Christopher Scotton

Christopher Scotton

Yazar
7.6/10
26 Kişi
·
50
Okunma
·
1
Beğeni
·
433
Gösterim
Adı:
Christopher Scotton
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
Washington, ABD
“ İnsanların bazen içlerindeki iyiliği hatırlatacak, neyin doğru neyin yanlış olduğunu söyleyecek cesarete sahip birine ihtiyaç duyduğunu öğrendim.. “
“ Dağın yazılı olmayan kurallarından biridir. Kamp yerini terk ederken, bir sonraki kişi için mutlaka bir miktar odun bırakılır.. / “
“ Peki, ya başkaları kurala uymazsa? / “
“ Ama birilerinin başlaması gerek.. / Hepimiz, geldiğimiz yeri, bulduğumuzdan birazcık daha iyi bıraksak ne olurdu, bir düşünsene? “
"Galiba kötü felaketler yaşandığında, geriye ne kadar ruhun kaldıysa, ancak o kadarını iyileştirebiliyorsun. Bence annem, Josh'u kaybedip onun yanarak öldüğünü izlediği gün, ruhunun da önemli bir bölümünü kaybetti."
Christopher Scotton
Sayfa 428 - Altın Kitaplar
480 syf.
·13 günde·Beğendi·9/10 puan
Doğanın insan eliyle nasıl mahvedildiği ve kasaba yerlilerinin topraklarının zehirlenmesini önlemek bu işleyişe karşı yaptıklarını konu alıyor. Kevin ve annesi yaşadıkları üzücü olaydan sonra kendilerini toparlamak için yaz tatilinde büyükbabasının yanına medgara giderler. Annesi o olay sonrasında nerdeyse aklını yitirirken kevının hayatındaki tek dal büyükbabası olur. Medgar eskiden yeraltı madenciliği olduğu zamanlarda çok kalabalık ve hareketli bir yer iken madencilik şekli dağları patlatma yöntemine geçildiğinde kasabada insan sayısı azalmış ve madencilik artık çevreye ve insanlara zarar veren işleyiş haline dönüştür. Kasabada ki insanlar para ve toprakları arasında verdikleri tercihler, hayat tercihleri farklı bakış açılarıyla değerlendirilmiş ve insani değerleri kendi içlerinde yargıladıkları çok güzel bir kitap olmuş.
480 syf.
·19 günde·5/10 puan
#okudumbitti bitmek bilmedi yani elimde 1 aydır sürünüyor malesef
428.syf dan bir alıntı ile başlayalım
Galiba kötü felaketler yaşandığında , geriye ne kadar ruhun kaldıysa , ancak o kadarını
İyilestirebiliyorsun.
Arka kapak ,~~~~
İnsan tabiatının derinliklerini ve bütün renklerini gözler önüne seren bir kaçış ve iyileşme hikâyesi… En küçük çabanın bile fark yaratabileceğine dair parlak bir umut ışığı… Yeryüzünün Bilgeliği, yüreklerin bam telini titretecek, hayata ve insana dair güçlü bir roman…
Sen birkaç gündür nerelerdeydin?
+ Çıkardığın yangınları izliyordum
mu kıtası okurken araya aldım bu kitabı neden bende bilmiyorum basladım belki o yüzden de sarmadı pek .. akıcı yazılmış ama bana bitsin artık dedirtti. umduğumu bulamadım. fazla beklenti iyi değildir.
480 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Kitapta bir sürü alınacak ders var. Kitap öyle tatlı ki.. İnsanoğlunun doğadaki en vahşi hayvan olduğunu bize tüm cıplaklığıyla gösteriyor. Irkçılık benim en nefret ettiğim olgu. Bazı unsurları okumak bu konuda canımı sıktı ve yaramı deşti. Ayrıca ciddi anlamda bir doğa düşmanlığı olan insanlar vardı. Kendi ellerimle onları boğmak istedim. Para uğruna yapılan bunca zulüm neden?

Bir çocuğun gözünden anlatılan bu farklı toplumsal olgular, malesef ki her zaman hayatımızdalar. Üzülerek bunu söylüyorum. Bir gün gelecek ve doğa ona yaşattıklarımızdan dolayı bizden intikam alacak evet!!

Oksijenimiz bitince, hastalıklar artmaya başlayınca, o kazandığınız paralarda işe yaramayacak!!

Homoseksüel olaylarından da bahsediliyor kitapta. Acıkcası bu konı benim da cok hosuma giden bir olay değil. Bana ciddi anlamda ters geliypr bu durum. Fakat insanlara saygı duyuyorum. Sectikleri renklere saygı duyuyorum. Bu tür olayların yabancı bir insanın ağzından bu şekilde yazılması beni sasırttı. Demekki bazı kültürler de hala bu olguya olumlu bakmıyorlar. Din farketmiyor. Bu onlar icin de olumsuz bir durum.

Kitap beni cok etkiledi, sonu hele sonu muhtesemdi. Okuduğum en güzel sonla bağlanan bir kitaptı. Tavsiye ediyorum mutlaka okuyun:)
480 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tesadüfen alıp okuduğum ve iyiki almışım dediğim roman yazarın ilk romanı olmasına rağmen kurgusu ve dili bakımında ustaca yazılmış bir eser. Konusu kardeşinin ölümüne sebep olan ya da öyle olduğu düşünülen gençin, dedesinin yaşadığı kasabaya gidip orada özellikle ilkgençlik yıllarında dedesinin bilgece tercübelerinden faydalanması ve doğaya yaptıkları yolculukta doğanın da bir ruhu olduğunun gösterilmesi. Aynı zamanda yaşanılan kasabanın insanları ve olaylar canlı bir şekilde anlatılmış. Roman masumiyet, sadakat, sevgi ve doğaya saygı üzerine kurulmus. Okurken dede ile torun arasındaki bağa gıpta ettim. Sammiyetin bu kadar hissedildiği az kitap okudum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Christopher Scotton
Unvan:
ABD'li Yazar
Doğum:
Washington, ABD

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 50 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 29 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.