Carlo Levi

Carlo Levi

8.7/10
3 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
388
Gösterim
Adı:
Carlo Levi
Unvan:
İtalyan ressam, yazar, doktor
Doğum:
Torino, İtalya, 29 Kasım 1902
Ölüm:
Roma, İtalya, 4 Ocak 1975
Carlo Levi, zengin bir yahudi aile olan Ercole Levi ile İtalya'nın ünlü sosyalist liderlerinden Claudio Treves'in kızkardeşi Annetta Treves'in çocuğu olarak Torino'da dünyaya geldi. 1917 yılında girdiği Torino Üniversitesi'nde tıp eğitimi gördü ve 1924 yılında mezun oldu. 1924-1928 yılları arasında Torino Üniversitesi Kliniği'nde, Profesör Micheli'nin asistanı olarak çalışmasına rağmen, daha çok politika ve resimle ilgilendiği için, pratisyen bir doktor olarak hiç çalışmadı. Burada hepatopati ve safra yolları hastalıkları üzerine yoğunlaştı. Piero Gobetti tarafından yönetilen "Rivoluzione Liberale (Özgür Devrim)" grubuna üye oldu. 1927 yılında resim yapmaya başladı. Bir süre Paris'de kaldı ve Sergey Prokofiev, Igor Stravinsky, Moravya Alberto, Giorgio De Chirico gibi isimlerle sürekli diyalog halinde oldu. 1929 yılında "Sei pittori di Torino (Altı Torinolu Ressam)" sergisinde yer aldı. Resim sanatının konformist bakış açısı ile ters düştü. 14. Venedik Bienali'nde çeşitli etkinliklerde bulundu.

Carlo ve Nello Roselli ile birlikte 1929 yılında kurdukları antifaşist Giustizia e Libertà (Adalet ve Özgürlük) grubunu Leone Ginzburg ile birlikte yönettiği için, 1934'de faşist hükümet tarafından Roma'da iki ay tutuklu bırakıldı. Mayıs 1935 tarihinde bugünkü adı Basilicata olan güney İtalya'daki Lucania bölgesine sürüldü. Burada belirli bir süre Grassano şehrinde kalan Levi, Eylül 1935'den Kasım 1936'ya kadar Aliano köyünde kaldı. Sefalet içinde yaşayan köylülere kısıtlı malzeme ve ilaçla parasız sağlık hizmeti verdi. Bu hizmeti yerel yönetim tarafından yasaklanınca, doktorluğu gizli bir şekilde yürütmek zorunda kaldı. Burada bulunduğu süre içerisinde insan ve manzara resimleri yaptı, köylülerin geleneklerini, özellikle batıl inançlarını ve sihirlere olan inanışlarını araştırdı. Aliano'dan hatırladıklarını daha sonra, 1945 yılında yayınlanan Cristo si è fermato a Eboli (İsa Bu Köye Uğramadı) adlı kitabında yazdı. Kitapta köyün adını Gagliano olarak değiştirmişti.

1936 yılında Addis Ababa'nın, faşist İtalya tarafından ele geçirilmesi nedeni ile çıkan genel aftan yararlandırılarak serbest bırakıldı. Levi yurtdışına kaçtı ve Giustizia e Libertá grubunu Paris'ten yönetti. 1941 yılında İtalya'ya döndü. Floransa'da yakalandı ve hapse atıldı. Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı. Floransa'da Palazzo Pitti karşısındaki bir eve yerleşti ve orada 1943/44 yıllarında İsa Bu Köye Uğramadı kitabını yazdı.

II. Dünya Savaşı'nın bitiminin ardından Roma'ya taşınarak, Partito d'Azione (Hareket Partisi) yayın organı İtalia Libera (Özgür İtalya) gazetesinin yayımcılığını yaptı, yazılar yazdı. Resim yapmaya tekrar başladı. Resimleri Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve Amerika'da sergilendi. Kitaplar yazdı. 1963 yılında, 1972 yılına kadar üyesi olarak kaldığı Komünist Parti'den aday oldu ve senatoya seçildi.

Carlo Levi, 1975 yılında zatürre nedeni ile Roma'da bir hastanede yaşamını yitirdi. Vasiyetine göre, sürgün yeri olan Aliano köyünün mezarlığına defnedildi.
Yıllar geçti, savaşla ve insanların tarih dedikleriyle yüklü yıllar.
Carlo Levi
Sayfa 13 - Helikopter
Ama bu günahsız sevapsız karanlık dünyada kötülük bir ahlak olayı değil, bir gündelik derttir yalnız.
Carlo Levi
Sayfa 14 - Helikopter
Bütün ağalar partiye yazılmıştı. Doktor Milillo gibi tek tük ayrı kafada olanlar bile. Neden dersiniz, parti demek hükümet demek, devlet demek, baştaki güç demekti; onlar da tabii kendilerini bu güçle birlik sayıyorlardı. Bunun tam tersi bir düşünceyle köylüler partiye yazılmış değillerdi, hangi parti olursa olsun yazılacakları da yoktu. Faşist değillerdi, liberal de olamazlardı, sosyalist de, daha bilmem ne de. Çünkü bütün bu işlerin onlarla ilişiği yoktu. Bir başka dünyanın işleriydi bunlar. Hiçbir anlamları yoktu onlar için. Hükümetle, gücü kuvveti olanlarla, devletle ne alışverişi olabilirdi onların? Devlet, ne türlü olursa olsun Roma'dakilerin devletiydi. (...) Dolu neyse, toprak kayması neyse, kuraklık, sıtma neyse devlet de öyle bir şeydi.
Carlo Levi
Sayfa 69 - Helikopter yayınları. Türkçesi: Sabahattin Eyüboğlu
En azılı bir eşkiya çetesinin başı Caruso demiş ki bir gün: "Dünyanın kocaman bir tek yüreği olmalıydı ve ben o yüreği göğsünden söküp çıkarmalıydım."
Bütün bu çocukların garip bir halleri vardı: Bir yandan hayvanlara, bir yandan da olgun insanlara benziyorlardı. Doğuştan sabırlı olmaya, acı çekmeden acının ne olduğunu bilmeye hazır gibiydiler.
Carlo Levi
Sayfa 182 - Helikopter yayınları. Türkçesi: Sabahattin Eyüboğlu
Ama ne yazık ki bu da hayatın bize verdiği ve bizim tembellik, budalalık ya da ihmal yüzünden kaçırdığımız fırsatlardan biri oldu benim için.
Carlo Levi
Sayfa 142 - Helikopter yayınları. Türkçesi: Sabahattin Eyüboğlu
Cinsel isteğin önünde duracak ahlak kuralı olamaz; ama gelenek de bu işi zorlaştırmak için elinden geleni yapar.
Hıristiyan onların dilinde insan demektir. Onların ağzından sık sık duyduğum bu söz belki aşağılık duygusunun acı be­lirtisiydi sadece. Biz Hıristiyan değiliz, biz insan değiliz; in­san diye değil hayvan diye bakarlar, bize, birer yük hayvanı gi­bi. Hayvandan da aşağı sayılırız, ecinnilerden bile aşağı, çünkü onlar melekçe olsun şeytanca olsun kendi hayatlarını yaşarlar; bizse ufkumuzun ardındaki Hıristiyan dünyasının baskısı, üs­tünlüğü altında ezilmişiz.
Gerçekten becerikli bir adamdı: küçük ameliyatlarımda yardıma çağırıyordum onu, hastalara iğ­ne yapmaya da yolluyordum. İzinli değilmiş bunları yapmaya. Neye gerekti izin?Çok iyi başarıyordu bu işleri, ama ille de gizli yapacaktı; çünkü İtalya ünvanlar ve diplomalar memle­ketidir; çünkü kültür bir koltuğa yükselip onun haklarını öle­siye korumak için elde edilen bir şey olmakla kalır. İş diplo­malı bilime kalsaydı Gagliano'da bir çok köylüler ömürleri boyunca topal gezerlerdi. Ayaklarını borçlu oldukları adam bu kaçakcı Figaro'dur, bu sinsi, bu yarı büyücü, yarı hekim, hü­kümetle, jandarmalarla cenkleşen tez ayaklı, tez kafalı adam.
Sürükleyici bir roman. keyifli bir okuma olmuştu benim için. Çevirisi de gayet güzeldi. Tavsiye ederim. Kütüphanelerde bulunması gereken bir roman bana kalırsa. Yayınevi zaten iyi işler çıkarıyor bu da onlardan biri. Şimdiden iyi okumalar diliyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Carlo Levi
Unvan:
İtalyan ressam, yazar, doktor
Doğum:
Torino, İtalya, 29 Kasım 1902
Ölüm:
Roma, İtalya, 4 Ocak 1975
Carlo Levi, zengin bir yahudi aile olan Ercole Levi ile İtalya'nın ünlü sosyalist liderlerinden Claudio Treves'in kızkardeşi Annetta Treves'in çocuğu olarak Torino'da dünyaya geldi. 1917 yılında girdiği Torino Üniversitesi'nde tıp eğitimi gördü ve 1924 yılında mezun oldu. 1924-1928 yılları arasında Torino Üniversitesi Kliniği'nde, Profesör Micheli'nin asistanı olarak çalışmasına rağmen, daha çok politika ve resimle ilgilendiği için, pratisyen bir doktor olarak hiç çalışmadı. Burada hepatopati ve safra yolları hastalıkları üzerine yoğunlaştı. Piero Gobetti tarafından yönetilen "Rivoluzione Liberale (Özgür Devrim)" grubuna üye oldu. 1927 yılında resim yapmaya başladı. Bir süre Paris'de kaldı ve Sergey Prokofiev, Igor Stravinsky, Moravya Alberto, Giorgio De Chirico gibi isimlerle sürekli diyalog halinde oldu. 1929 yılında "Sei pittori di Torino (Altı Torinolu Ressam)" sergisinde yer aldı. Resim sanatının konformist bakış açısı ile ters düştü. 14. Venedik Bienali'nde çeşitli etkinliklerde bulundu.

Carlo ve Nello Roselli ile birlikte 1929 yılında kurdukları antifaşist Giustizia e Libertà (Adalet ve Özgürlük) grubunu Leone Ginzburg ile birlikte yönettiği için, 1934'de faşist hükümet tarafından Roma'da iki ay tutuklu bırakıldı. Mayıs 1935 tarihinde bugünkü adı Basilicata olan güney İtalya'daki Lucania bölgesine sürüldü. Burada belirli bir süre Grassano şehrinde kalan Levi, Eylül 1935'den Kasım 1936'ya kadar Aliano köyünde kaldı. Sefalet içinde yaşayan köylülere kısıtlı malzeme ve ilaçla parasız sağlık hizmeti verdi. Bu hizmeti yerel yönetim tarafından yasaklanınca, doktorluğu gizli bir şekilde yürütmek zorunda kaldı. Burada bulunduğu süre içerisinde insan ve manzara resimleri yaptı, köylülerin geleneklerini, özellikle batıl inançlarını ve sihirlere olan inanışlarını araştırdı. Aliano'dan hatırladıklarını daha sonra, 1945 yılında yayınlanan Cristo si è fermato a Eboli (İsa Bu Köye Uğramadı) adlı kitabında yazdı. Kitapta köyün adını Gagliano olarak değiştirmişti.

1936 yılında Addis Ababa'nın, faşist İtalya tarafından ele geçirilmesi nedeni ile çıkan genel aftan yararlandırılarak serbest bırakıldı. Levi yurtdışına kaçtı ve Giustizia e Libertá grubunu Paris'ten yönetti. 1941 yılında İtalya'ya döndü. Floransa'da yakalandı ve hapse atıldı. Mussolini'nin tutuklanmasından sonra serbest bırakıldı. Floransa'da Palazzo Pitti karşısındaki bir eve yerleşti ve orada 1943/44 yıllarında İsa Bu Köye Uğramadı kitabını yazdı.

II. Dünya Savaşı'nın bitiminin ardından Roma'ya taşınarak, Partito d'Azione (Hareket Partisi) yayın organı İtalia Libera (Özgür İtalya) gazetesinin yayımcılığını yaptı, yazılar yazdı. Resim yapmaya tekrar başladı. Resimleri Avrupa'nın çeşitli ülkelerinde ve Amerika'da sergilendi. Kitaplar yazdı. 1963 yılında, 1972 yılına kadar üyesi olarak kaldığı Komünist Parti'den aday oldu ve senatoya seçildi.

Carlo Levi, 1975 yılında zatürre nedeni ile Roma'da bir hastanede yaşamını yitirdi. Vasiyetine göre, sürgün yeri olan Aliano köyünün mezarlığına defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 24 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.