Ayşe Ayhan

Ayşe Ayhan

YazarÇevirmen
8.1/10
69 Kişi
·
182
Okunma
·
32
Beğeni
·
1435
Gösterim
Adı:
Ayşe Ayhan
Unvan:
Türk Yazar
Hayatınızı değiştirmek sizin elinizde.. İşinizi sevmiyor musunuz? Bırakın.. Okuduğunuz bölümü sevmiyor musunuz? Değiştirin. Okumak istemiyor musunuz? Okumayın. Kimsenin, sevmediği bir işi yapan elemanlara ihtiyacı yok..
"Hayatınızı değiştirmek sizin elinizde. Işinizi sevmiyor musunuz? Bırakın. Okuduğunuz bölümü sevmiyor musunuz? Değiştirin. Okumak istemiyor musunuz? Okumayın. Kimsenin, sevmediği bir iş yapan elemanlara ihtiyacı yok. Ne ailenizin ne de toplumun."
Ayşe Ayhan
Sayfa 120 - Agapi Yayınları
"Sana şunu sorayım o zaman. Hiç birinin 'Nasılsın?' sorusuna 'Kötüyüm' diye cevap verdin mi?"
"Elbette vermişimdir. Bu nasıl soru?"
"Hatırlıyor musun böyle bir şey?"
"Ya Nejat, Freud mu kesildin başıma şimdi? Ne saçma sorular bunlar?"
"Bazen acı öyle bir seviyeye gelir ki, sana o acıyı hissettirene üzülmekten çok, olayın kendisine üzülürsün."
Ayşe Ayhan
Sayfa 99 - Agapi Yayınları
Sekerek mutfağa ilerledi. Böyle şeyleri ne kadar da çok seviyordu. Ben niye sevemiyordum? Beni bıraksanız oracıkta aç yaşar ama iki metre yatıp kitap okurdum.
Ayşe Ayhan
Sayfa 104 - Parola Yayınları
Eve geldiğimde öylesine yorgundum ki Füriş'i bir kenara çekip Alp'i bile anlatamadım. Bizim evde talipler önce Füriş'e anlatılır sonra anneme nakledilir. Füriş safe zone gibidir evde. Annem hem evlenmemi ister hem de korkar. Bu yüzden iş ciddileşmeden önce hep teyzeme bahsederim. Anneme de yazık işler hiç ciddileşmedi ki ona damat adaylarını sunayım.Allah'ım ne olur şu kuluna da annesine damat adayı beğendirmeye çalışma şansını sun. Beğenmesin izin vermesin ama ne olur kadının karşısında birini çıkarayım. Zavallım Galip'ten başkasını görmedi talibim olarak.
368 syf.
·Puan vermedi
Film gibi… Akıyor gidiyor.

Ofis hayatında yaşadıklarınızı bir de bu gözle okuyun, bol bol güleceksiniz. İçinde aşk da var, beklemek de, hayaller de, hayat mottosu olarak belirleyeceğiniz cümleler de… Ama en çok da toplum baskısına boyun eğmeyen güçlü bir kadın var bana göre. Son bölüme iki alıntı bırakacağım, onlara bir dikkat çekmiş olayım böylelikle

Kitap, “Neden ben? Neden ben?” diye başladığında, “Eyvah!” dedim. Yonca’yla benzer yönlerimiz olacağı ilk sayfadan belliydi. O dönemde çok sorguluyordum hayatı.
Yonca editördü. Kahve, yazı, sayfa düzeni, ön tanıtım, biraz daha kahve, uykusuzluk, tekrar yazı, reklam seçimleri ve yine kahve, hep kahve. Benziyorduk. Kendini şansız hissediyordu. Evet, evet çok benziyorduk

Alp ile Nejat arasında kalsaydım durumum Yonca’dan farklı olmazdı, ve sanırım kararım da E sonunu söylememi beklemeyin canım, şuraya biraz gizem çizelim

Kitabı okurken teyzemiz Füriş’i unutmayın, ben onu çok sevdim. Sonlara doğru bir sahne var ki, hâlâ aklımda. “Ya dönerse Yonca? Ya bir gün gelip şunlar şunlar oldu da dönemedim derse? O zaman onun yüzüne nasıl bakarım?” dediğinde bir elimde kitabı tutarken bir elim kalbimdeydi. Ben bu sahneyi daha önce yaşamış mıydım diye bir yandan hayatı sorguluyordum yine. Evet yaşamıştım.

Günümüzdeki toplumsal dayatmalara karşı tavrımız da Yonca’yla benzeyen bir diğer yönümüz.
Şuraya iki alıntı bırakıyorum:
️”Ben değerliydim, erkeksiz, aşksız, bekâr ve çocuksuz da değerliydim. Ben sevdiğim işi yaptığım, ürettiğim ve bu şekilde ayakta durabildiğim için değerliydim.”
️”...bir erkekle bir şeyleri ummayarak sadece arkadaşça bir yemek yiyecektim. Bu özgürlük demekti. Beynimin özgürleştiği ve evlilik kurumunun baskısının hüküm sürdüğü bölgelerin savaşı kaybettiği anlamına geliyordu.”

Keyifle okuyun, zaten bundan eminim️
368 syf.
·7 günde·Beğendi·Puan vermedi
Yakın zamanda okuduğum en eğlenceli kitaplardan biri. Okuması çok keyifli bir kere, romantik komedi türünde ama tamamen yerli bir anlatım. Yerli anlatım derken, yani hiiiiç öyle frapan ve Avrupai bir olay akışı yok. Karakterler ve konu gereği hikayenin akışı tamamen bizden, samimi, esprili ve en önemlisi de cinsellik katmadan aşkı, sevgiyi, aileyi, yaşamı içtenlikle kaleme alan sevgili yazarımız Ayşe Ayhan 'a selam olsun, gönlüne kalemine sağlık diyorum. Sözün özü bu kitabı, 60 yaşındaki annem de, 13 yaşındaki kızım da gönül rahatlığı ile ve keyifle okuyabilir. Tabi ki okurken atacakları kahkahalar da cabası. Herkese tavsiye edilir bence.
368 syf.
·3/10
Merhabalar, uzun zamandır merak ettiğim ama almaya fırsatım olmayan bir kitabı okudum. Keşke hiç okumasaydım diyorum. Kitap akıcı bir dil ile yazılmış ama kurgu çok saçmaydı. Yonca'nın yeni patronu ile ilişki kurması sonra iş arkadaşı ile uğraşması bana çok saçma geldi. İlişki içinde ilişki yaşadı gibi birşeyler oldu. Ayrıldılar, samimi arkadaşı sevdiği adamın dayısı çıktı filan derken ben kitabı hiç beğenmedim. Sürükleyici bir kitap ama dediğim gibi kurguyu beğenmedim. Çok tavsiye etmiyorum.
400 syf.
·4 günde·9/10
Romantik komedi tarzında güzel bir kitaptı.
Konusuna gelince; Hande, bir reklam şirketinde Kreatif direktörü olarak çalışmakta ve patronu Kubilay’a sırılsıklam aşıktır. Evlilik teklifi alacağını beklerken terfi alıp Ankara’ya tayin edildiğini öğrenmesi, üstelik nefret ettiği şirket sekreteri Serpil ile Kubilay’ın nişan haberi ise onun için yıkım olur. Ve Hande üzerindeki şoku atamadan şirket elemanları için düzenlenen İsviçre tatiline giderken uçağı kaçırır. Yanlış otele gider. Burada Eric yani otel sahibinin oğlu ile karşılaşır. Eric ile Hande pek anlaşamazlar ama bu oteli sever ve burada bir hafta geçirir.
Hande, otelde günlerini huzur içinde geçirirken yabani Eric’le de aradaki buzlar yavaş yavaş çözülmeye başlıyor. Eric içine kapanık biridir ve kendi hayatı hakkında hiç bilgi vermez. Eric'in yakın arkadaşı olan Jack bir ihanete uğramıştır. Jack en büyük aşkı Susan’ı ondan çalmıştır. Bundan sonra Eric içine kapanıp bu huzur evi gibi otelde yaşamaya başlar. Her kes den uzaklaşmıştır.
Bakalım Paramparça olmuş iki kalp birbirine iyi gelebilecek mi?
Bunu okuyup öğrenin arkadaşlar. Beyaz dizi gibi kitaptı. İyi okumalar...
368 syf.
·1 günde·9/10
Romantik komedi sevenler için muhteşem bir kitap. Bu tarz sevenlerin okuması gerekir diye düşünüyorum. Ve gülmek istiyorsanız.... Kitabı okuduğum çoğu yerde güldüm. Kitabı okurken eğlendim. Beni yormadan, zorlamadan kitabın içine çekti yazar...
Kitabı kendinize bir mola tanımak istediğiniz anlarda okumanızı tavsiye ederim... İyi okumalar...
400 syf.
·1 günde·7/10
Aşk Nerede? kitabı yazar Ayşe Ayhan'ın yazdığı ilk kitap, benim kendisinden okuduğum ikinci kitap. Kitapta Hande'nin hayatını, hayallerini, başarısını ve aşkı bulma öyküsüne tanık oluyoruz.

Benim tek bir solukta okuduğum, çok tatlı bir aşk romanı oldu. Romanda olayların bir kısmı Isviçre'de geçiyor ve yazar öyle güzel anlatmış ki oraları, okurken bende sanki Hande ile oradaydım. Tabi uzun uzun betimlemeler ile değil, bazen direk tasvirlerle bazen de daha şiirsel bir anlatım ile.

Içinde bulunduğumuz bu süreçte okurken bu kitabı çok daha farklı keyif aldım. Hande ile Eric'in aşkını okurken, hem çok eğlendim hem de kafam dağıldı. Eğer siz de aklım biraz dağılsın, romantik ama öyle de vıcık vıcık bir aşk romanı da olsun istemiyorsanız, bir şans vermenizi tavsiye ederim.
368 syf.
·1 günde·9/10
Üç Yapraklı Yonca romantik komedi türünde okuduğum ve okurken inanılmaz bir keyif aldığım bir kitap oldu. Gayet sade, akıcı ve anlaşılır bir anlatım dili kullanmış yazar. Kendi kültürümüzden, tamamen bizden olan sıcacık bir hikaye. Kitabı 1 günde bitirdim ve hatta keşke biraz daha uzu olsaydı diye hayıflandığım bir kitap oldu.

Kitapta eksik bulduğum tek nokta karakterlerin ikili ilişkilerine çok fazla değinilmemiş olması. Onların o tatlı romantik anlarını daha fazla okumak isterdim.Belki de uzun zamandır özlemini çektiğim tatta bir romantik komedi olduğu için doyamamış da olabilirim.

Eğer romantik komedi seven ya da bu tarz kitaplara ön yargılı iseniz kesinlikle bu kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Fikrinizi değiştireceğine inandığım bir kitap.
368 syf.
·5 günde·6/10
Şansa veya şanssızlığa inanır mısınız? Açıkçası hayatıma baktığımda çoğu açıdan şanssız olduğumu düşünen insanlardan biriyim.
Yonca'da bu konuda benden farksız bir karakter. Hayatında hep şanssız hep bir işleri ters gidiyor. Tabi yeni patronunun gelmesiyle hayatı şans konusunda mı tam bilinmez birden değişmeye başlıyor.

Kitabın arka kapağında yazmadığım bir kısımda çevrenizde kolaylıkla rastlayacağınız insanların yer aldığı bir hikaye diye söz ediliyor. Bu konuda karakterler gerçekten günlük hayattan bizden kişiler. Düşünüşleri yaptıkları.... Okurken herhangi bir arkadaşınızı görüyor gibi olabilirsiniz. Böyle olunca insan daha iyi adapte oluyor okumaya. Bunlar dışında ;Kurgusunda eksiklikler de yok değil. Bazı yerler de biraz hızlı ilerliyor fakat hafta sonu okumak kafa dağıtmak için ideal bir kitap olduğunu düşünüyorum. Beni ayrıca reading slumptan da çıkarttığı için ayrı bir yeri var. devamı için : http://www.goncanindunyasindan.blogspot.com/...an-kitap-yorumu.html
400 syf.
·6 günde·9/10
Bayıldım yaa. Çok güzeldi, severek, gülerek, eğlenerek okudum. Türk kızı Hande ile İsviçre 'li bal göz Eric 'in romantik komedinin tavan yaptığı harika bir roman. Son derece akıcı ve abartısız ve gayet inandırıcı komiklikte yazılmış olması da benzerlerinden artı puan önde olması için yeterli. Hande'nin iç sesini ayrı bir sevdim. Devamını mesela Neşe 'nın aşkını bekliyorum yazarcım. Yine aynı tempoda tabi lakapçı Neşe farkıyla . Strese mola vermek isteyenlere kesinlikle tavsiye ederim.
365 syf.
·6 günde·8/10
Yonca.. Nam-ı değer dördüncü yaprağını kim bilir nerde kaybetmiş olan üç yapraklı Yonca..
Okurken öylesine keyif aldım ki.. Çok akıcıydı olaylar, resmen sizi içine alıyor kitap. Sanki aynı masada oturuyorsunuz da Yonca ile Nilgün'ün diğer bir arkadaşısınız gibi.. O kadar içten ve samimi. En başında kalbimden geçmişti kitabın sonu.. Bazı yerlerinde güldürdü bazı yerlerinde ise hüzünlendirdi beni.. İyi ki okudum. Siz de okuyun seveceğinize eminim..

Yazarın biyografisi

Adı:
Ayşe Ayhan
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 32 okur beğendi.
  • 182 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 89 okur okuyacak.