Arata Osada

Arata Osada

Yazar
9.4/10
8 Kişi
·
17
Okunma
·
0
Beğeni
·
305
Gösterim
Adı:
Arata Osada
Unvan:
Yazar
Dün neşeyle konuşan birisi bakıyordunuz bugün ölüvermiş!Ölüm bu kadar kolay mıydı?Ben de mi böyle ölecektim?Bunları düşünmek ölümden de beterdi.
Üç gün,dört gün,beş gün...her Allah'ın günü ablamı aradık,ama bulamadık.Kapıda ne vakit bir ayak sesi duysak,''O'' diyorduk.Gece dış kapıyı açık bırakırdık,hemen girsin diye.
Ablam dönmedi...
''Günaydın!''
''Günaydın!''
Okul bahçesinde toplanan öğrenciler,öğretmenler bu sözlerin son selamları olduğunu nereden bilebilirlerdi!
Babalarını,analarını kaybedenleri,evleri yananları,hayatını kazanmak için çırpınanları gördükçe acılarımın bir hiç olduğunu anlıyorum.
Ağır yaralı olduğum halde aklım başımdaydı.Barakaların hemen arkasında bir dere vardı.Kalktım ayakkabıyı da elime alarak dereye gittim,bol bol su içtim.Daha sonra dereyle baraka arasında mekik dokuyarak yanımdaki yaralılara su taşıdım.
Bütün bu insanlar yanmasa,yaralanmasa,şimdi sağ olsalardı ben nasıl da mutlu olurdum.Vapurdaki kız yanmasaydı,yaşasaydı,annesine kavuşsaydı...
88 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap , bir gerçek . İnsanlığın yıllar önce bittiğinin somut kanıtı her çocuk kendi ağzından yaşadığı anları anlatmış.

Olayı o kadar derin yaşıyorsunuz ki kendinizden ve şuan yaşıyor oluşunuzdan nefret ediyorsunuz dünyanın size bir ceza vermesini istiyorsunuz .


Yaşadıkları o lanet olaydan sağ çıktıkları için utanan küçük çocuklar ...


Atom bombası sadece japonya'ya atılmadı tüm insanlığa atıldı .
88 syf.
Kitabın önsözünden bir alıntıyla incelemeye başlıyorum:''Bu kitabı,tembel hayalleri dürtükleyebileceği,insanları ölüm ve işkence peşinden koşmaktan,daha mutlu,daha barışçı bir dünya kurma yoluna döndürebileceği umuduyla herkese salık veriyorum.''
Atom bombası atılan anı yaşamış,hayatta kalmış çocukların yazılarından,mektuplarından derlenmiş bir kitap.Kısa kısa 25 anı var içinde.İnsanın içini parçalayan kısa ama anlamlı 25 çocuğun yaşadıkları, o korkunç ana nasıl şahit oldukları...Kimi annesini kimi babasını kimi ablasını kimi herşeyini kaybetmiş bu dehşet verici olaya tanıklık etmiş çocuklar...
İnsanı derinden etkileyen,ağlatan içler acısı gerçekler.Çaresizce etrafta ailesinden birini arayanlar,yıkık dökük evler,her tarafı yanmış-parçalanmış insanlar,daha nicesi.Okumakla o anları hissetmek ne mümkün fakat insanı ağlatan içinden bir parça koparan anılar var içinde.Daha güzel daha yaşanılası bir dünya umuduyla,gerçekten her yerde barış olması umuduyla....
Kesinlikle herkesin okuması gereken bir kitap kısa ve duygusal ilerleyişiyle bir saati bulmadan bitebilecek bir kitap...
İncelememe şu sonsözlerle son veriyorum :
''Kalemleriniz elinizde,kaybettiğiniz insanların hayalleri gözlerinizin önüne geldiği ve onlarla dertleştiğiniz anı tasarlarken,yazdığınız bu kelimelerin sevdiklerinizin ruhlarını huzura kavuşturacak birer dua yerine geçeceğine inanıyorum.Bir gün olur da bu yazılarınızı memleketimizde ve dış ülkelerde yayınlayabilirsek,dünya halklarının kalbinde bu ufacık kelimelerinizden büyük bir anıt dikilmiş olacak ve bu anıt dünya durdukça duracaktır.''
88 syf.
·Beğendi·9/10
Dr Arata Osada tarafından yazılan, 6 Ağustos 1945 sabahı, Hiroşima'ya atılan atom bombasının çocuklar üzerindeki etkilerinin incelendiği bir kitaptır.

Atom bombasının atıldığı gün Hiroşima’da bulunan çocuklardan o güne dair anılarını istemiştir. Yaklaşık, 2000 civarı gelen mektuptan bir kısmının derlendiği kitapta, akıllara durgunluk verecek anılar mevcuttur.

Bazı anılar vardı ki tam anlamıyla zihnimde derin etkiler yaratmış, şok etkisinden kurtulmanın imkânsız olduğu bir hale sokmuştur.

Öyle duygusal anlatımlar vardı ki, duygularıma hâkim olamayıp ağlamalık bir hale büründüğüm ve öyle yoğun bir acı ki yaşayanların hissettiklerini, bir nebze onların yerine kendimi koymak bile derinden sarstığı, allak bullak ettiği bir durumdur.

Anılardan birini paylaşmak isterim;

Takaka Okimato (Kız) : 8. Sınıf Öğrencisi
Olayın Yaşandığı Gün: 2. Sınıftadır.

“Altı Ağustos 1945 günü olanlar kalbime derin bir yara gibi kazılmıştır.
O insafsız savaş bir saniye içinde on binlerce kıymetli varlığı sildi, süpürdü. Aklıma düştükçe bugün bile dehşetle ürperiyorum. Annem, babam, kardeşlerim… Evet, hepsini kaybettim. Yapayalnızım. Onların yerini kimseler tutamaz. Bütün yakınlarım Atom bombası yüzünden birbiri ardından can verdiler. En büyük ağabeyim Sivil savunma grubu ile işe çıktı, cesedini bile bulamadık. ikinci ağabeyimin vücudu yanıklarla kaplıydı ertesi günü Koi ilkokulunda öldü. Cesedi okulda bıraktık, babam, annem ve biz çocuklar köye döndük. Köyde iyi bir doktor olmadığı için annem tedavi için şehre gitti. Gece birisi geldi, annemin birden fenalaştığını söyledi. Şehre döndük. Babam, küçük kız kardeşim ve ben sabahleyin ilk trene bindik. Şehirde acayip bir pis koku vardı. Ya o manzara! Her taraf harabeye dönmüştü. Eski Hiroşima neredeydi? Bin bir güçlükle eve gelebildik. Annem bir kaç dakika önce son nefesini vermişti. Ağladım, ağladım. Çakıllı nehir yatağında annemin cesedini yaktık. Bütün nehir boyu ceset yakan insanlarla doluydu. Ve o akşam elimizde annemin külleriyle köydeki amcamın evine vardığımız sırada ablam da öldü. Küçük olduğum için ne yapacağımı bilmiyordum. Bütün gücümle ailemden arta kalan babamla küçük kardeşime bakmaya başladım. Ne yazık ki sevgili kardeşim de ablamın cenaze merasiminin ertesi günü can verdi. Babam canını dişine takmış ablamın cenaze merasimine gelmişti ama kardeşimin cenazesine katılma gücünü kendinde bulamadı. Kardeşimin cenazesine katılan rahip de acaba o zehirden mi solumuştu? Çünkü babamın cenazesinden sonra bir daha ortalıkta görünmedi.

En çok dayanan babamdı. Fakat oda sonunda bütün umudunu yitirdi.

Gene de, ne zaman sorsam ‘’Bu sabah daha iyiyim.’’ derdi.

Gerçekte, günden güne kötüye gidiyordu. Beni yapayalnız bırakacağı için büyük bir tasa içindeydi. Bu dünyadan gözü arkada ayrıldı.

Ölmeden önce, sık sık, ‘’Baban ölmek istemiyor.’’ derdi.’’Ne başımızı sokacak evimiz kaldı. Nede üzerimize giyecek el kadar elbisemiz. Hepsini Atom bombası kül etti. Şu paçavralarımız içinde köye gidelim, çiftçilik yaparız.’’

15 ağustosta Japonya nihayet yenik düştü. istasyonun önü dilenciyle doluydu. Orada burada hırsızlar, eşkıyalar türedi. Şehrimiz güvenle yaşanabilecek bir yer olmaktan çıkmıştı.

Bütün bunların sebebi neydi? Savaş! Savaş olmasa da sefil insanlar türemez, dünya bir barış yeri olurdu. Yeni Anayasa’da savaş her haliyle kötülendi. Ne var ki, ülkemizle başka bir ülke arasında savaş olmasa bile, Japonya içinde aynı cinsten insanlar arasında bir savaş sürüp gitmekte. Böyle oldukça barışçı bir ülke olabilir miyiz? Barışçı bir ülke kurabilmemiz için bence her şeyden önce birbirimize karşı anlayışlı olmalıyız.”

Sonuç olarak, bütün çocuklarınsa tek bir arzusu vardır; Savaşı bir yana bırakıp güzel bir Japonya, barışçıl bir Dünya kurmaya çalışmaktır.
çooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooooook iyiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii

Yazarın biyografisi

Adı:
Arata Osada
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 9 okur okuyacak.