Cem Güventürk

Cem Güventürk

Yazar
9.2/10
83 Kişi
·
188
Okunma
·
25
Beğeni
·
539
Gösterim
Adı:
Cem Güventürk
Unvan:
Türk Karikatürist
Doğum:
İzmir, Türkiye, 12 Nisan 1989
Ben Cem Güventürk, 12 Nisan 1989 İzmir doğumluyum, İstanbul Kadıköy’de yaşıyorum. Çizgi Film Animasyon eğitimi aldım, Üniversite’de 1. sınıfta (2008 yılı) ilk kez bir karikatürüm Penguen Dergisi’nde amatör sayfada yer aldı. O günden bu yana uğraştığım üzerine kafa yorduğum bir alan.

Süreç aslında iki aşamalı şekilde ilerliyor; bir fikri oluşturup nasıl anlatılacağına karar vermek ve çizmek. Karikatür her şeyden sorumlu olduğunuz bir alan, sınavı kesinlikle bir üniteyi kapsamıyor. Her şey alanınızda ve onları bir araya getirip bir şey üretiyorsunuz. Günceli takip etmek onu kovalamak her zaman bir avantaj tabi ki ama bunun en kritik belirleyicisi çalışmalarınızda neyi işlemek istediğiniz.

Keşfetme süreci elbette sancılı bir süreç, çok fazla şeyi bir araya getirmeye çalışıyorsunuz, aralarında bağlantı oluşturmaya çalışıyor, okuyucuların kendilerinden de bir şeyler bulmasını sağlamaya uğraş veriyorsunuz. Komik olmasına, gerçekçi olmasına özen göstermeniz gerekiyor ve bir sporcu edasıyla her zaman antrenmanlı olmalısınız. Haftalık veya aylık o performansınızı korumaya, üstüne çıkmaya çalışıyorsunuz.

Dönüm noktası anlamında birkaç sene öncesini gösterebilirim, askerden yeni gelmiş burnumdan bir ameliyat geçirmiştim evde iyileşmeye çalışırken kendi kendime farklı malzemeleri denemeye fırsatım olmuştu. Teknik anlamda karikatürü daha illüstratif bir forma dönüştürmek istiyordum, bu zaman aralığı bana o imkanı tanımıştı, daha fazla inceleyip daha fazla çalıştım dönüm noktası olarak o zamanı gösterebilirim. Ama buna daha küçük ölçekli bakarsak, yani bir eserin oluşmasındaki dönüm noktasıysa kesinlikle o eseri oturtmak istediğiniz tabanı oluşturmak, bazı zamanlar bu hiç olmaz, bazen ise hiç ummadığınız kadar kolay olur, bu bir nevi o bulduğunuz bir fikri demlemek gibi bir şey, fikri özümseyip bir araya getirdiğiniz şeylerle tam kıvamını yakalamak işin püf noktalarından.

Konular dediğim gibi aslında her şeyi içeriyor, metrobüste önünde telefonla oynayan adam da, eski sevgilin de, dün izlediğin bir film veya bir gazete haberi her şeyin seni ilgilendirdiği ve eserlerinde kullanabileceğin, seni besleyen şeyler.

Türü konusunda büyük ustalarla da konuştuğumuzda farklı cevapların olduğu bir tarz benimki,. Genel adıyla karikatür, illüstrasyon olarak değerlendirilmeli veya grafik karikatür olarak nitelendirilebilir şeklinde yorumlanmıştı, tam bir sınıfa koyamadığımız tarzda işler aslında.

Bu sene Nisan ayında ilk kitabım “Çünkü Bir Anlamı Vardır” çıktı. Bunu bir seri haline getirip bir külliyata dönüştürmek istiyorum. Stil ve form anlamında çizgimde yakalamak istediğim değiştirmek istediğim şeyler var, bunları yakalamak ve işlerimi şu ankinden daha ileri bir seviyeye taşımak istiyorum, içerik de dahil. Anlatım tarzıma katmak istediğim hedeflediğim çok şey var.

Yabancı sanatçıları inceliyorum, daha farklı öyküler makaleler çizgi romanlar okuyorum. Fikirlerimi daha farklı değerlendirme ve oluşum süreçlerinde daha başka yerlerden ele almaya çalışıyorum, sergiler geziyorum, sahne sanatlarını takip etmeye çalışıyorum, anlatım ve ifade şeklimi güçlendirmek öncelikli amacım diyebilirim.

Geçen bir sene boyunca Penguen Dergisi’de düzenli olarak çizdim. Karakarga Dergisi’nde çizmeye devam ediyorum. Eylül ayında ortak bir sergide yer alacağım, sene sonuna doğru da kendi kişisel sergimi açma planım var. Ayrıca üniversite eğitimim olan animasyon dalında da çalışmaya devam ediyorum. Şu an film projeleri için konsept tasarımlar yapıyorum, planlarım arasında bir kısa animasyon filmi projesi de var, onun senaryosu üzerinde çalışıyorum.
Ya ben genelde yanlış kişiyi seçerim de, sen bana direkt yanlış olan tarafını göstersen de ona aşık olsam hiç uğraştırmasan!..
Gerçekten artık bir yetişkin olduğun için mi... Yoksa ülke gündemi seni her şeye hazırlıklı hâle getirdiği için mi haberlere heyecanlanmaz oldun?
Cem Güventürk
Sayfa 20 - Kara Karga Yayınları
128 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Cem Güventürk’le çok geç tanışmış olmanın üzüntüsünü yaşadım kitabı okurken. Salt mizah değil aynı zamanda hüznü de incecik işleyen, ‘Aaa tam da benden bahsediyor’ dedirten karikatürist. Günlük hayattaki olaylara karşı refleks haline gelmiş duygularımızla yüzleşmeye, onlara bıyık altından gülüp, biraz da hüzünlenmeye varım diyebilirseniz naçizane tavsiyemdir. Okuyalım, okutalım
112 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Cem Güventürk'ü bu karikatür kitabıyla tanıdım. Hem çizimleri hem de değindiği konular müthiş. İyi ki iki kitabı daha varmış. Onları da edindim. :) Karikatür kitabını okumak çok kısa sürüyor ama bu kitaplara arada bir dönüp bakmak oldukça iyi oluyor. Bu tip kitaplar yemek sonrası yenen birer tatlı gibi. Elbette, ana yemek olarak da tüketilebilen tatlılardan.
96 syf.
·10/10
Kitaplıkta her gözüme çarpışında umulmadık bir anda pantolon cebimden çıkan 50 kuruşun hissiyatını veriyor. Cem Güventürk'ün karikatürlerini kahkaha attırmasa da uzun uzun baktırmasıyla, insanı bir anlığına anılarına götürmesiyle, ufak bir tebessüm ettirmesiyle ve incelemesi inanılmaz keyifli çizimleriyle hep çok sevdim zaten. Tadımlık.
128 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Cem Güventürk'ün yayınlanmış son kitabı olan, Sanki Sen Aynı Ben, önceki kitapları kadar iyi. Sadece bir karikatür kitabı olarak değil, bir duygular atlası olarak da okunabilir.
112 syf.
·1 günde·Beğendi·Puan vermedi
Karikatür kavramını farklı yorumluyor. İnsanın içsel kavgaları, bitmeyen tartışmalarını, hepimize ait duyguları çok basit ve çoğu zaman komik çizgilerle aktarıyor.
96 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Güventürk'ün ilk kitabı. Diğer iki kitabına göre biraz geride kalsa da yine de okunmayı hak ediyor. Güventürk'ün herhangi bir kitabını okuyan kişi diğer kitaplarını da merak edecektir. Çünkü bir anlamı vardır. :)
128 syf.
·Beğendi·9/10
Okurken aşırı düşündüren karikatür mizah tarzı kitap. Her sayfaya derin derin dalıyorsun. Çizimler çok orijinal. Değişik çalışan bir beynin ürünleri. Çok keyif alarak eğlencenin geri planında hüznü hissettiren bir kitap. Ülkemizde böyle bir sanatçının yetişmiş olması ne gurur verici.
128 syf.
·10/10
Cem Güventürk Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Çizgi Film Animasyon bölümünü bitirmiş bir karikatürist. Ama bambaşka bir tarzı var. Bildiğimiz karikatürler değil bunlar.

Karikatürün anlamının bir olayın güldüren, güldürürken düşündüren çizimler olmasından yola çıkarak kitabı -çizerin diğer kitapları da dahil- elinize alıp gülüp eğleneceğinizi düşünüyorsanız yanılırsınız. Çünkü içeride güldüklerimizin yanında kalplerimizi kıran şeyler var.

Cem Güventürk'ü ilk olarak Instagramda tanıdım. Kitapları satın almak için izlediğim ilk yol D&R'a gitmek olmuştu ama hepsinin tükendiğini söylediler keşfetmek için geç kalmışım hissine kapıldım, internetten sipariş vererek edindim ve bütün kitapları alıp incelemem, kendisine, mizahına, çizimlerine, aklına hayran kalmam bir kaç günümü aldı.

Kitaplar, alıp okuyup bir kenara kaldıracağınız, kütüphanenizde yer edinip tozlanacak tarzda da değil üstelik. Ben bundan sonra aklıma düştükçe, benzer şeyler yaşadıkça, kendimi yine öyle hissettiğimde, çünkü bir anlamı olduğunda ve sanki ben aynı sen dediğimde açıp bakacağım. Belki bir süre yeni bir oyuncak almış çocuk gibi yanımda dahi taşırım. Zaten minicikler.

2016, 2017, 2018 yıllarında 3 kitap yayınladığına göre şimdi 2019 kitabı için beklentiye girme vaktidir.

Not: İncelememi en son kitap 'Sanki Sen Aynı Ben' olduğu için bu kitap adına yazdım. Düşüncelerim 3 kitap için de geçerli.

Kötü Haber Düzenlemesi: Kendisinin başka karikatür kitabı çıkarmak gibi bir planı yokmuş.
İyi Yönü: Belki öykülerini bir yerlerde derlermiş.
Kaynak: Kişisel instagram hesabı.
112 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
bu da çok başarılı bir kitap detaylı incelememi yakında yapacağım. En az Çünkü Bir Anlamı Vardır hatta bence ondan da ileriki bir seviyede. Çok beğendim
112 syf.
·Beğendi·9/10
Birbirimizden çok da farklı şeyler hissetmediğimizi farketmemi sağladı diyebilirim. Her sayfada bu durumu ben de yaşadım diye düşündüm.
Not: Karikatürlerin orijinalinin sulu boya ile renklendirilmesi ayrı hoşuma gidiyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
Cem Güventürk
Unvan:
Türk Karikatürist
Doğum:
İzmir, Türkiye, 12 Nisan 1989
Ben Cem Güventürk, 12 Nisan 1989 İzmir doğumluyum, İstanbul Kadıköy’de yaşıyorum. Çizgi Film Animasyon eğitimi aldım, Üniversite’de 1. sınıfta (2008 yılı) ilk kez bir karikatürüm Penguen Dergisi’nde amatör sayfada yer aldı. O günden bu yana uğraştığım üzerine kafa yorduğum bir alan.

Süreç aslında iki aşamalı şekilde ilerliyor; bir fikri oluşturup nasıl anlatılacağına karar vermek ve çizmek. Karikatür her şeyden sorumlu olduğunuz bir alan, sınavı kesinlikle bir üniteyi kapsamıyor. Her şey alanınızda ve onları bir araya getirip bir şey üretiyorsunuz. Günceli takip etmek onu kovalamak her zaman bir avantaj tabi ki ama bunun en kritik belirleyicisi çalışmalarınızda neyi işlemek istediğiniz.

Keşfetme süreci elbette sancılı bir süreç, çok fazla şeyi bir araya getirmeye çalışıyorsunuz, aralarında bağlantı oluşturmaya çalışıyor, okuyucuların kendilerinden de bir şeyler bulmasını sağlamaya uğraş veriyorsunuz. Komik olmasına, gerçekçi olmasına özen göstermeniz gerekiyor ve bir sporcu edasıyla her zaman antrenmanlı olmalısınız. Haftalık veya aylık o performansınızı korumaya, üstüne çıkmaya çalışıyorsunuz.

Dönüm noktası anlamında birkaç sene öncesini gösterebilirim, askerden yeni gelmiş burnumdan bir ameliyat geçirmiştim evde iyileşmeye çalışırken kendi kendime farklı malzemeleri denemeye fırsatım olmuştu. Teknik anlamda karikatürü daha illüstratif bir forma dönüştürmek istiyordum, bu zaman aralığı bana o imkanı tanımıştı, daha fazla inceleyip daha fazla çalıştım dönüm noktası olarak o zamanı gösterebilirim. Ama buna daha küçük ölçekli bakarsak, yani bir eserin oluşmasındaki dönüm noktasıysa kesinlikle o eseri oturtmak istediğiniz tabanı oluşturmak, bazı zamanlar bu hiç olmaz, bazen ise hiç ummadığınız kadar kolay olur, bu bir nevi o bulduğunuz bir fikri demlemek gibi bir şey, fikri özümseyip bir araya getirdiğiniz şeylerle tam kıvamını yakalamak işin püf noktalarından.

Konular dediğim gibi aslında her şeyi içeriyor, metrobüste önünde telefonla oynayan adam da, eski sevgilin de, dün izlediğin bir film veya bir gazete haberi her şeyin seni ilgilendirdiği ve eserlerinde kullanabileceğin, seni besleyen şeyler.

Türü konusunda büyük ustalarla da konuştuğumuzda farklı cevapların olduğu bir tarz benimki,. Genel adıyla karikatür, illüstrasyon olarak değerlendirilmeli veya grafik karikatür olarak nitelendirilebilir şeklinde yorumlanmıştı, tam bir sınıfa koyamadığımız tarzda işler aslında.

Bu sene Nisan ayında ilk kitabım “Çünkü Bir Anlamı Vardır” çıktı. Bunu bir seri haline getirip bir külliyata dönüştürmek istiyorum. Stil ve form anlamında çizgimde yakalamak istediğim değiştirmek istediğim şeyler var, bunları yakalamak ve işlerimi şu ankinden daha ileri bir seviyeye taşımak istiyorum, içerik de dahil. Anlatım tarzıma katmak istediğim hedeflediğim çok şey var.

Yabancı sanatçıları inceliyorum, daha farklı öyküler makaleler çizgi romanlar okuyorum. Fikirlerimi daha farklı değerlendirme ve oluşum süreçlerinde daha başka yerlerden ele almaya çalışıyorum, sergiler geziyorum, sahne sanatlarını takip etmeye çalışıyorum, anlatım ve ifade şeklimi güçlendirmek öncelikli amacım diyebilirim.

Geçen bir sene boyunca Penguen Dergisi’de düzenli olarak çizdim. Karakarga Dergisi’nde çizmeye devam ediyorum. Eylül ayında ortak bir sergide yer alacağım, sene sonuna doğru da kendi kişisel sergimi açma planım var. Ayrıca üniversite eğitimim olan animasyon dalında da çalışmaya devam ediyorum. Şu an film projeleri için konsept tasarımlar yapıyorum, planlarım arasında bir kısa animasyon filmi projesi de var, onun senaryosu üzerinde çalışıyorum.

Yazar istatistikleri

  • 25 okur beğendi.
  • 188 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 88 okur okuyacak.