Bilal Toprak

Din Arkeolojisi ve Göbekli Tepe yazarı
Yazar
8.3/10
4 Kişi
22
Okunma
1
Beğeni
1.307
Görüntülenme

Okurlar

1 okur beğendi.
22 okur okudu.
17 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 54.5
Erkek% 45.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
MODERN ZAMANIN OTORİTE VE İDEOLOJİSİ : BİLİM;
Bilim, özellikle modern dönemde sorgulanamaz ve reddedilemez bir bilgi kaynağı olarak öne sürülmüştür. Gerçekte ise, Orta Çağ'da din üzerinden sağlanan otorite, Aydınlanma sonrasında bilim eliyle gerçekleştirilmek istenmiştir. Böylece kimi teoriler, bilimsel bir tez olarak öne sürülmüş ve bir anlamda bunlara kesin olarak inanılması istenmiştir. Önceleri kendisini Homeros ve Hristiyan geleneğinden mülhem “çoban-kral” metaforuyla otorite olarak ortaya çıkaran dinî söylem/gelenek ve din adamları modern dönemde yerini “bilim”e terk etmiştir. Pastoral dönemde nasıl insanlar din adamlarına samimiyet ve sadakat ile bir bağlılık ilişkisi kuruyorlarsa modern dönemde de epistemik cemaate yani akademik camiaya/bilim çevrelerine benzer unsurlarla bu bağlılığı sürdürmeleri beklenmektedir. Modern dönemde hâkim olan paradigmanın doğal bir sonucu olarak, Hristiyan öğretinin yerine dünyayı esas alan seküler aydınlanmacı düşünce kriter alınmıştır. Nasslardan sonuç çıkarmayı esas alan “tümdengelim” yerini gözlemlerden sonuçlara ulaşan “tümevarım”a bırakmıştır.
Sayfa 106 - Milel Nihal Yayınları
BATI MERKEZLİ TARİH ANLAYIŞI;
17. yüzyıla gelindiğinde Avrupa'da Rönesans'ın etkisinin yanında matbaa, barut, pusula ve teleskop gibi birçok aracın kullanılmaya başlanması sonucunda Orta Çağ'da etkin olan klasik bilim anlayışının da değişmeye başladığı söylenebilir. Bu meyanda İngiliz filozof ve bilim adamı Francis Bacon (1561-1626), antik çağ yazarlarının öğretileri yerine gözlem, deney ve olgulara dayanan tümevarım yöntemi ile bilgi elde etmenin daha güvenilir olduğunu öne sürdü. Bacon'a göre, tümevarım metodu sayesinde insan yeryüzündeki kaderini düzeltecek ve böylece geçmiş "inançların/hurafelerin" boyunduruğundan kurtulmak mümkün olacaktı. Bu bakış açısının diğer önemli yönü ise ilerlemeci olmasıdır. Buna göre diğer tüm topluluklar ilerleme yoluyla Avrupa gibi mükemmelleşebilirler. Buradaki ilerleme, sadece teknolojik gelişmeyi değil, aynı zamanda siyaset, dini ve ahlaki inançları da kapsayacak şekilde, insan hayatının bütün yönlerini ilgilendirmektedir. Böylece insanlık aşamalı olarak cehalet ve hurafeden kurtularak mükemmel hale gelecektir.
Sayfa 30 - Milel Nihal Yayınları
Reklam
Reklam