Clive Bell

Clive Bell

Yazar
9.0/10
2 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
136
Gösterim
Adı:
Clive Bell
Tam adı:
Arthur Clive Heward Bell
Unvan:
İngiliz Yazar ve Denemeci
Doğum:
Berkshire, İngiltere, 16 Eylül 1881
Ölüm:
18 Eylül 1964
''İnsan hayatının tek amacı yalnız kendi soyunu sürdürmekse ve insan tekine bu amaca yarayan bir araç gözüyle bakacaksak eğer, hayat yaşanmaya değer mi?''
Akla yatkınlıktan açık yürekli bir hoş görüşe varılır; hoşgörü de başkalarının dediklerine kulak vermeye ve zorbalık yöntemlerinden iğrenmeye götürür insanı.
Kör inanç, en güzel uyarıcılarından bir olan heyecanı da aldatır; bununla da yetinmez, araştırıcı zekaya sınırlar koyarak bizi en ince ve yüce zevklerimizden yoksun bırakır. Çünkü böyle zeka, ölmese bile tutsaklığı içinde hantallaşır ve yağlanır...
Uygarlık insan yapısı bir şeydir. Araç kullanmak ve mal mülk haklarına saygı göstermek uygarlığa götürmede birer yoldur. Bir çağın uygarlığı sadece o dönemin sanatının güzelliği ve düşüncesinin gücü ile ölçülemez.
Özgür eğitim, hayattan haz duymayı öğretir, pratik eğitim ise hayattan haz duymamızı sağlayacak araçların nasıl elde edileceğini gösterir.
Bir birey olarak kendi bilincine varmış olan uygar insan, aklını, coşkularını ve duygularını eğiterek kendine bir hayat yolu çizer, onu engelleyici alışkanlıklardan, tutkulardan, elinden geldiğince temizler. Hayır, uygar insan tabiata uygun bir varlık olmayacaktır.
182 syf.
·12 günde·8/10
Uygarlık isimli bu kitabı alırken, biraz çevirmenlerinden etkilendiğimi söylemem gerekir sanırım. Bu kitap, benim okuduğum Toplumsal Dönüşüm Yayınları, Kuram serisi kapsamında Mina Urgan, Melih Cevdet Anday ve Vedat Günyol gibi tanınmış isimlerin bölüm çevirmeleriyle Türkçemize kazandırılmış.

Kitabın girişinde Clive Bell, uygarlık kavramını anlamaya çalışmasında kendisini etkileyen olay olarak Birinci Dünya Savaşı'nda İngiltere'nin moral kavramı olarak uygarlık adına savaşmayı öne sürmesinden sonra kendisinin de uygarlık ne ki uğrunda insanlar savaşsın diye düşündüğünü söylüyor. Bundan sonra kitap, uygarlık örneklerine geçmeden önce uygarlığı bazı kavramlardan dışlıyor, daha da sonrasında bireysel düzeye inip, uygarlık diye düşündüğü düzeyin nasıl oluşturulabileceğini kurguluyor.

Bell, kendisi, Oxford mezunu, kafası tamamen Antik Yunan kültürüyle dolmuş, hatta kendisinin ve Antik Yunan düşüncesiyle ilgililerin o gün yaşayan bir insan gibi düşünebileceğini öne sürüyor. Bu bana abartılı ve tek yönlü bir bakışa saplanmışlık gibi geldi. Anlatımında Bell, devletlerin, bir kesim belirlenecek insanlara liberal eğitim olarak tanımladığı, programsız, tasasız, merakıyla öğrenen insan kurgusu oluşturmaları gerektiğini söylüyor. Bu savında Atina'daki filozofların tasasız hayatlarından yola çıktığı çok açık. Ancak bence her zaman söylenen bir diğer şeyi unutuyor ki akıl, hareket alanı bulabilmek için boşluk ister. Bell'in kurgusunda ise tatmini üst düzeye ulaştırılmış bu uğraşsız insanların meraktan çok tembelliğe yöneleceklerini düşünüyorum. Yok, aksi olarak devlet bu insanları merak göreviyle yükümleyecek denirse de bu sefer durum liberal denebilecek serbestiden yoksun kalıyor.

Kitapta en çok dikkatimi çeken şeylerden birisi, Bell'in uygar insanı erdemlerden soyutlaması, ahlaktan neredeyse bağımsız kılmasıydı. Şöyle ki bir tür, insani diyebileceğimiz, merhamet gibi erdemlerin ilkel insanlarda da olabileceğini hatta daha yoğun olduğunu, uygar insanın ise eğitim işi bir yapaylıkla insan doğasına da uzak olmadığını kurguluyor. Machiavelli'nin Hükümdar isimli eserini okumasam da Genel Kamu Hukuku derslerinden bildiğim kadarıyla Machiavelli'de hükümdarı bu tür erdemlerden soyutluyordu. Bell ise bunu bir zümre için yapıyor ve bu zümre öyle bir yaşam sürüyor ki halk kitlelelerinden beslenen asalak aydınlara dönüşüyorlar. Ahlaksızlık, baskıcılık insanlar üzerinden bir yapıya devredilmemelidir. Eğer Bell uygar insan tanımına erdem koymamakla onu bağımsız da yaşatsa buna bir şey diyemezdik ancak halktan beslenen bir insan halka erdemle yaklaşmalıdır diye düşünüyorum. Bell'in uygar insan tanımlamasının pek de tutmadığını düşünüyorum buna içten içe de iyi ki demekle incelememi sonlandırıyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Clive Bell
Tam adı:
Arthur Clive Heward Bell
Unvan:
İngiliz Yazar ve Denemeci
Doğum:
Berkshire, İngiltere, 16 Eylül 1881
Ölüm:
18 Eylül 1964

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 10 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.