Cesur Doruk

Cesur Doruk

Yazar
7.6/10
10 Kişi
·
16
Okunma
·
2
Beğeni
·
129
Gösterim
Adı:
Cesur Doruk
Unvan:
Türk Yazar
“Hayatımda da masalsı değişimler var artık benim.Eskiden elimi cebime soktuğum zaman kırışmış pos makinesi slipleri ya da bozuk para çıkardı,şimdi rengarenk lastik tokalar çıkıyor.Markete gidip alışveriş yapıyorum,kasaya geliyorum,cüzdanımı çıkarıyorum arka cebimden,cüzdanımın üzerinde kocaman kabartma pembe bir kalp çıkartması var artık.Cep telefonumun arka yüzünde çiçek çıkartmaları,bu satırları yazdığım bilgisayarımın üzerinde Barbie çıkartmalarım var benim.Sabah kahvaltılarında bir önceki gün dünyada olan sıkıcı haberleri dinlemektense inanılmaz hayal gücünden çıkan fantastik rüyalar dinliyorum.Bütün prensesleri ve ona aşık olan prens karakterlerini tanıyorum.Bazen ufacık bir şey yapıyorum “Aslan babam” diyor,süper kahraman sanıyorum kendimi.Çünkü baba olmak bazen süper kahraman olmayı gerektirir...”
Cesur Doruk
Sayfa 114 - Destek
Çocukluğumu geçirdiğim apartman da duruyor hala, çok eskimiş ama. Hatta mHallede tek o bina kalmış yıkılıp yenilemeyen. Asansöre binsem 4. Kata çıkıp kapıyı çalsam mı ki? Ben burada büyüdüm bir bakabilir miyim diye...
Madem bu çocuk senin, her yaptığını yapmaya çalışan bir kopyacı kitap konusunda da kopyacılık edecek tabii. Senin elinde ne kadar çok kitap görürse o kadar çok okuyacak, ne kadar cep telefonu ve tablet görürse bu aletlerle o kadar çok ilgilenecek.
Hava biraz sıcaktı pazara gelmek için. Az domat aldım, biraz roka. Şevket-i bostan soruyorum. " Tanımıyorum" dedi pazarcı. Burada mı tezgah açıyormuş?.
Ne yapayım ben senin altın olan taşını, torağını
Şevket-i bostanın olmayınca
Mesela kime baba diyoruz?
Ameliyathane kapısında bebeği kucağına alınca gözleri dolan adama baba diyoruz
Akşam evde oyuncaklarla oynarken şirinlerdeki şirin Baba değil de Şirine olmayı kabul eden adama da baba diyoruz.
Pişen balıkların en büyüğünün kılçıklarını beyin ameliyatı yaparcasına ayıklayıp çocuğuna yediren adama baba diyoruz. Bazen çatlayan sabır taşını, japon yapıştırıcısıyla yapıştırıp yerine koyan adama ermiş baba diyoruz.
Cesur Doruk
Sayfa 96 - Destek yayınları
Ben hatırlamıyorum ki senin her anını. Unutmuyorum.
O en sevdiğin pembe gömleğin var üzerinde biraz küçülmüş, kolları kısalmış.
Keşke hiç kısalmasa, hiç küçülmese
Sen büyümesen keşke hiç..
Cesur Doruk
Sayfa 105 - Destek
Cesur Doruk'un, "biradambirbebek" kitabından alıntılar;

S 26- Ölü doğum vakasını bildiğimden mi yoksa yetiştirilme şeklimden mi bilmiyorum ama hep şefkatli oldum kardeşime karşı. Hiç kıskanmadım. Mama yedirdim, oyun oynadım, uyuttum.

S 37- Tamam kabul ediyorum beş yaşımda karşı komşumla oynadığım evcilik oyunlarından biraz daha zor ama olsun böylesi daha güzel. Artık bir bebeğimiz mi olsa?

S 43- Tıbbi bir sorun yoksa her isteyen çocuk sahibi olabiliyor. Onu doğru, yanlış, dürüst, hırsız, sevecen ya da kötü yetiştirmek çevresel faktörlerle beraber büyük oranda anne ve babasının elinde. Bu düşünce bende büyük bir baskı yaratıyor. İnşallah iyi bir evlat yetiştirebilirim.

S 70- O hastane odasında geçen günlerin sonunda kızımızı kucağımıza sağlıklı olarak alabilmenin dünyadaki her şeyden önemli olduğunu anlamıştık.

S 95- Mesela kime "Baba" diyoruz? Ameliyathane kapısında bebeği kucağına alınca gözleri dolan adama baba diyoruz. Akşam evde oyuncaklarla oynarken şirinlerdeki Şirin Baba değil de Şirine olmayı kabul eden adama da baba diyoruz. Pişen balıklardan en büyüğünün kılçıklarını beyin ameliyatı yaparcasına ayıklayıp çocuğuna yediren adama baba diyoruz. Bazen çatlayan sabır taşını, Japon yapıştırıcısıyla yapıştırıp yerine koyan adama ermiş baba diyoruz.

S 101- Tek başınıza kitap okuyun, bir filme gidin, hobinizle ilgilenin, hobiniz yoksa bir köşeye çekilip neden bu yaşa kadar bir hobi edinmemişim diye dertlenin ama mutlaka yalnız vakit geçirin. Yalnız vakit geçirin ki pil tekrar dolsun.

S 113-114 Madem bu çocuk senin, her yaptığını yapmaya çalışan bir kopyacı, kitap konusunda da kopyacılık edecek tabii. Senin elinde ne kadar çok kitap görürse o kadar çok okuyacak, ne kadar cep telefonu ya da tablet görürse bu aletlerle o kadar çok ilgilenecek. Hani "çocuklarla kaliteli vakit geçirmek" diye bir söylem var ya, bence ailece beraber kitap okumak en kaliteli eylem...

S 142- Seni hastane odasında o mart ayının soğuk gününde kucağıma aldığımda ilk his endişe oldu içimde. Sensizlik endişesi. Tüm varoluş sebebim değişti sanki bu dünyadaki.

S 145- Sen bir şeye kızıyorsan ve çocuğun onu yapmasına izin vermiyorsan aynı tutarlılığı anne de göstermeli. Birinin kızdığı konuyu diğeri tolere etmemeli.

S 152- Hiçbir zaman teknolojinin esiri olmasını istemedim kızımın ama nimetlerinden faydalanmamak da enayilik olur.

S 161- Burada okuyup öğrendiğimiz taktikler devreye giriyor. Kaybeden yok taktiğini uyguluyoruz. "İlla etek mi giymek istiyorsun? Peki etek giyip nasıl üşümeyebilirsin bir düşünelim mi beraber? Senin bir önerin var mı? Mesela çorabı mı değiştirsek?"

S 165- Biz hiçbir telkin edici söz ya da harekette bulunmadan kendi kendine harika bir düzen tutturdu kuzu.

S 170- Benim inatçı kendim, bu yazdıklarımızın ne kadarını becerebileceksin bilmiyorum ama sen ben ol, hep "sev" ve sevgini hep göster olur mu!

S 174- Kızım benim arkadaşım, içimdeki onunla aynı yaştaki çocuğun arkadaşı. Ben onu beklemişim büyümek için, beraber büyüyoruz şimdi biz.
"Hadi gel yalnız bıraktın beni, tekli kırmızı parça bul bana baba!"
O halde ben kaçtım, bitti zaten yazacaklarım, pat diye bitti, affınıza sığınarak ben kızımla oyun oynamaya gidiyorum.
176 syf.
·Beğendi·10/10
elime alıp incelerken bir baktım ki kitabı bitirmişim. Ben hayatımda bu kadar eğlenceli bir kitap okumadım hem de bir babadan..... Yaşdaşım ve memleketlim olan @cesurdoruk küçüklüğünden bugüne olan yaşamını ozellikle de baba oluşunu öyle güzel anlatmış ki bazen kendinizden bazen eşinizden bazen de çocuğunuzdan görüp hissettiklerinizi buluyorsunuz satırlarda. Bir kadının yaşayacağı en özel, unutulmaz ve paha biçilmez anları olan doğum sürecini bir babanın gözünden okumak ayrı bir deneyim oldu benim için. Yeni anne ve baba adayı ya da artık eskimeye başlayıp da nostalji yapmak iyi olur diyenlerdenseniz bu kitabı kaçırmayın derim.
Ayrıca yazarın biradambirbebek.com blog sayfasını da ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
176 syf.
·Beğendi·10/10
Anneler tarafından yazılan hamılelik sureci ,dogum ve sonrası olayları okumak alısık olduğumuz bir durum. Lakin ilk kez bir babanın kalemınden okudum ve cok beğendim. Okurken yüzümden hiç tebessum eksik olmadı diyebilirim
176 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Hep anneler tarafından yazılan kitapları okuyan biri olarak, bir babaya ait duygu ve düşünceleri okumak inanılmaz zevkliydi.
Kitabı eşim okusun diye almıştım, baktım ortalarda sürünüyor; bir incelemek istedim. İncelerken bitirdigimi farkettim.
Cesur Doruk o kadar samimi ve akıcı yazmış ki; kızına düşkünlüğü beni benden aldı. Bir adam bir çocuğa bu kadar düşkün olabilir mi diye aklıma takildi. Maalesef herkes Cesur Doruk gibi bir baba değil. Kitabın içi cıvıl cıvıl. Resimli Kitap okumayı sevmeyenlerin bile kolayca okuyup, bitirebileceği bir cinsten.
176 syf.
·6 günde·5/10
Okuması eğlenceli hiç sıkmıyor. Ama ben sanki daha fazla bir şey bekliyordum o yüzden beni tatmin etmedi. Babayla kızı arasındaki bağı heyecanı macerayı anlatıyor kitap. Ama çok kısa geçilen yerler vardı üstünde durulmayan ya da fazla üstünde durulmuş yerler vardı. Belki bebek bekleyen bir baba adayının okuması için daha uygundur. :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Cesur Doruk
Unvan:
Türk Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 16 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.