Cornelius G. Hunter

Darwin'in Tanrısı : Bilgin mi Rahip mi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
0
Beğeni
516
Görüntülenme

Hakkında

Ünvan:
Yazar
Doğum:
1957

Okurlar

1 okur okudu.
12 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Biyolojinin büyük patlamalarının evrimi çürütmek için kullanılamayacağı elbette doğrudur, ama bu hangi kanıt ileri sürülürse sürülsün evrimin ona ne derece kolay uyum sağladığını göstermektedir yalnızca. Evrimin yavaş, kademeli değişimi gerekli bulduğu düşünülebilir, ama aslında o fosil kayıtlarındaki anilikle de uzlaşmaktadır. Niçin ikna edici açıklamalar veya cesur tahminler sunmayan, sadece hangi kanıt ileri sürülürse o kanıta kendini uyduran bir teoremi kabul edelim ki? Evrim anilik yüzünden çürütülmek yerine basitçe onu benimsemektedir. Kambriyen Patlaması gibi büyük patlamaların evrimi tartışmalı kılmadığı, aksine onu açıkladığı söylenir bizlere. Onlar, evrimin nasıl gerçekleştiği sorusuna cevap vermeye yardımcı olur, onun gerçekleşip gerçekleşmediği sorusuna değil. Darwin fosil kayıtlarındaki aniliği ele almıştı, ama Eldredge'ye göre, "evrimin gerçekleşebileceği çeşitli muhtemel yollarla gerçekleştiği yönündeki temel fikir" Darwin'in kafasını karıştırmıştı. Jones'a göre, gerçekte, Kambriyen Patlaması Darwin teoreminin değil fosil kayıtlarının bir kusuruydu. Evet her nedense tabakalar birden ortaya çıkmıştı, ama onlar, jeolojik kayıtlarda izler bırakmayan yumuşak canlılardan evrilmiş olsa gerekti.
Alıntı
Kimi yarasa türleri vızıltılarının yankılarını algılamak suretiyle sivrisinekler kadar küçük nesneleri saptayabilirler. Bu yankıdan yer bulma sistemi diye adlandırılır. İlkin, yarasa insanın duyma eşiğini aşan, saniyede iki bin defaya kadar çıkabilen yüksek perdeli bir vızıltıyı algılar. Sonra, civardaki yarasaların seslerini yankılardan filtreleyerek, söz konusu yankıyı algılamak suretiyle minik sivrisineğin yönünü ve alanını saptar. Veya diğer balıklarda dahil çevredeki nesneleri algılamak için suyun içindeki elektrik alanlarını aktif veya pasif şekilde kullanan balığı düşünelim. Bu sistemlerin ayrıntıları kitapları doldurur. Günümüzün radar ve sonar sistemlerine aşina biri, bu sistemlerin devasa karmaşıklığını bilir: Milyarlarca kez daha güçlü olabilen, aktarılan sinyaldeki ekoyu algılama sorunları, eski aktarımların yankıları gibi benzer sinyalleri filtrelemek, yankı bilgisini kişinin kendi hareketiyle birleştirmek ve benzeri. Yine de yarasanın saptama yetileri en iyi elektronik sonar cihazından bile üstündür.
Alıntı
Reklam
Reklam