John Cheever Pulitzer Ödülü kazanana kadar edebiyat dünyasında kendine yer bulmaya çalışan bir yazar. Oğlu Benjamin Cheever'ın derlediği bu mektuplar onun hem ruhsal dünyasına ışık tutuyor hem de yazınsal yolculuğunu anlamamıza yardımcı oluyor. Bu eser mektup saklamayı sevmeyen insanlardan da mektuplarını atmalarını isteyen bu karmaşık ruhlu yazara vefa borcu niteliğinde de olmuş diyebiliriz. John Cheever'ın ölümüne kadar mücadele ettiği alkolikliği, bastırılmış cinselliği ve cinsel kimlik karmaşasının yarattığı bunalımlar onun ruhunu derinden yaralarken aile ve sosyal ilişkilerini de zorlaştırıyor ama asla yazmaktan vazgeçmiyor. Eserlerinin ortaya çıkışına kadar giden bu zorlu yolculuk onun ne kadar hırslı olduğunu da gösteriyor. Yüzleşme, hesaplaşma, isyan, günah çıkarma, ruhun otopsisi, hırs, pes etme, yeniden ayağa kalkma! Bunların hepsi ve daha fazlası Cheever'ın mektuplarında okuyucuyla özel bir diyalog kuruluyor gibi bize sunulmuş. Oğul Benjamin'in ekstra olarak yazarın mektuplarında ki atıflarını, kullandığı takma adları ve havada kalan bazı bilgileri detaylı bir şekilde anlatması tamamlayıcı olmuş. Kapsamlı bir araştırma sonucu hazırlanan bu eser hem yazarın hayatını merak edenler hem de mektup okumayı sevenler için biçilmiş kaftan. Benim de iyi ki okudum dediğim kitaplar arasında yerini aldı. Keyifli okumalar.