Devam etti Niko giderek duygusallaşan sesiyle: "O kağnıların sırtında lime lime elbiselerle, bataklık yollardan hastalanarak, ölerek gelmeye çalışan muhacirlerin soydaşları burada da olsa, bilin ki vatanları doğup büyüyüp, kök saldıkları yer oralardır. Onlar buralara zor alışacaklar. Bak, çoğu Türkçeyi zor konuşuyor diye şimdiden aşağılanıyorlar. Kaç göbek geçecek ki, acıları küllensin de buralı olsunlar. Bugün onları oradan kopartan sebepler, yarın da bizi buradan kopartır. Tabii ömrümüz olursa. Ama ben görmek istemem, kaç göbektir toprağım olan Çomaklı'dan kağnının veya atlı arabanın sırtında, yorgan döşek bilmediğim topraklara göçmeyi. Allah ölülerini, topraklarını geride koyup da kimseyi muhacir yapmasın."