Arthur C. Danto

Sanat Nedir yazarı
Yazar
8.2/10
27 Kişi
173
Okunma
15
Beğeni
3.096
Görüntülenme

Hakkında

Arthur Coleman Danto (1 Ocak 1924, Ann Arbor, Michigan - 25 Ekim 2013, Manhattan) ABD'li sanat eleştirmeni, profesör ve filozoftur. Günümüz estetik teorisinin önemli isimlerindendir. Arthur C. Danto, New York'ta Columbia Üniversitesi'nde felsefe dalında emeritus profesördür. İki kez Guggenheim ve ACLS ve Fulbright dahil olmak üzere pek çok ödül ve bursa layık görülmüş Amerikan Felsefe Birliği ve Amerikan Estetik Derneği gibi kuruluşların başkanlığını yapmıştır. Karşılaşmalar ve Yansımalar: Tarihsel Günümüzde Sanat ("Encounters and Reflections: Art in the Historical Present") eseri ile eleştiri alanında National Book Critics Circle ödülünü almıştır. Danto, özellikle 1984'te yazdığı, Hegel'in sanatın sonu tezinin çağdaş versiyonu olan Sanatın Sonu ("The End of Art") isimli makalesi ve sonradan geliştirdiği Sanatın Sonunun Ardından ("After the End of Art") ile tanınır. Danto'nun tezi, artık sanat yapılmadığı veya eskisi kadar iyi yapılmadığı değil, Batı sanatı tarihinde bir dönemin kapandığı ve apayrı başka bir dönemin başladığıdır. Bu görüşe göre daha önce sanat tarihinde ideoloji temsili takip etmiş, şimdi ise her şeyin meşru olduğu tarih sonrası bir döneme girilmiştir. Sanat üretiminde izlenilmesi gereken felsefi veya üsluba dair kısıtlamalar kalkmış, sanat tarihi anlatısı sona ermiştir. İlgi alanları: Düşünce, Duygu, Sanat felsefesi, Temsil teorisi, Felsefi Psikoloji, Hegel Estetiği, ve filozoflardan Maurice Merleau-Ponty and Arthur Schopenhauer.
Tam adı:
Arthur Coleman Danto
Ünvan:
Amerikalı sanat eleştirmeni, profesör, filozof, yazar
Doğum:
Ann Arbor, Michigan, ABD, 1 Ocak 1924
Ölüm:
Manhattan, New York, ABD, 25 Ekim 2013

Okurlar

15 okur beğendi.
173 okur okudu.
8 okur okuyor.
166 okur okuyacak.
9 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 63.8
Erkek% 36.2
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Hofmann gerçek-üstünü dayatan Sürrealizme şüpheci yaklaşıyordu. Gerçek-üstü, bilinçli zihinden saklı duran bir tür psikolojik gerçeklikti ve Sürrealistler, hakiki sanatın nihayetinde bu psikolojik gerçekliğe dayandığını düşünüyordu. Bu gerçekliğin temelinde doğa vardır ve doğanın psişik esasını ortaya çıkarmak, onun özüne girmek gerekir. Söz konusu bir birey olduğunda, onun psişik gerçekliğine verilen Freudyen ad bilinçaltı katmanlarıdır. Bilinçaltı katmanlarına ulaşabilmenin en temel yolu rüyalardan geçer – Freud rüyaları “bilinçaltına giden kraliyet yolu” diye adlandırır. Bilinçaltına giden diğer bir yol ise otomatik yazı ya da otomatik çizimdir – Robert Motherwell buna “karalama” adını takmıştır. Amerika’da soyutlama, Avrupa’daki soyutlamanın aksine, geometriye değil, bilinçli kontrolün askıya alındığı doğaçlamaya dayanır. Sanatçı, otomatik çizim veya yazı üzerinden iç benliğiyle bağ kurar.
Sayfa 27
…Hibbard “Havva’nın Yaratılışı tüm tavan süslemesinin en can alıcı noktasıdır” der. Üzerinde durulması gereken bir düşünce daha var. Orta noktanın Havva olması, başta ve sonda yer alan sahneleri daha da öne çıkarır. İlk panel Yaratılış, ortadaki panel ise Havva’dır; bu durum panel için sarhoş Nuh’un kullanılmasını garip bir seçim yapar, tabii eğer Nuh ile İsa, Havva ile Meryem’in olduğu şekilde tek bir varlık değilse. Nuh günahkar insanoğlunu temsil eder. Dolayısıyla anlatıda yer alan panellerin tamamen dışında kalan bir geleceğe işaret eder, bu da bize anlatı panellerinin geleceği haber verebilmeleriyle tanınan (yedi) erkek ve (beş) kadın kahinlerle çevrili olmasının bir nedeni olduğunu hatırlatır. Son olarak ise, Havva bir orta nokta olarak kullanıldığında Nuh’un çıplaklığı, Düşüş ve (Havva’nın Yaratılışı’ndan sonraki ilk panel olan) Cenetten Kovulma’da utançla keşfedilen çıplaklıkla ilişkili olacağı için son dört panel bir tür bütünlük oluşturur.
Reklam
Reklam