Bayram Akdoğan

Musiki İle İlgili 40 Hadis ve Şerhi yazarı
Yazar
9.0/10
1 Kişi
5
Okunma
0
Beğeni
660
Görüntülenme

Hakkında

Aslen Trabzon / Çaykara kökenli olup 1956’da Sivrihisar / İlören’de doğdu. Erken yaşlarda müziğe ilgi duydu. Hanende olan annesi merhum Şehriye Hanım’ın İlâhilerini ve sık sık okuduğu Muhammediye’sini, İmamlık görevi yapan babası Hâfız Ali Efendi’nin güzel sesle okuduğu Kur’an, Mevlîd ve Kasîde gibi çeşitli dini formlarını dinleyerek büyüdü. İlk enstrümanı olan Bağlamayı ağabeyinden öğrendi, erken yaşlarda Türk Halk Müziğiyle ilgilendi. İlköğrenimini Kaynaşlı İlkokulu’nda, Orta ve Lise öğrenimini Düzce İmam-Hatip Lisesi’nde tamamladı. Öğretmenleri Dr. Mustafa Kılıç, Ahmet Tezcan, Mustafa Koçyiğit ve Aybeniz Tümer adlı hocaların sesli müzik çalışmalarından istifade etti. Özellikle Dr. Mustafa Kılıç’ın tüm müzik çalışmalarına katıldı, hocasının özel ilgisine mazhar oldu. Bu esnada Türk Tasavvuf ve Mehter Mûsikîlerine ilgi duydu. Mehter sazları üzerinde pratik yaptı. Orta öğrenimi süresince bir yandan hıfza çalıştı. Üniversitedeki öğrencilik yıllarında Ney ve Ud sazlarında başarılı oldu. 1977 yılında Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü’ne girdi. Enstitü’deki Eğitimi boyunca bir yandan da Yunus Vehbi Yavuz tarafından yürütülen medrese usûlü Arapça, Fıkıh, Tefsir, Hadis Ferâiz ve Kasîde-i Bürde çalışmalarına katıldı ve başarılı oldu. 1981 yılında Bursa Yüksek İslâm Enstitüsü’nden mezun oldu. 1983 yılında yedek subay olarak askerlik görevini yaptı. 1983-87 yılları arasında çeşitli orta dereceli okullarda idarecilik ve öğretmenlik görevinde bulundu, çeşitli müzik çalışmalarını yönetti. 1988’de Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Türk Din Mûsikîsi Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi oldu. Hocası Ruhi Kalender’den uygulamalı Kanun dersleri aldı. 1991 yılında “İsmâil-i Ankaravî’nin Huccetü’s-Semâ’ Adlı Eserine Göre Mûsikî Anlayışı” adlı teziyle Yüksek Lisansını tamamladı. Tunus ve Mağrib ülkeleri mûsikîsi üzerinde araştırmalar yapmak üzere on ay süre ile Tunus’a gitti. Tunus’ta kaldığı sürece Konservatuvar ve müzik çevreleriyle yakından ilgilendi. 1996 yılında “Fethullah Şirvânî ve Mecelletun fi’l-Mûsîka Adlı Eserinin XV. Yüzyıl Türk Mûsikîsi Nazariyatındaki Yeri” adlı teziyle doktorasını tamamladı. 1999 yılında Yrd. Doç. Dr. unvanını alan Bayram Akdoğan’ın İslâm ve Müzik konularında Türkçe ve İngilizce birçok yayımlanmış kitabı ve makalesi bulunmaktadır. Türk Mûsikîsi sazları uzmanı olan Bayram Akdoğan, yurt içinde M.E.B. Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından açılan Hizmet içi Eğitim Kurslarında Öğretim Üyesi olarak, Diyanet İşleri Başkanlığı’nca tertip edilen Din Görevlilerinin Mûsiki Eğitimi için açılan çeşitli kurs ve seminerlerde eğitici sıfatıyla görevlerde bulundu. Çeşitli Radyo Televizyon konuşmaları yanında, yurt dışında da başta Tunus, Yunanistan, Almanya, İngiltere, İsviçre, Avusturya, Fransa, Güney Afrika Cumhuriyeti, Avustralya, Kazakistan, Kırgızistan ve Norveç olmak üzere çeşitli ülkelerde Kanûn, Ud ve Ney sazlarıyla konserlere katıldı ve resitaller verdi. 23 Eylül 2011 tarihinde Mevlevîlik ve Mûsikî (Er-Risâletü’t-Tenzîhiyye fî-Şe’ni’l-Mevleviyye) Doçentlik takdim teziyle Doçent unvânı aldı. Adı geçen Fakültede çok yoğun bir eğitim öğretim yanında Türk Din Mûsikîsi Anabilim Dalı Başkanı olarak görevini yapmış olup, evli ve üç çocuk babasıdır.
Ünvan:
Akademisyen
Doğum:
Sivrihisar, Eskişehir, 1956

Okurlar

5 okur okudu.
1 okur okuyor.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Def..
Def çok basit bir enstrüman olmasına rağmen gerek dînî gerekse din dışı müziklerde çok kullanılan ve çok da yaygın bir usûl âletidir. Ahşaptan yapılan bir kasnak üzerine derinin gerilmesiyle yapılır. Kasnak kenarına da pirinçten ziller takılır. Defin yüzeyine el ile vurdukça bu ziller de ritm sesi verirler.. ilkel toplumlardan en medeni milletlere kadar hemen her toplumda kullanılan ve yaygın olan bir müzik âletidir. Tasavvufi âyinlerde ve dînî mûsikîde, kasnak çapı biraz daha büyük olan, Bendir veya Bender denilen şekli kullanılır. Eskiden derinin gerilmesi için ısıtılırdı, çok gerildiği zaman da ıslak bezle silerek deri gevşetilirdi. Günümüzde akort problemlerini halleden çok pratik teknikler geliştirilmiş, hatta estetik olarak da çok hoş görünümlü yapılabilmekte ve çok değişik boyutlarda imal edilmektedir. Def grubu usûl âletlerinin en küçüğü ve zilli olanı Def, biraz daha kasnak çapı büyük ve zilsiz olanı Bendir, çok daha büyük olup, kasnağın iç tarafında deriye yakın yerde yetmiş küsûr halka bulunan türüne de Mazhar denilmektedir.. Mevlevilik ve Musiki
Sayfa 60·Kitabı okuyor
Reklam