Çesban Dılba

Çesban Dılba

Yazar
9.5/10
2 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
22
Gösterim
Aslını yitirmiştir buradakiler,
İyilik ve güzellik geçmez buradan.
Kimi zaman harami sofralar kurarlar ötede,
Kimi zaman asılan bir halkın gerdanından içerler.
Yüreğimize dokunan ne varsa bizimdir;
Kimi zaman bir ıslık,
Bir sazın zımbırtısı...
Kimi zaman bir şiir,
Bir oyun, gölge oyunu...
Hangi dilde söylendiği,
Hangi seste dile geldiği önemli değildir.
Yüreğimize dokunması yeterlidir,
Onun içindir,
Yüreğimize dokunan ne varsa bizimdir!
Duygusuzluğun hilafetini çıkardılar
Ve zamana mal ettiler her şeyi,
Ama hayır azizim, zaman aynı zaman,
İnsanlar değişti!
Ne berbat bir hastalıkmış şu alışmak,
İnsan ölüme hiç alışır mı?
Veya sevmeyi hiç unutur mu?
Evet, sevmeyi bile unutturdular bize,
İşte, şimdi öyle anlamsız ki yaşamak...
Bir bukalemun tarzı yaşam sahnesinde yer almak,
Korkakça, kurnazca ve ahmakça,
Faydasız ve önemsiz...
Mesele böyle sıradan yaşamak değil,
Mesele bir amaç uğruna yaşamak...
Alışmadan önce yaşıyorduk,
Şimdi değil!
Yaşamanın bir anlamı vardı önceden,
Aşkın, acının, açlığın, ihanetin...
Ya yüreğini titretirdi bunlar
Ya da yakardı kendine gelemezdin uzun bir süre,
Ama şimdi öyle mi?
Giden gidene,
Götüren götürene...
Her dilden bir kelebek topladım,
Siyahı, beyazı, elası, sarısı...
Her renkten,
Irk ayrımına tahammülüm yok.
Her birine adını taktım,
Cihana saldım.
Mutluluk son bulmasın diye,
Her birine kırmızı mendil bağladım.
Şahıdır kelebekler şimdi,
Güzel günler gelecek,
Ben onlara bel bağladım.
Kalk giyin, pılını pırtını topla,
Göçüyoruz bu diyarlardan.
Neden diye sorma,
Nasıl diye sorma,
Bana soru sorma!
Halkımın bir çift selamına hasretim...
Yok,
Sokaklar boş, kurda çakala emanet,
Pazarlar suskun,
Dayı cenaze merasiminde,
Gençliğim kıyıda, köşede,
Kahvehanede,
Baş döndürmekte...
Ben ne edeyim bilemem,
Haydi, kalk, giyin göçüyoruz,
Bu ruhsuz diyarlardan...
Yüzyıl önce çizilmiş ecel defterimiz,
Sol elimize verilmiş,
Kötü kalemle çizilmiş,
Noktası, virgülü kanla kirlenmiş...
Yüzyıl öncesinden,
Ölüm fermanımız verilmiş.
Ne demek bilir misin,
Başka dilde konuşmak,
Başka kültürde halaya durmak,
Başkasının yüzyıllık kehanetine inanmak?
Belki de bilirsin,
Veyahut duymazlıktan gelirsin!
Ne değişir ki?
Her bir evin çatısı altında ağlayan,
Sokak ortasında üç kurşunla yatan,
Bir sahil kıyısının kenarına vuran,
Henüz yaşı, oynadığı oyun sayısını geçemeyen,
Bedenler düşmeyecek sokak uçlarına
Ve de artık celladında bulmalı yok oluşunu,
Ölümü yaratan...
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 2 okur okuyacak.