Batman iline bağlı Sasun ilçesinin Tekevler (Gundenü) köyü doğup büyüdüğüm eski bir Ermeni yerleşim yeriydi. 1990'lar sonrası Siirt Eğitim Fakültesi'nde okurken, Muş iline bağlı Sere Golle'de yaşayan 96 yaşındaki Ermeni Süleyman ile tanıştım. Onun anlatımları beni son derece etkileyerek bu romanı yazmamda etkili oldu. Süleyman Ermeni Leylan'ın oğluydu…
تَجَلَّدْ وَاصْطَبِرْ إن ناب دهر
يمَكْرُوهِ يَضِيقُ له الصُّدُورُ
فإِن الدَّهْرَ عُسْرَ ثُمَّ يُسْرٌ
وَمِنْ بَعْدِ الدُّجَى صُبْحٌ ونورُ
وَلَوْلَا الدَّاءُ لَمْ يُحْمَدُ شِفَاءٌ
وَلَوْلَا الْحُزْنُ لَمْ يُعْشَقُ سُرُورُ
Metin ol, sabırlı ol. Eğer göğsünü daraltan kötü bir şey olmuşsa, Felek(in işi) zorluktan sonra kolaylıktır. Gecenin karanlığından sonra nur gelir. Hastalık olmasa şifa bilinmez, Hüzün olmasa sürura âşık olunmazdı.