Annie Murray

Annie Murray

Yazar
6.9/10
13 Kişi
·
31
Okunma
·
0
Beğeni
·
459
Gösterim
Adı:
Annie Murray
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 1960
Annie Murray , en çok savaş zamanında kadın ve çocuklarla ilgili dizileriyle tanınan bir İngiliz yazardır.

Ailenin tek çocuğu olarak büyüdü. Oxford'daki St. John's College'da İngilizce okudu. Yazmaya başladıktan sonra daha kariyerinin başlarında Murray, SHE / Granada TV Kısa Öykü Yarışması'nı (1991) kazandı. ilk romanı "Birmingham Rose" 1995'te yayınlandı.
528 syf.
·4/10 puan
1984’te geçen bir hikayenin anlatıldığı kitapta genel olarak kızlar ve anneleri arasındaki ilişkiler, savaşlar konu alınmış. Joanne kitabın ana karakteri denebilir; Dave ile severek evlenmiştir ve kızı Amy ile vakit geçirmektedir. Dave, çok kıskanç olduğu için eşine baskı yapmakta ve çalışmasını istememektedir. Karısına devamlı evden telefonla arayarak kontrol etmektedir. Joanne devamlı arkadaş arayan bir kişilik olarak anlatılmıştı ve bu karakteri sevmememe neden oldu. Devamlı, insanın arkadaşının olması ne kadar güzel, diye düşünmesi kitabı basitleştirmişti. Joanne kızını kreşe götürdüğünde kitabın diğer ana karakteri olan Sooky ile tanışır. Joanne ve Sooky ile iki kadının annelerinin hayatının anlatıldığı kitapta okuyucuya güzel bilgiler de veriliyordu. (Valium, Sihler, kadınlar,ikinci dünya savaşı...)
Fakat kitap içerisinde sorguladığım farklı düşünceler de oldu. Mesela boşanmayı çok basit bir durum olarak görmüştü yazar, birlikte yaşlandığınız insandan sırf aradaki sevgi bitti diye hayatınızın sonunda boşanmayı savunmak çok sağlıklı bir durum değil aslında. Bunun dışında konu bütünlüğü, akıcılık yoktu; konular çok atlıyordu ve yazım bozuklukları vardı, okurken bunlar beni çok rahatsız etti.
528 syf.
·3 günde·7/10 puan
Kızlar ve anneler olmalıydı kitabın adı. Çünkü kitapta sadece bir anne- kızın değil birkaç anne-kızın hikayesi anlatılıyor. 1939 'lu yıllarda Hindistan ve Pakistan'da çıkan iç savaşların olduğu zamanlarda sürgün edilen küçük çocukların yaşadığı dramları anlatan roman aynı zamanda travmatik ve problemli çocukluk yaşamış insanların gelecekteki hayatlarında nasıl negatif etkileri olabileceğini yansıtıyor.Bunun yanı sıra aile içi dayanışmanın önemini, töre ve geleneklerin ülkelere göre değişiklik ve farklılık gösterse de var olduğu anlatılan romanda özellikle az gelişmiş ülkelerde bu gibi tutucu yaşam tarzlarına daha fazla bağlı kalındığını akıcı bir dille bize sunuyor yazar. Hem edebi olarak hem de bilgilendirme açısından verimli bulduğum bir roman oldu benim için.
496 syf.
·2 günde·Puan vermedi
İnsani duyguları benimseten bir kitap. Ayrıca kitapda her bir karakter özenle kurgulanmış okurken tek tek hepsinin yerine geçiyorsun ve ilahi anlatım sayesinde düşünceleri yorumluyabiliyorsun
496 syf.
·6/10 puan
Kitabın ismine bakınca açıkcası basit bir gençlik kitabı olmasından korkmuştum ama kitap korktuğum gibi çıkmadı. Kitabın adı çikolata fabrikasında çalışan üç kız arkadaştan geliyor. Üç kız da hayatlarının ileriki yıllarında görüşmeye devam ettikleri için kitap onların hayatları üzerine yazılmış. Yahudilik ve Hristiyanlık hakkında bilgiler veren kitap İkinci Dünya Savaşı zamanına anlatıyor. Savaşa rağmen insanların günlük hayatlarındaki sorunlarla da uğraşmalarını konu alması açısından enteresan bir kitaptı. Edie ve David arasındaki ilişkinin diğer karakterlere oranla daha çok öne çıktığı kitapta hayata dair farklı bakış açıları sağlayacak bir anlatım tarzı vardı. İlla okunması gereken bir kitap olduğunu söyleyemem ama okununca da vakit kaybı olacağını da düşünmüyorum.
528 syf.
·Beğendi·7/10 puan
Bitti !!!
1984 yılında, iki genç anne Birmingham'daki bir kreşte tanışırlar. Dostlukları ilerledikçe, hayatlarındaki çektikleri sıkıntıları ve sırları da paylaşırlar.
Joanne; çok tatlı ve utangaç bir kızdır. Kocasından gittikçe daha da korkmaya başlamıştır. Evlendiği sevgi dolu, gelecek vaadeden adam gitmiş; yerine saldırgan ve çok gaddar biri gelmiştir. Utandığından, bu durumu kimseye de açıklayamaz. Bir gün Joanne'un annesi, Margaret apar topar hastaneye kaldırılınca, zaten afallamış durumda olan aile, anneleri hakkında daha önce hiç bilmedikleri şeyler öğrenirler. Margaret, çocukken Birminghamdan ayrılmak zorunda bırakılmış ve yıllarca çocukluğunda yaşadığı acıların etkisinden kurtulamamış bir annedir.
Sooky; berbat bir evlilik geçirmiş ve anne babasıyla yaşadığı eve geri dönmek zorunda kalmıştır. Dul olmak gerçekten ona zor gelmiştir. Annesi Meena onunla konuşmamaktadır. İlk başlarda, Sooky annesinin bu sessizlikle cezalandırdığını düşünse de; daha sonradan Meena'nın bunun çok daha ötesinde karmaşık duyguları içinde olduğunu ve belki de kendi yardımına ihtiyacı olduğunu anlar.
Bu kitap, annelerin yaşadıkları derin acıları sonradan keşfeden iki genç kadının ve annelerin kızlarını nasıl yetiştireceğinin ve onlardan yeni şeyler öğrenebileceğinin hikayesiydi. Kitap akıcı bir dille yazılmıştı, sıkılmadan nasıl bir son ile biteceğini bekledim. Gerçi ben çok daha değişik bir son bekliyordum biraz tek düze bir son olmuş ve doğal olarak kitabın heyecanı da kaçmış. Tavsiye ederim. 7/10
528 syf.
·3 günde
Blogumdan alıntılama yapiyorum.Spoi icerir.1984 yılında başlıyor,her şey.İki genç anne Birmingham'da kreşte tanışırlar ve sonrasında yakın bir dostluk başlar.Hayatlarında yaşadıkları iyi kötü her şeyi paylaşırlar.



Joanne karakterini sevdim.Tatlı ve utangaç bir kadın.Kocasından gittikçe daha da korkmaya başlar.Çünkü sevgi dolu adam gitmiş,yerine saldırgan,kötü ve gaddar biri olur.Bu durumdan da kimseye bahsedemez.Annesi Margaret,hastaneye kaldırılınca apar topar gider,esiyle ve çocuklarıyla ve anneleriyle ilgili bir çok şey öğrenirler.Margaret,çocukken Birmington ayrılmış ve çocukluğunu acılar içinde geçirmiş bir kadındır.



Sooky,boşanmış ve annesiyle babasının evine geri dönmüş;'dul' olmak ona çok zor gelmiştir.Annesi Meena,onunla konuşmuyor.İlk başta annesinin onu cezalandırdığını düşünür;daha sonrasında ise annesinin karmaşık duygular içinde olduğunu ve yardım ihtiyacını olduğunu fark eder.



Aslında kitap anneler ve kızlar'ı olsa daha iyi olurdu.Çok durağan bir içeriğe sahipti.Sıradan bir anlatım vardı.Bu kitap,annelerin yaşattıkları derin acılar ve bunu fark eden iki genç kadının hem kızlarını nasıl yetiştireceğini hemde annelerinden neler öğrenebileceğini okuduğumuz bir kitap.Keyifli okumalar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Annie Murray
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 1960
Annie Murray , en çok savaş zamanında kadın ve çocuklarla ilgili dizileriyle tanınan bir İngiliz yazardır.

Ailenin tek çocuğu olarak büyüdü. Oxford'daki St. John's College'da İngilizce okudu. Yazmaya başladıktan sonra daha kariyerinin başlarında Murray, SHE / Granada TV Kısa Öykü Yarışması'nı (1991) kazandı. ilk romanı "Birmingham Rose" 1995'te yayınlandı.

Yazar istatistikleri

  • 31 okur okudu.
  • 8 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.