Bryan Stevenson

Bryan Stevenson

Yazar
8.8/10
99 Kişi
·
305
Okunma
·
8
Beğeni
·
264
Gösterim
Adı:
Bryan Stevenson
Unvan:
Avukat
Doğum:
Amerika, Milton, 14 Kasım 1959
" Yaşlı olabilirim, yoksul olabilirim, siyahi olabilirim ama buradayım! Buradayım, çünkü gördüğüm adalet zihniyeti beni tanık olmaya zorluyor. Buradayım, çünkü burada olmam gerekiyor. Buradayım, çünkü beni uzaklaştıramazsınız! "
* Bizler hayatımız boyunca yaptığımız en kötü şeyden ibaret değiliz.
*Yoksulluğun karşıtı zenginlik değil, yoksulluğun karşıtı adalettir.
*Başkalarını kurban ettiğimiz ölçüde kendimizi de mahkum ederiz.
❝Biz insanlar, aramızda kim daha yenikse, dışarıdan bakıldığında kimin yaraları daha çok görülüyorsa en çok o insanları eziyor, kökeni irkel içgüdülerimize dayanan acımazsızlığımızı en çok onları kurban etmek için kullanıyorduk. Aslında bilyoruz ki insanlık da çift taraflı bir kavram, karşılılık ilkesi bir gün bizi de verdiğimiz hükme mahkum kılar.❞
Bryan Stevenson
Sayfa 368 - Koridor Yayıncılık
Elli yıl önce Amerikan adalet sisteminde biri bir şiddet suçu işlediğinde toplumdaki herkesin kurban olduğunu varsayan bir kavram vardı
"Onlara insanlığa dair önemli bir şeyi hatırlatıyorum; hiçbirimiz yaptığımız en kötü şeyden ibaret değiliz."
407 syf.
·8 günde·10/10 puan
Merhamet son zamanlarda okuduğum beni çokça etkisinde bırakan, okurken beni sinirlendiren, olanları aklımın almak istemediği bir kitap...
Kitabın tek kötü yanı gerçek yaşantıların anlatılması...evet okuduğumuz kitapların çoğu kurgu tasarlanmış hikayeler. Merhameti okurken hiç bir olayın kurgu olmaması yaşanmış hikayelerden meydana gelmesi insanda o kadar sarsıcı bir etki bırakıyorki. Ve yaşanılanlar çok uzak bir tarih de değil. Yakın zamanımızda hala devam ediyor olması...Amerikada sırf siyah tenli olmaları yüzünden afrikalı- amerikalılara yapılan haksızlıklar.. Amerikan adalet sistemi. elektrikli sandalyede yanık et kokusuyla idam edilmeleri.. suçsuz yere bir insan hayatını dört duvar arasında işkencelerle, tacizlerlerle daha bir çok iğrençliklerle geçirip yok etmeleri. Zihinsel engellilere, çocuklara, kadınlara... Neden bu ırkçılık, bu cezaları verebilen insanlar ne düşünüyorlar benim aklım hiç bir zaman almayacak. .
Ama bunun cevabını Bryan Stevenson kitabında şu şekilde veriyor ‘’Hepimiz kendi kırılmışlığımızı kabullenirsek, kendi zayıflıklarımızı, kusurlarımızı, taraflılığımızı ve korkularımızı kabullenirsek neler olabileceğini düşünmeye başladım. Belki de bunu yaparsak, aramızda başkalarını öldüren yenikleri öldürmeyi istemezdik. Belki de engelliler, tacize uğramışlar, ihmal edilmişler ve travma yaşamışlar için çözümler aramak üzere daha çok çabalardık. Kendi kırılmışlığımızı kabul edersek, kitlesel mahkumiyetlerde , insanları idam etmekten, aramızdaki en savunmasızlara karşı kayıtsız kalışımızdan memnun olmaz, bunlara izin verdiğimiz için kendimizle gurur duymazdık.’’

‘’Daha fazla umuda ihtiyacımız var. Daha fazla merhamete. Daha fazla adalete...’’

Kesinlikle okumalısınız..
407 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
Bryan Stevenson hukuk fakültesini bitirdikten sonra kendisini haksız yere müebbet hapse mahkûm edilenleri, yoksulları,masum iken idam cezasına çarptırılan mahkumları savunmaya adar.
.
Henüz kariyerinin başında iken idam cezasına çarptırılan Walter McMillian adında ki siyahi mahkûm ile tanışır.
Davayı tüm detayları ile inceleyen Bryan, Walter'ın masumiyetine tamamen inanır ve bunu kanıtlarıyla destekler. Ancak ufak bir sorun vardır. Her türlü delile karşı fikri değişmeyen bir yargıç ve delilleri yok sayan mahkemeler vardır.
Uzun yıllar Walter'ın özgürlüğüne kavuşması için mücadele eden Bryan sizce amacına ulaşabilecek midir?
.
.
Son zamanlarda böyle sinir krizi geçirerek okuduğum ve beni oldukça derinden sarsan bir kitap okumamıştım.
Amerikan adalet sistemi, beyazların siyahilere karşı tutumu ve ırkçılığı,karar verici makamında bulunan yetkililerin adalet duygusundan yoksun oluşu beni kelimenin tam anlamıyla çıldırttı ve sinir krizlerine soktu.
.
Kitapta sadece Walter'ın hikayesi anlatılmıyor. Onun dışında çok sayıda çocuk mahkûmun hikayesi de anlatılıyor. Her biri birbirinden daha etkileyici yaşam öyküleri. İnsan okurken kendisini oldukça kötü hissediyor. Bunu yaşasam nasıl hissederim düşünemiyorum bile.
.
Suçsuz yere 30 yıldan fazla süre hapis yatan çocuklar, zihinsel engelliler, suçu olmadığı hâlde idam edilen siyahiler...
Hepsinin acısını adeta yüreğimde hissettim.
.
Kitap Bülbülü Öldürmek ile aynı yerde geçiyor ama arada tek bir fark var burada anlatılanlar tamamen gerçek ve kurgu değil. Gerçi Harper Lee muhteşem bir kurguyla gerçeği insanların suratına çarpmıştı. Haksızlık etmeyelim, zaten Bryan Stevenson da Harper Lee'ye hakkını ilk bölümde teslim ediyor.
.
Kitabın filmi de oldukça başarılı ve ses getiren yapımlar arasında gösteriliyor. En kısa zamanda izleyeceğim.
.
Herkese keyifli okumalar.
407 syf.
·Puan vermedi
Siyahî genc bir avukatin,ucretsiz bir avukatlik bürosu acarak,yargisiz infazlara kurban giden çocuklarin,kadinlarin,akil hastalarinin davalarini ustlenmesi uzerine anlattiklarindan olusan kitapta,ayrintili bir sekilde davalari anlatirken,adale sisteminin ne denli kötü oldugunu okuyoruz.Olayla ilgisi olmayan birini bile idamla yargilayip yillarca yargi surecinin devam etmesi, hapisteyken yasanan iskence ve tecavuzlerin hesabinin verilememesi,butun zorluklara karsi,ömrünü bir kisiyi bile kurtarabilse kâr diye dusunen bir avukatin gözunden goruruz.
407 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Hukuk sosyolojisi dersi içerisinde önerilen ve okuduğum, "Merhamet" adlı kitapla karşınızdayım. Birçok alanda,"ödüllü" bir kitap olduğunu söylemeden de geçmeyeyim.
Fakültedeyken ders kitaplarından öğrenemeyeceğimiz, fakülteyi bitirdikten sonra ise yıllar içinde kazanabileceğimiz tecrübelerin bir kısmına dair güzel bir derleme olan bu kitap, az çok fikir sahibi olduğunuz konuları bambaşka şekillerde değerlendirmenizi sağlayacaktır.Ayrıca,Amerikan adalet sisteminin geçirdiği süreçleri ve şuan geldiği noktayı gördüğünüzde büyük hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Okurken yok artık, nasıl olur, bu kadarı da fazla ama dediğim o kadar çok yer oldu ki... Cezalar, cezaların infazında, temyizinde yaşananlar...Verilen her bir mücadele de haksız yere yitip giden hayatlar, adalet ve merhameti umutla size tekrar sorgulatacak ve arattıracaktır.
Herkese iyi okumalar .
407 syf.
·15 günde·10/10 puan
Konu kendimiz olmayınca var olan haksızlıkları göremiyoruz, ya da görmezden geliyoruz.
Bryan Stevenson haksızlıkları görmezden gelemeyen, insanlara umut olup, yozlaşmış adalet sisteminin haksız kararlarına meydan okuyarak mahkumları özgürlüğe kavuşturmak isteyen ve bunu da çıkar gözetmeden yapan sayılı iyi niyetli avukatlardan bir tanesi.
Geri adım atmasını sağlayıp umutsuzluğa yol açacak çok fazla engelle karşılaşmasına rağmen yılmadan insanlar için çırpınması beni etkileyen ve kimi zaman da ‘Bunu yapmak için gereken sabrı nerden buluyor’, ‘neden pes etmiyor’, ‘neden başkası değil de ben demiyor’ sorularını sormama neden oldu. Cevabı gecikmedi..

Samimiyetini, sempatisini, iyi niyetini gerçekten okuyucusuna çok iyi hissettiren bir yazardı. İlk kez bir yazara bu kadar sempati besleyip yakın hissettim.

Her zamanki gibi beğendiğim bir

alıntıyla bitireyim.

“Aslında kişinin kendi kırılmışlığını,bozulmuşluğunu, yenikliğini anlamasında bir güç vardı, çünkü yenik olduğumuzu kabullenmek ve bu gerçekle barışmak beraberinde çok önemli bir şeyi getiriyordu; merhamet ihtiyacını ve isteğini, hatta belki de başka birine merhamet etme gereksinimini.”
407 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10 puan
Ödüllü bir kitap ile karşınızdayım. CNN, Newyork Times, Washington Post, Boston Globe, Seatle Times, Esquire ve Times tarafından yılın ve son on yılın en iyi kitaplarından biri olarak gösterilen bir kitap.

Yazarın kendi ağzından anlattığı hikaye aslında yazarın mesleki hayat hikayesi. Bryan Stevenson gerçek hayattada yıllarca ücret gözetmeksizin ezilenleri, adaletsizliğe uğramışları savunmuş, davalarına bakmış bir avukat ve şuanda bir hukuk profesörü'dür. Harper Lee'nin Bülbülü Öldürmek kitabının içindeki olayların geçtiği yer olan Monroe County'de ve siyah - beyaz çatışmalarının yoğun olarak yaşandığı bir dönemde geçiyor.

Bryan Stevenson, en çaresiz durumda olanları ve sesleri umutsuzca kaybolup gidenleri, yoksulları, haksız hüküm giymişleri, ağır ceza sisteminin en uç saçaklarında kalmış kadın ve çocukları savunmak için:Eşit Adalet İnisiyatifi (EJI) kar amacı gütmeyen hukuk bürosunu kurduğunda geç bir avukattır. Aldığı ilk davalardan biri sadece bir siyahi olduğu için kendisinin işlemediği bir cinayeti, daha doğrusu işlenen bir cinayetin failinin bulunamaması sonucu şerif, savcı ve emniyet mensuplarınca gösterilen tepkilerden kendilerini kurtarmak ve dosyayı kapatmak için kendilerine sahte bir fail olarak seçtikleri siyahi bir kurban Warter McMillian'ın idam cezasıyla yargıladıkları davasıydı. Dava, Bryan'ı bir komplo, politik sistem ve hukuksal bir mücadele ağının içine çekerek, ülkede ki merhamet ve adalet anlayışını kökten değiştirdi.

Merhamet, idealist ve yetenekli genç bir avukatın unutulmaz yaşam hikayesini analatırken, savunduğu kişilerin hayatlarına dokunaklı bir pencere açıyor ve gerçek adalet arayışında bizlere vicdanın önemini vurgulayan ilham verici bir argüman sunuyor.
Keyifli okumalar,,,,
407 syf.
·37 günde
Afroamerikalı bir hukukçu olan yazar, demokrasinin beşiği olarak bilinen Amerika yargı sisteminin aslında ne olduğunu, ırkın, rengin, dilin, dinin aslında yargıçlar ve jüri için nasıl bir filtre konumunda olduğunu yaşadığı somut olaylar üzerinden anılar şeklinde anlatmış.
Sırf ırkından ve renginden dolayı gerek yargılanma gerek infaz aşamasında çocukların bile bir büyük gibi yargılanıp cezalarının o şekilde infaz edildiğinin, temyiz aşamasında Afroamerikalıların davaları incelendiği zaman özellikle beyazlardan bir heyet atandığının vs. gibi birçok anının çarpıcı anekdotun paylaşıldığı sürükleyici bir kitap. Siyahın beyaza, beyazın kırmızıya üstünlüğü yoktur diyen herkesin bu kitabı okuması gerektiği kanaatindeyim. Hukuk, felsefesi olan bir disiplindir. Bu sebepten özellikle hukukçuların hukuk mantığına, felsefesine katkısı olacağını düşünüyorum. Herkese iyi okumalar dilerim.
407 syf.
·Puan vermedi
Kitap boyunca şunu düşündüm: Dışarıdaki adaletsizliği görmek, onu eleştirmek ne kolay! Ah Amerikalılar! Siyahilere, yoksullara, kendini savunamayanlara neler etmişsiniz; ne çok susmuşsunuz öyle! Ya biz? Dışarıdan bakabilir miyiz kendimize?
408 syf.
·15 günde
"Unutmayalım ki başkalarını kurban ettiğimiz ölçüde kendimizi de mahkum ederiz." alıntısıyla anlatacaklarıma başlamak istiyorum. Bu kitabı
@evladimsanadiyorum ekibiyle birlikte okudum. Kitap keşke kurgu olsaydı dediğim, oldukça üzücü gerçek yaşam hikayelerinden oluşuyor.
Yazar 𝑩𝒓𝒚𝒂𝒏 𝑺𝒕𝒆𝒗𝒆𝒏𝒔𝒐𝒏, idealist ve yetenekli genç bir avukatken, savunduğu kişilerin sarsıcı hikayelerini okurla paylaşıyor.
Okurken dünden bugüne var olan adalet sistemini sorguladan edemiyorsunuz. Adalet denilen şeyin yoksullara, kadınlara, çocuklara, kendisiyle aynı ten rengine sahip olmayan insanlara nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.
ꕥ.ꕥ.ꕥ.ꕥ
☘︎︎ Sevgi nedendir ama adalet araçtır.
☘︎︎ Bizler hayatımız boyunca yaptığımız en kötü şeyden ibaret değiliz.
☘︎︎Yoksulluğun karşıtı zenginlik değil, yoksulluğun karşıtı adalettir.
☘︎︎Korku ve öfke bizi intikamcı, fırsatçı, adaletsiz yapabilir ta ki merhamet eksikliğinden hepimiz zarar görene dek...
☘︎︎ Şefkat eksikliği bir toplumun, bir devletin, bir ulusun yozlaşmasına yol açabilir.
☘︎︎ Başkalarının yanlış davranışlara maruz kalmasına izin verdiğimizde hepimiz sorumlu oluruz.
꧁꧂꧁꧂꧁꧂꧁꧂
407 syf.
·14 günde·Puan vermedi
Irkçılığın iliklerinize kadar işleyeceği bir roman okumak isterseniz bu kesinlikle Merhamet olmalı derim. Dünyada bir yerlerde insanlar hâlâ renklerine göre yargılanıyor. Evet yargılanıyor diyorum çünkü bizzat mahkemeler yargılamalarını insanların renklerine göre yapıyor. Bir hukuk profesörü olan Bryan Stevenson gönüllü olarak baktığı davalarını anlatmış Merhamet’te. Bu çağda, bu dünyada, biz her şeyin iyiye gittiğine dair hâlâ umut beslerken Merhamet’i okumadan bu çağ hakkında karar vermeyin derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bryan Stevenson
Unvan:
Avukat
Doğum:
Amerika, Milton, 14 Kasım 1959

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 305 okur okudu.
  • 33 okur okuyor.
  • 112 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.