Beril Tüccarcıbaşıoğlu Uğur

Beril Tüccarcıbaşıoğlu Uğur

Çevirmen
8.1/10
10 Kişi
·
23
Okunma
·
0
Beğeni
·
2
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
Cassandra Clare yarattığı aynı dünyadan yazmaya devam etmesine ve bu kadar çok kitap yazmasına rağmen nasıl oluyorda her kitapta coşkusundan bir gram bir şey kaybetmiyor anlayamıyorum. Şöyle bir tahmin yürütebilirim ama; iyi bir yazar olmak bunu gerektiriyor!
Ölümcül Oyuncaklar'ı okuyanlar bilir ki, serinin ilk kitabında olaylara direkt giriş yaptığınız için mi bilinmez, anlamakta zorluk çekebiliyordunuz. Bu yüzden de sıkılıyor ve okumakta zorlanıyordunuz. Sonra özellikle ikinci kitabın ortasından sonra olaylar öyle bir gelişiyor ve okuyucu kendini öyle bir kaptırıyordu ki, seri su gibi akıp gidiyor, siz bitince olağanüstü bir şok ve aşk ile kaldığınızla kalıyordunuz. Aynı tutku, aynı güzellik yan serisi diyebileceğimiz Cehennem Makineleri'yle devam ediyordu. Şimdilerde de, devam etmekte olan Karanlık Sanatlar'la da kaldığı yerden sürüyor. Karanlık Sanatlar'ın ikinci kitabının da birinci kitabından hiçbir farkı olmadığını belirteyim. Hikâye tüm mükemmelliği ile devam ediyor!
Emma ve Julian -siz ne düşünürsünüz bilemem ama- benim gözümde yeni Clary ve Jace'ler. Kendileri için verdikleri savaş, sevdiklerini, ailelerini korumanın gerisinde ilerlese de, onlar ne olursa olsun savaşmaktan hiç vazgeçmiyorlar. Umulmadık zamanda umulmadık olaylarla karşılaşmaları bir yana bir de istemedikleri misafirler tarafından başları amma ağrıyor. Bu zorunlu misafirler yüzünden de Arthur, artık basit(?) bir sorundan daha fazlası oluveriyor. Bir de konseyden gizli yaptıkları şeyler ve anlaşma var tabii. Üstelik hiç olmaması gereken biriyle... Julian ve Emma'nın yanı sıra yeni hayatına adapte olmaya çalışan Kit'i tanımaya çalışmak da ayrı bir keyifliydi. Christopher, sen tam bir Herondale'sin bebeğim!
Mark'ı da unutmamak lazım. Vahşi Av'da yaşadığı onca şeyden sonra, ailesinin yanında da olsa, nefilimlik ve ağabeylik sandığı kadar kolay bir şey gibi gelmiyor. Hele bir de Kieran faktörü varken.
Emma ve Julian'ın birbirlerine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyarken, birbirlerinden uzak durmaya çalışmaları da, taktir edersiniz ki fazla fazlasıyla zor oluyor.
Herkese keyifli okumalar!

Yazarın biyografisi

Adı:
Beril Tüccarcıbaşıoğlu Uğur

Yazar istatistikleri

  • 23 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.