Abdullah Ağar

Abdullah Ağar

9.4/10
40 Kişi
·
53
Okunma
·
12
Beğeni
·
1.280
Gösterim
Adı:
Abdullah Ağar
Unvan:
Yazar, Emekli Subay, Gazi
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1967
1967'de Ankara'da doğdu. Ankara'da okudu. 1989 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunda, bölücü terörün ve diğer bölücülüklerin ne anlama geldiği pek çokları tarafından anlaşılamamıştı. Birinci tercihten 'Piyade', özel kura çekerek 'Komando', sonra da Özel Kuvvetler'de Tim Komutanı oldu. İlk kıt'ası Bolu Komando Tugayı'na ayak basar basmaz Güneydoğu'ya; Güneydoğu'ya vardığı ilk gece de ilk operasyonuna çıktı... Görev yaptığı Bolu Komando Tugayı'nın, Özel Kuvvetler'in ve Kayseri Hava İndirme Tugayı'nın kışlalarını hemen hiç görmedi. Bestler, Gabar, Cudi, Kuzey Irak... Menteş, Azerbaycan, Deve Geçidi... Dicle, Ergani, Baykan... Siirt, Şırnak, Diyarbakır... Ve adı sayılamayan daha nice kırsal, meskûn mahal ve dağlarda geçen 6 yılın ardından, artık dağlardan inerken, aldığı kurşun yaralarıyla belinde oluşan bir nişan, komutanlığını yaptığı birliklerden de 25 gazisi ve 11 şehidi vardı.
Çok ilginç bir şey daha var: Tam şehit olduğunda kolundaki saatin analog kısmı durmuş. Dijital olan kısmı ise çalışmaya devam etmiş. Elbet bilinemez, ama insanın aklına şu geliyor. 'Analog saatin temsil ettiği' dünyaya ait olan zaman artık onun için dururken, 'sonsuzluğu temsil eden' dijital saat gerçek yaşamın devamlılığına işaret edercesine çalışmaya devam etmiş.
Kolundaki saate baktığımızda durmuş saat dokuzu yirmi beş geçiyordu ve İdris tam bu anlarda şehit oldu.
Bir de telefonuna gelen bir mesaj vardı.
Sanırım gönlündeki kızdandı.
"Hadi ölmedim de, birtanem!"
PÖH İdris'in hiç bitmeyecek öyküsü bu kadardı.
En çetin savaştır insanın kendi benliğiyle savaşması. Onu yenmeden hiçbir şeyi yenemezsin.
Abdullah Ağar
Sayfa 233 - Remzi Kitabevi
Dağ burada hem hayattır,hem de ölüm.
Sonuçta burası vatandır,hakkını veremezsin,terk edemezsin.
Abdullah Ağar
Sayfa 65 - Remzi Kitabevi
Bizde de bütün bunlara karşı Mehmetçik ruhu vardır. Kendi ruhunda ölen, böylece hiç ölmemek üzere tekrar dirilen Mehmetçik ruhu. Ölüm bize varlık, şahadet ise "Hakk'ın rıza"sıyla bir şandır. Böylece akar gideriz mücadelemize. Sonra da mahşere doğmak üzere arşa doğru devriliriz.
Gerçeğin acılığına katlanamayanlar ise yalanın bataklığında boğulur.
Abdullah Ağar
Sayfa 140 - Remzi Kitabevi
Ne yapalım ? Ne yapacaktık ?
Yaptık biz de ! Yapmak zorundaydık. Bile bile, göre göre, hissede hissede, yaşaya yaşaya daldık bombaların, tuzakların, mayınların, el yapımı patlayıcıların ve teröristlerin arasına.
Bu çatışmalarda en çok da neye sevindik bilir misiniz...
Yazdığınız mektuplara ! Siz belki bilmezsiniz, ama mektuplarınızda yalnızlığımızı acımızı burukluğumuzu paylaştık sizinle. Bizi en çok halkımızın, sabi sübyan çocuklarımızın yazdığı o mektuplar sevindirdi. İçine girdiğimiz o karanlık deliklerde fırsat bulup okuduğumuz o mektuplar yüreğimizi ısıttı, güç verdi bize.
Bu vatana ve vatanın evlatlarına kurşun sıkanlarla anlaşılmaz, gerekirse kıyamete kadar savaşılırdı.
Abdullah Ağar
Sayfa 96 - Remzi Kitabevi
Bu milletin mücadele yüreği ayağa kalkmışsa eğer, artık o, zafere ulaşmadan durdulamazdı.
Abdullah Ağar
Sayfa 62 - Remzi Kitabevi
Abdullah Ağar, kitabın adı şehit olan Özgür Çevik Yüzbaşı'dan geliyor ya, aslında vatanın ve milletin özgürlüğü için şehit olan ve böylece ''mutlak özgürlüğe'' kavuşan tüm Mehmetçiklerimizi anlatıyor diyor.

Ağar, hendeklerde meskun-mahal çatışmalarına giren, adına çözüm denilse de çözülme anlaşılınca dağlardaki haine karşı başlatılan baskınlara katılan ve son olarak Fırat Kalkanı harekatına katılan komutanların/pöhlerin yaşadıklarını onların anlatımlarını kitaplaştırarak tarihe not ediyor
Güneydoğu hakkında yazılan kitaplar genelde üst rütbeli subaylar tarafından kaleme alınmıştır. Bu kitap ise bir tim komutanı tarafından yazıldığı için daha farklı tatlar barındırıyor içinde. Kitabın ismine bakılarak sürekli çatışma sürekli operasyon ve sıcak temas gibi unsurlar bulunulacağı sanılıyorsa yanılıyorsunuz. Çatışmalardan ziyade askerin psikolojisi ön planda tutulmuş.
Mehmetçiklerimizin psikolojisini biraz da olsa anlamak için okunması gereken bir kitap. Sıkıcı da değil bazı kitaplar gibi. Bence okunmaya değer. Çokca tavsiye ederim...
"Filmlerde kahramanlar hiç ölmez... bilirdik de! Gerçek savaşlarda hep kahramanlar ölür. "
Gözyaşlarım durmaz akar, Allah tüm askerlerimizden, polislerimizden razı olsun. Okuyun, okutun!
"Yaşam ne kadar güzel olsa da, ölüm yaşamdan daha güzeldir... Layıkıyla öldükten sonra..." Bu uğurda bir ömür geçirmiş emekli bir Özel Kuvvetler Subayı'nın anıları... Yaşanan olayların ürperticiliği iyi bir edebiyatla buluşmuş...
Mehmetçiklerimizin dağda taşda bağırta çagırda kar da kışda ne zorluklarla mucade ettiklerini anlatan bence harika bir kitap. Onları ne koşullarda ülkesine hizmet ettikleri okunca duygularım şaha kalktı. MUTLAKA OKUYUN DERİM.
Türk'ü, Türk'lüğü iliklerinde hissetmek isteyenler için... Kimi zaman gözyaşı, kimi zaman sevinç, ama her satırı gurur ve onur taşıyan,belki de bir değil birkaç defa okunması gereken bir kitap.
Kahramanlarımızın neler yaptığını biraz olsun anlamak adına okunması gereken güzel bir kitap.Bizler için, vatan için neler yaptığını nelerden vazgeçtiklerini daha iyi anlamamızı sağlayan eser ve akıcı bir dille yazılmış mutlaka okuyun.
Nefes filminde bir sahne vardı.Komutan askerlere " şehit olunca 45 saniye haber olursunuz" demişti. Önce bir vatan sağolsun deriz . Sonra birde okkalı bir küfür ederiz teröre.Sonra 45 saniye biter ve birazdan başlayacak dizimizin bilmem kaçıncı bölümünün başlamasını iple çekeriz . Kimimizde sosyal paylaşım sitelerinde fotoğraflarım kaç beğeni almış onun derdindeyiz.Toplum buna alıştırıldı maalesef.Ama alışmamız.
Kitabı okuduktan sonra anladım ki bir tek şehidin arkadaşları unutmaz onu.Nasıl unutabilsin ki. Her gün beraber vakit geçirdiği arkadaşının çatışma anında öldüğünde ona son sözlerini söylemesi unutulabilir mi?
Bu vatan uğrunda şehit ve gazi olanları biraz da olsa anlaya bilmek adına okunması gereken bir kitap.
Irak ve ışid üzerine yazılmış çok güzel bir kitap. Irak ta ortaya çıkan problemlerin derinlemesine incelendiği ve gruplaşmaları açıkça ortaya konduğu bir derleme. O coğrafyayı yerinde gören gözler tarafından yazılması ayrıca güzel hale getiriyor kitabi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdullah Ağar
Unvan:
Yazar, Emekli Subay, Gazi
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1967
1967'de Ankara'da doğdu. Ankara'da okudu. 1989 yılında Kara Harp Okulu'ndan mezun olduğunda, bölücü terörün ve diğer bölücülüklerin ne anlama geldiği pek çokları tarafından anlaşılamamıştı. Birinci tercihten 'Piyade', özel kura çekerek 'Komando', sonra da Özel Kuvvetler'de Tim Komutanı oldu. İlk kıt'ası Bolu Komando Tugayı'na ayak basar basmaz Güneydoğu'ya; Güneydoğu'ya vardığı ilk gece de ilk operasyonuna çıktı... Görev yaptığı Bolu Komando Tugayı'nın, Özel Kuvvetler'in ve Kayseri Hava İndirme Tugayı'nın kışlalarını hemen hiç görmedi. Bestler, Gabar, Cudi, Kuzey Irak... Menteş, Azerbaycan, Deve Geçidi... Dicle, Ergani, Baykan... Siirt, Şırnak, Diyarbakır... Ve adı sayılamayan daha nice kırsal, meskûn mahal ve dağlarda geçen 6 yılın ardından, artık dağlardan inerken, aldığı kurşun yaralarıyla belinde oluşan bir nişan, komutanlığını yaptığı birliklerden de 25 gazisi ve 11 şehidi vardı.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 53 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 98 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.