Kadınla erkeğin birbirinin karşıtı olmayıp, bütünleyicisi olduğu gerçeğinden yola çıkan çağdaş kadın, kendi kadınlığını yadsımak yerine, kadınlığını benimseyerek ama haklarından da vazgeçmeden, erkeğe karşı değil, erkekle birlikte eşitliğin tadını çıkarmak istiyor. Önce insan olarak eşitlik, sonra kadın olarak değer görmek istiyor.
Simone de Beauvoir'in dediği gibi: "Kadını kurtarmak, özgür kılmak, onu, erkekle arasındaki ilişkinin daracık dünyasına kapatmamak demektir, yoksa bu ilişkiyi yadsımak demek değildir. Kadın kendisi için var olduğu an, erkek için de var olmasını sürdürecektir." (Beauvoir, 4).