılıyordu. Ancak Leon Troçki'ye karşı iktidar mücadelesi veren Zinoviev, Kamenev ve Stalin ellerini zayıflatmak da istemiyorlardı. Bu durumda Merkez Komite toplanacak[29] ve metnin 13. Kongre delegelerine not tutmamaları ve metinden kongrede bahsetmemeleri şartıyla okutulmasına karar verilir. Lenin'in eşi Krupskaya karara karşı çıksa da sonuç değişmez. Metin delegeler tarafından ayrı ayrı okunur ve Lenin'in beklediği iddia edilen etkiyi yaratmaz. Stalin Genel Sekreterliğe devam eder. Vasiyetin bır kısmı ilk olarak 1926 yılında Max Eastman tarafından Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlandı. Troçki ise partiden tasfiye edilip sürgüne gittiği dönem içerisinde 1934 yılında metni basacaktır.
Lenin 21 Ocak 1924 günü, 53 yaşında öldü. Lenin’in ölüm sebebi için yapılan resmî açıklama serebral arteriyoskleroz ya da dördüncü bir inme idi. Ancak Lenin’i tedavi etmeye çalışan 27 doktorun yalnız sekizi otopsi raporunda bu sonuca vardığı için, ölümü ile ilgili başka teoriler de ortaya atıldı. Tarihçilerin büyük çoğunluğu ölüm sebebinin, suikast neticesi boynunda kalan kurşunun neden olduğu bir felç olduğu konusunda hemfikirdir.
Lenin’in ölümünden üç gün sonra Petrograd şehrinin adı Leningrad olarak değiştirildi. Sovyetler Birliği, 1991 yılında dağıldıktan sonra şehrin adı Sankt Petersburg oldu. Leonid Krasin'in önerisiyle mumyalanan naaşı 27 Ocak 1924 tarihinde Moskova’da Lenin’in Mozolesi’nde daimî istirahatgâhına kondu.

Yazar istatistikleri

  • 145 okur beğendi.
  • 913 okur okudu.
  • 15 okur okuyor.
  • 958 okur okuyacak.
  • 9 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları