Colin Imber

Colin Imber

Yazar
8.5/10
2 Kişi
·
4
Okunma
·
1
Beğeni
·
45
Gösterim
Adı:
Colin Imber
Unvan:
Profesör
Colin Imber İngiliz profesör, tarihçi, yazar ve öğretim görevlisi. Türkiye ve Osmanlı tarihi üzerine çeşitli eserler yazdı .

Imber okudu ve doktora tezini savundu Kraliyet Teknik Enstitüsü'nde Sonradan Türk tarihinde bir araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalıştı 1970 Manchester Üniversitesi'nde emekli oldu.

İmber, diğer tarihçilere ait eserleri inceliyor. Eleştirisinde sözlerin yanlış kullanılmasından dolayı, konunun hatalarını ve yanlış yorumlanmasını bulursa bilinir. Örneğin, Norman Stonen'in Türkiye: Kısa Bir Tarih (2011) adlı kitabında yaptığı incelemede, "Karışık suçlamalar, yarı gerçekler, fanteziler, dizilişler ve müstehcenlikler" yazdı . Justin McCarthy'nin Osmanlı Türkleri: Bir Giriş Tarihi (1997) Imber şöyle yazdı: "Biberiye, hileli ittifaklar ve şimdi çöp tarihi".

İmber, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde modern Türkiye tarihi hakkında biyografisi için Stanford J. Shaw ve karısı Ezel Kural Shaw'ı eleştirdi . Diğer şeylerin yanı sıra, Shawi revizyonist bir şekilde Ermenistan soykırımı olmadığını öne sürdü .olurdu. Buna ek olarak, Imber işteki sayısız hataları reddetti. Onun eleştiri dedi: "Onlar [eser parçaları] kolaylıkla Aynı zamanda yanıltılmış anlayabileceği rehberlik, onlar bir uzman hiç sonra neredeyse her sayfa fayda görmeyen pek çok ikincil kaynaklardan ve ikinci el yorumların güvenmek olduğunu, hataları, yarı gerçek, aşırı basitleştirme yanlışlıklar o kadar dolu olan .. yanlış bilginin mayın tarlası, çalışmanın detaylı incelemelerini yazmak imkansız. " [4]
Süleyman, kadın soyundan gelenlerin tahta çıkmalarını sağlama ve tahtını kızkardeşinin oğlu Osmanşah'a bırakma tehdidinde bulundu. Aynı zamanda Selim'i Konya'ya Bayezıt'ın da Amasya'ya gitmesini emretti. Bu karar ülkeyi bir iç savaşa sürükledi. Amasya, İstanbul'a Konya'dan daha uzak olduğundan Bayezıt karara karşı çıkarak Kütahya'dan ayrılışını 1558 ekim sonuna kadar erteledi ve daha sonra geri dönme tehditleriyle yerine doğru ilerledi. Bayezıt 5 oğlu ve birkaç bin kişilik ordusu ile Amasya'dan kaçtı. Sınırı geçip İran'a girdi. Selim ve Süleyman'ın elçileri 1562'de Bayezıt'ı almak için Kazvin'e gittiler. Şah onları Selim'in adamı Ali Ağaya teslim etti. O da Bayezıt'ı 4 oğlu ile birlikte idam etti.
Padişahın Hürreme olan sevgi bağı onu kölelikten çıkartıp özgür yapacak ve onunla evlenecek kadar derindi. Hürrem 1558'de öldüğünde Süleymaniye Camisi'nin avlusuna kendi türbesinin yanına defnedildi. Hürremin birden fazla çocuk doğurması hanedanın politik yapısını değiştirdi. Daha önceki şehzade annelerinin tersine çocuklarının atandığı vilayettelere onlarla birlikte gitmedi. Gücün merkezi olan İstanbul'da sultana hemen ulaşabilir durumda kaldı. Bu anlamda 16. Yüzyılın sonları ile 17. Yüzyılın en güçlü kadın potresini çizmiş ve bir örnek oluşturmuştur.
1550'ye gelindiğinde Süleyman yaşlı ve hastaydı. Babalarının bu hastalıklı durumunda oğullarının taht için entrika çevirmeye başlamaları kaçınılmazdı. Süleyman'ın da onların niyetlerinden şüphelendiği bir gerçekti. Kuşkularının ilk kurbanı en büyük şehzade Mustafa oldu. 1553'te Süleyman İran seferini komuta etti. Ereğli'de Mustafa'yı otağına davet etti ve gözünün önünde boynunu vurdurdu. Yeniçeriler ve ordunun diğer kesimlerinde Mustafa'nın seviliyor olması muhtemel bir darbe girişiminin başarılı olacağı anlamına geliyordu. Bayezıt'ı tahtından çekilmeye zorlayanlar ve Selim'i iktidara getirenler Yeniçerilerdi.
Çoğalma ve annenin bakımı Süleyman'ın saltanatına kadar bu şekildeydi.bu padişah bu geleneğe görünürde siyasi nedenlerden dolayı değil ama aşkı nedeniyle Son verdi. 1521'de padişahın adı Mustafa olan tek bir erkek evladı vardı ve annesi de Mahidevran isimli bir cariyeydi. Aynı yıl içinde Hürrem isimli cariyeden Mehmet adı verilen ikinci bir oğlu oldu. Bu noktadan sonra hanedan geleneği gereğince padişahın artık onunla cinse münasebette bulunmaması gerekirdi. Ancak 1522 ile 1531 yılları arasında Hürrem padişahın halefi olan Selim de dahil olmak üzere 6 çocuk doğurdu.
Bütün tarih boyunca Osmanlı Hanedanı cariyeler aracılığıyla çoğalmıştır. Ancak 14. ve 16.yüzyıl başları arasında her bir cariyenin doğurganlık dönemini ilk erkek çocukla sınırlamak adet haline geldi. Sultana bir erkek mirasçı doğurduktan sonra o cariye hiçbir zaman tekrar sultanın yatağına girmemiştir. Doğduğu andan itibaren bir padişah veya şehzadenin her bir oğlu taht için uygun adaydı ve bundan dolayı kardeşler birer rakiptiler. Bu nedenle şehzadeler bir arada büyütülmezdi. Bunun yerine her anne kendi oğlunu ayrı olarak büyütür ve 10,11 veya 12 yaşlarına geldiğinde sultan onları valiyetlerin birine vali olarak atar ve annesi de onunla birlikte giderdi.
Taht kadınlara miras olarak kalmadığı için Osmanlı padişahı veya şehzadenin ilk görevi erkek mirasçılar üretmekti. Bunu yasal olarak karısı veya cariyrlerinin birisi aracılığıyla yapabilirdi. 1450'den önce padişahlar genellikle evlenirlerdi ama daha sonraları kölelerden çocuk sahibi olmak adet haline geldi.
Osmanlı'nın kendi toprakları da bölündü. Bayezıt'ın büyük oğlu Süleyman Avrupa'da, en küçük oğlu Mehmet Amasya'da egemenliğini sürdürüyordu. Üçüncü oğlu isa, Batı Anadolu'da kendi egemenliğini kurmaya çalıştı. Diğer bir oğlu Musa, Mehmet'in vesayeti altına girdi. Başka bir oğlu Mustafa ise kayboldu. Muhtemelen savaş tutsağı olarak Semerkat'a götürüldü. Bayezıt'ın halefinin kim olacağı konusunda bir anlaşma yapılmadı. Bu durumda iç savaş kaçınılmaz oldu.
Yeni padişahın (III.Mehmed) tahta çıkmadan önce ilk işi, en büyüğü 16 yaşında olan 19 kardeşini idam ettirmek oldu. Dönemin tarihçisi Peçevî bu olaya şöyle değinir: "O akşam on dokuz masum şehzade analarının dizlerinden koparılarak Allah'ın rahmetine teslim edilmişlerdir."
460 syf.
·Puan vermedi
Colin Imber, eserinin ilk 111 sayfasını kronoloji başlığı altında siyasi tarih kismina ayırmış. Burada, 1300-1650 arasındaki siyasi olaylara değiniyor; ilerleyen bölümlerde hanedan, saray, eyalatler, hukuk, ordu ve donanma başlıkları altında bu konulara dair malumatlar aktarıyor.

Osmanlı'yı bir batılının gözünden okumak isteyenler için güzel bir kaynak olabilir. Sadece siyasi tarih değil, yukarıda adını zikrettiğim muhtelif konulara değinmesi, kitabı daha da çekici bir hale getiriyor. Genel manada Osmanlı Devleti'nin siyasi ve sosyo-ekonomik tarihi ele alınmış ve bu 420 sayfa gibi kısa bir içerikte sunulmuş. Hem Tarihçiler hem de bölüm dışı arkadaşlar için bilgilendirici bir okuma olacağını düşünüyorum, bu sebeple herkese tavsiye ederim; dilinin çok ağır olmayışı ve konuların çok teferruatlı aktarılmayışı kolay bir okuma sunuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Colin Imber
Unvan:
Profesör
Colin Imber İngiliz profesör, tarihçi, yazar ve öğretim görevlisi. Türkiye ve Osmanlı tarihi üzerine çeşitli eserler yazdı .

Imber okudu ve doktora tezini savundu Kraliyet Teknik Enstitüsü'nde Sonradan Türk tarihinde bir araştırmacı ve öğretim görevlisi olarak çalıştı 1970 Manchester Üniversitesi'nde emekli oldu.

İmber, diğer tarihçilere ait eserleri inceliyor. Eleştirisinde sözlerin yanlış kullanılmasından dolayı, konunun hatalarını ve yanlış yorumlanmasını bulursa bilinir. Örneğin, Norman Stonen'in Türkiye: Kısa Bir Tarih (2011) adlı kitabında yaptığı incelemede, "Karışık suçlamalar, yarı gerçekler, fanteziler, dizilişler ve müstehcenlikler" yazdı . Justin McCarthy'nin Osmanlı Türkleri: Bir Giriş Tarihi (1997) Imber şöyle yazdı: "Biberiye, hileli ittifaklar ve şimdi çöp tarihi".

İmber, aynı zamanda Osmanlı İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde modern Türkiye tarihi hakkında biyografisi için Stanford J. Shaw ve karısı Ezel Kural Shaw'ı eleştirdi . Diğer şeylerin yanı sıra, Shawi revizyonist bir şekilde Ermenistan soykırımı olmadığını öne sürdü .olurdu. Buna ek olarak, Imber işteki sayısız hataları reddetti. Onun eleştiri dedi: "Onlar [eser parçaları] kolaylıkla Aynı zamanda yanıltılmış anlayabileceği rehberlik, onlar bir uzman hiç sonra neredeyse her sayfa fayda görmeyen pek çok ikincil kaynaklardan ve ikinci el yorumların güvenmek olduğunu, hataları, yarı gerçek, aşırı basitleştirme yanlışlıklar o kadar dolu olan .. yanlış bilginin mayın tarlası, çalışmanın detaylı incelemelerini yazmak imkansız. " [4]

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 4 okur okudu.
  • 14 okur okuyacak.