Bahadır Dülger

Bahadır Dülger

YazarÇevirmen
10.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
72
Gösterim
Adı:
Bahadır Dülger
Unvan:
Gazeteci, Yazar, Siyaset adamı
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1911
Ölüm:
Londra, Ingiltere, 22 Mart 1968
Gazeteci, yazar ve siyaset adamı Bahadır Dülger 1911 yılında İstanbul'da doğdu. 1933 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Yüksek öğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi'nde tamamladı (1937). Doğu, Tasvir, Son Saat, Hürriyet gazetelerinde ve Türkiye Yayınevi'nde çalıştı. Erzurum Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Demokrat Parti'den siyasete giren Bahadır Dülger, 9. ve 10. dönem Erzurum, 11. dönem Gaziantep milletvekilliği yaptı. TBMM Anayasa Komisyonu üyesi oldu. Zafer gazetesinde makaleler yazdı, genel yayın yönetmeni olarak çalıştı (1950-55). 1955-75 yılları arasında Son Havadis gazetesini kurdu ve yönetti. 1960 ihtilali sonrası Yassıada'da Adnan Menderes ile birlikte yargılanan, idamlık 25'ler olarak bilinen Demokrat Parti milletvekilleri arasında yer aldı. 1964'te Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından affedilen yedi kişiden biri oldu. Bahadır Dülger 22 Mart 1968 tarihinde Londra'da vefat etti.

TBMM 22. dönem Antalya milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu eski Başkanı Mehmet Dülger'in babasıdır.
Hakikat toprağa gömülünce, onun orada gittikçe büyüdüğü ve büyük bir patlayıcı kuvvet kazandığı görülür, öyle bir kuvvet ki, patladığı gün her şeyi alt üst eder.
Dreyfüs meselesi siyasi menfaatlere, zümre ihtiraslarina , kör duygulara alet edilen adeletin hazin, yüz kızartıcı ve bir milletin itibarını zedeleyeci hikayesidir.
Fakat bütün bunlar, Dreyfüs'ün affı, hatta şerefli bir subay olarak yeniden orduya kabul edilmesi, onun 5 sene sürmüş ızdıraplı hayatının elemlerini, ruhunda ve vücudunda bırakmış olduğu derin tesirleri, deva bulmaz yaraları yok edebilir miydi? Hüküm düzeltilebilirdi. Fakat masum Dreyfüs ömrü boyunca çektiklerinin tesirlerinden kendisini kurtaramazdı. Haksız yere kırılmış bir hayat..
Cehennemde ilahi adaletin mahkumu olan günahkarlar binbir pişmanlık içinde acaba bu kadar büyük bir ızdırap çekiyorlar mı?
Bazan bugüne kadar beni yalnız bırakan Allah'ın, bir gün gelip bir suçsuzun mağdurluğuna son vereceğini, hakiki suçluyu ortaya çıkaracağını ümit ediyorum.Fakat o zamana kadar nasıl tahammül edeceğim?
Her an biraz daha şiddetlenen bir inanış içinde tekrar ediyorum: Hakikat yürüyor, onu hiç bir şey durduramıyacaktır.
280 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
" Celal Bayar, 27 Mayıs Darbe'sinden sonra müebbet hapis cezası aldığı Kayseri Cezaevi 'nde, günlüğüne 1 Ağustos 1962 günü şöyle yazar:

“Dreyfus davasını tetkik için kitap ısmarladım. İftira ve mahkeme yönünden bizimkine çok benzemektedir. Fransız milleti bu adaletsizliği tamir etmiştir... Bizde bir Zola, bir Clemenceau çıkmamıştır...”

Kızı Nilüfer Hanım’ın getirdiği Fransızca kitabı aynı hapishanede hükümlü Bahadır Dülger tercüme etmiş, 1964 yılında yayınlamıştır."


Yaptığım sahaf gezilerinden birisinde karşıma çıkan ve İnci Hocam'ın  #26288886 incelemesinden  aşina olup, tereddütsüz aldığım bu kitabın serüveni ülkemizde böyle başlamış, aynı zamanda Dreyfus Olayı ile ilgili basılan tahmini ilk kitapmış.

Fransız İhtilali'nden yaklaşık yüz yıl sonra Fransız Ordusu'nda yüzbaşı olan Alfred Dreyfus, hiçbir ilgisinin olmadığı bir casusluk davasında uydurma delil ve varsayımlarla suçlanır. Masum olduğu ihtimali gündeme getirildiğinde ise bazı siyasiler ve ordudaki kilit isimler  tarafından, sahte deliller, yalancı şahitler ve tirajı yüksek bazı gazetelerin Yahudi karşıtlığından beslenerek yaptığı nefret dolu haberlerle konu hep kapatılmaya, susturulmaya ve unutturulmaya çalışılır.   
O süreçte Le Figaro Gazetesi' nde makaleler yazan " Siyasi bir kişilikten ziyade, çalışma odasının sükunetli havası içinde roman yazan, insanları ve insanların psikolojik meselelerini tahlil eden sakin bir adam ", Emile Zola,  gazetesinde çıkan haberler üzerine bu davayla tanışır ve asla peşini bırakmaz .Cumhurbaşkanı'na yazdığı "İtham Ediyorum" adlı manifestosunun afişleri  Fransa duvarlarına asılır. Cesurca "Hakikat yürümektedir, onu kimse durduramaz "der. Önce gazeteden kovulur , sonra yurtdışına kaçar hatta bu mesele onun hayatına mal olur.
1902 yılında her ne kadar ölümü baca tıkanıklığı kaynaklı karbonmonoksit zehirlenmesi olarak kayıtlara geçse de, yaklaşık 20 yıl sonra bir Baca Temizleyicisi, kendisinin yıllar önce o bacayı tıkamak ve sonrasında tekrar temizlemek için bir iş aldığından bahseder...

Dreyfus Davası Emile Zola ile anılsa  da meseleyi ona kadar  getiren ve sonrasında da hiçbir zaman işin peşini bırakmayan avukatlar ,Dreyfus'un ailesi ve Zola' ya destek veren Marcel Proust , Anatol France gibi yazarlar da vardır. Kitapta uzun ve zorlu dava süreci işlenirken gazete yazılarının yanında bu kişilerin ve  Dreyfus'un anı ve günlüklerinden kesitler sunuluyor.

Dreyfus Meselesi bizlere ideolojimiz, zihniyetimiz, ırkımız ve inancımız ne olursa olsun, vicdanlarımıza "Ya Masumsa?" sorusunu sordurmaya zorluyor. Güçlü ve yaygın olan görüşün akıntısına kapılmadan, cesur ve adalet peşinde olunabileceğine inandırıyor, yazarın deyimiyle "adalet duygularımızı okşuyor".

Kitabın verdiği en anlamlı ders ise konuyla ilgili bir Ted konuşmasında karşılaştığım Küçük Prens'ten alıntılanmış şu cümle:

"İnsanlara gemi yaptırmanın yolu, onlara marangozluk öğretip görev ve programlar vermek değil, engin denizlerin özlemini aşılamaktır."


İşte bu kitap yok sayılan, unutturulan Dreyfuslar'ın varlığını gösterip, adalet özlemini iliklerimize kadar hissettiriyor. Kitap bittiğinde Zola ve ona destek veren diğer aydınların, kendi hayatlarını ve kariyerlerini kaybetme pahasına anlattığı, " Tek bir insana yapılmış hukuksuz muamele, herkesin özgürlüğüne yapılmış bir tehdittir" sözünü idrak ediyor; içimizdeki ümitsizliği ,dolmuş gözlerimizden akan birkaç damlaya yükleyip uzaklaştırarak yarınlara daha güven dolu bakabiliyoruz.
"Adalet insanlara karşı duyulan aşktan başka birşey değildir." demiş ya Çiçeron, hissedebilince gerçekten öyleymiş...

Ülke olarak hepimizin böyle bir farkındalığa ihtiyacı olduğundan, kitabı en kısa zamanda okumanızı ve okutmanızı tavsiye ederim. Hakikate adanmış bu ömürlere en büyük saygıyı ve teşekkürü, içimizdeki adalet özleminin sönmesine izin vermeyerek, eğitim yuvalarında bu farkındalıkta bireyler yetiştirerek, tvlerimizde dizileri biraz öteleyip total izleyiciyi hedef alıp bu konuda belgeseller veya kamu spotları koyarak, radyolarda sesli tiyatrolar şeklinde dava sürecini anlatarak.. vs  onların yaktığı meşalelenin sönmesine izin vermeden titizce taşıyarak gösterebiliriz.
Fazla mı ütopik geldi bu söylediklerim? O zaman bu kitabın tam okunma mevsimi gelmiştir işte.

Bu kitap 1966 basım olduğundan ve basımı tükendiğinden  bulmanız zor olabilir. İçerik olarak
Dreyfus Olayı ile aynılar sanırım.
Emile Zola'nin "İtham ediyorum" konulu mektubunun tamamı ise:
Suçluyorum

Ted konuşmasının tamamı için: (spoiler içerir)
https://www.ted.com/...ng/transcript#t-9386

Okuduğunuz için teşekkür ederim. İyi okumalar. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Bahadır Dülger
Unvan:
Gazeteci, Yazar, Siyaset adamı
Doğum:
İstanbul, Türkiye, 1911
Ölüm:
Londra, Ingiltere, 22 Mart 1968
Gazeteci, yazar ve siyaset adamı Bahadır Dülger 1911 yılında İstanbul'da doğdu. 1933 yılında Galatasaray Lisesi'nden mezun oldu. Yüksek öğrenimini Ankara Hukuk Fakültesi'nde tamamladı (1937). Doğu, Tasvir, Son Saat, Hürriyet gazetelerinde ve Türkiye Yayınevi'nde çalıştı. Erzurum Lisesi'nde edebiyat öğretmenliği yaptı. Daha sonra Demokrat Parti'den siyasete giren Bahadır Dülger, 9. ve 10. dönem Erzurum, 11. dönem Gaziantep milletvekilliği yaptı. TBMM Anayasa Komisyonu üyesi oldu. Zafer gazetesinde makaleler yazdı, genel yayın yönetmeni olarak çalıştı (1950-55). 1955-75 yılları arasında Son Havadis gazetesini kurdu ve yönetti. 1960 ihtilali sonrası Yassıada'da Adnan Menderes ile birlikte yargılanan, idamlık 25'ler olarak bilinen Demokrat Parti milletvekilleri arasında yer aldı. 1964'te Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel tarafından affedilen yedi kişiden biri oldu. Bahadır Dülger 22 Mart 1968 tarihinde Londra'da vefat etti.

TBMM 22. dönem Antalya milletvekili ve TBMM Dışişleri Komisyonu eski Başkanı Mehmet Dülger'in babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 14 okur okuyacak.