Bekir Coşkun

Başın Öne Eğilmesin yazarı
Yazar
8.4/10
91 Kişi
397
Okunma
50
Beğeni
7,1bin
Görüntülenme

Hakkında

1945 yılında Şanlıurfa'da, memur bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Ankara’da Yüksek Gazetecilik Okulu’ndan mezun olduktan sonra 1974’te foto muhabiri olarak işe başladı. Daha sonra polis muhabirliği, parlamento muhabirliği yaptı. 1978’de Günaydın Gazetesi'ne geçti. Köşesinin adı Dokuzuncu Köy’dü. 1987’de Sabah Gazetesi'nde Onuncu Köy başlıklı köşesini yazmaya başladı. 1993'teHürriyet Gazetesi'nde geçti. Şu ana kadar yayımlanmış 4 adet kitabı bulunmaktadır: "Dövlet", "Avukatımı İstiyorum", "Pako'ya Mektuplar" ve "Ben Pako". Köpeği Pako’nun adıyla kaleme aldığı yazılar yayımlanmıştır. TRT'de yayımlanan "Pako’ya Mektuplar" adlı dizi başta BBC olmak üzere altı AB ülkesi televizyonu tarafından satın alınmıştır. Hayvansever kişiliğiyle de bilinen yazar; keman çalabilmektedir, bir doğa ve deniz tutkunudur. Yaz ayları Ayvalık'ın Cunda Adası'nda ikâmet etmektedir. Bekir Coşkun, 9 Eylül 2009 tarihi itibarıyla Hürriyet Gazetesi'den ayrılmıştır. Bekir Coşkun, 25 Eylül 2009 tarihi itibarıyla HaberTürk gazetesinde yazılarına başlamıştır. 2010 yılında Cumhuriyet gazetesiyle anlaşan Coşkun, 14 Mart 2014'te Sözcü'deki ilk yazısını yazdı. 2017 yılı Ekim ayında kanser tedavisi nedeniyle yazılarına ara veren Bekir Coşkun, o tarihten bu yana sağlığı el verdiği sürece Sözcü gazetesindeki köşesinden okurlarıyla buluşmayı sürdürüyordu. Son yıllarında kanser tedavisi gören Sözcü gazetesi yazarı Bekir Coşkun 18 Ekim 2020 günü Ankara Şehir Hastanesi’nde yaşamını yitirdi.
Ünvan:
Gazeteci, Yazar
Doğum:
Şanlıurfa, Türkiye, 1945
Ölüm:
Ankara, Türkiye, 18 Ekim 2020

Okurlar

50 okur beğendi.
397 okur okudu.
3 okur okuyor.
100 okur okuyacak.
2 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 44.7
Erkek% 55.3
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
* Geçen salı gazetenin arabasındaki telefon çaldı, bir ses: " Abi o iş tamam..." Bizim bozuk termosifonu bıraktığımız tamirci sandık... Meğer bir rüşvet pazarlığındaki kişilerden birisi... Herhalde hatlar karıştı..." İş tamam" deyince biz de termosifon sahibi olarak teşekkür ediyoruz: " Eline sağlık... İş görecek mi?." " Kesin görecek işi... öbür parçayı da almak lazım..." Parça dediği boru- moru olmalı... " Ne gerekiyorsa yap... ne kadar o parça? " Yirmi milyon..."
Sayfa 9 - Sözcü Kitabevi·Kitabı okudu
* Nedense Türk insanı "casusiye" işlere aşırı ilgi duyuyor ... Belki " Ruslar bizi gözetliyor" evhamıyla yaşadığından ... Ya da " İngiliz oyunu" ile başı yeterince derde girdiğinden... Belki de barış dönemlerinde de kendi devletinin hafiyeleri tarafından kovalandığından... Misal, Anadolu kentlerinde başıboş dolaşan deli ya da dilencilere hep " casus" gözüyle bakılır...
Sayfa 11 - Sözcü Kitabevi·Kitabı okudu
Reklam
Reklam