Dani Collins

Dani Collins

Yazar
6.3/10
7 Kişi
·
9
Okunma
·
0
Beğeni
·
22
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
192 syf.
·2/10
Beyaz diziden okuduğum ikinci kitap yine bir Dani Collins kitabı oldu ve okuduğum ilk kitabın aksine bu kitabı hiç beğenmedim.

Lauren, Ryan ve Paolo ile aynı zamanlarda tanışıyor. Paolo'dan çok hoşlansa da Ryan ile evleniyor ve bundan beş yıl sonra Ryan savaş kahramanı olarak ölüyor. Ryan'ın ölüm haberini Lauren'a veren Paolo o gece Lauren'la birlikte oluyor ve Lauren Paolo'dan hamile kalıyor.

Okuduğum en kör hero ve heroin olabilir Lauren ve Paolo. İkisi de birbirlerinden hoşlanıyorlar ve bunu birbirlerinden saklamaya çalışıyorlar ama bunu yaparken de sürekli birbirlerini ayartmaya çalışmakla suçluyorlar karşılarındaki kişiyi. Bunların hepsine tamam diyelim hadi, bir gecede bir anda sorunları çözülmüş gibi evlenmeye karar veriyorlar ve evlendikten sonra da aynı şeyi yapmaya devam ediyorlar.

Ayrıca bir sürü rahatsız edici askıda kalmış olay vardı kitapta. Lauren'ın Ryan'ın bir savaş kahramanı olmadığını, ülkeye hizmet etmediğini söylüyor ama kendisinden habersiz vazektomi yaptırmasından başka bir gerekçe vermiyor. Ki bir insanın çocuk sahibi olmak istememesinin bu konuyla ne alakası olduğundan emin değilim.

İkinci olarak Ryan'ın dul eşinin Ryan'ın en yakın arkadaşı ile evlenmesinin ortalığı karıştıracağı söyleniyor defalarca kitapta ama buna dair hiçbir şey yazmamış yazar. Kısacası bu kitabı hiç beğenmedim. Yazarın elimde üç kitabı daha var. Özellikle Killian ve Melodie ile ilgili kitabı -Vows of Revenge- oldukça merak ediyorum. Umarım onları okurken de aynı hayal kırıklığını yaşamam.
192 syf.
·8/10
İlk kitabı okurken -bu sabah yani- Henri ve Cinnia arasında neler geçtiğini oldukça merak etmiştim. Bu kitabı da bu kadar çabuk başlayıp bitirmemin nedeni buydu.

Kitap gerçekten güzeldi, Henri'ye sinirlendiğim noktalar tabi ki de oldu ama o da sadece kendini korumaya çalışıyordu. Ama Cinnia ile birlikte bütün her şeyi atlatabilmelerini okumak güzeldi.

Kitapta Trella'nın hamileliğinden bahsedildi ve Roman ve Isidora'dan da bir sahne vardı. Detayları oldukça merak iki kitapla da ilgili. Hemen şimdi başlar mıyım bilmiyorum ama en kısa sürede diğer iki kitabı da okuyacağım. Dani Collins favori yazarlarım arasına girmeye adım adım yaklaşıyor çünkü.
192 syf.
·6/10
Beyaz dizi sürekli bir yerlerde gördüğüm ama tam olarak ne olduğunu bilmediğim bir kavramdı. Ekşi sözlüğe falan baktıktan sonra klişeleşmiş kalıpları olan aşk kitapları olduğunu öğrendim. Herkes çok hızlı okunduğunu, ellerine aldıklarında bırakamadıklarını ve günden iki-üç tane bitirdiklerini yazmıştı. Ben de merakıma yenik düşüp ne olduğunu öğrenmek için okumak istedim ancak binlerce farklı kitapla karşılaştım ve her ayda 8-10 tane bu kitaplardan basıldığını öğrendim. Arkadaşlarımın tavsiyesiyle Ekim 2019 basımlarını buldum ve Bound by Their Nine-Month Scandal dizinin okuduğum ilk kitabı oldu.

Kitap adından da anlaşılacağı üzere planlanmamış bir hamileliğin iki insanı süreklediği ilişkiyi anlatıyor ve bunu bir yere kadar başarılı bir şekilde yaptığını söyleyebilirim ama ben kitabı çok sevemedim.

Pia ve Angelo bir şekilde birbirlerini hiç tanımadan birlikte oluyorlar ve Pia görücü usulü birisiyle görüşürken aslında hamile olduğunu fark ediyor ve Angelo'yu arayıp buluyor. Angelo da hemen evlenmeleri gerektiğini söylüyor. Pia ne kadar kabul etmek istemese de bir nevi ailesinin ününü korumak için kabul ediyor ve evleniyorlar. Spoiler vermek istemiyorum bu nedenle yazmadığım bir sürü nedenden dolayı zorluklarla boğuşurlarken birbirlerine aşık olduklarını fark ediyorlar.

Kitap aslında güzel, çok kötü değildi ama karakterler çok soğuktu ve her şey benim alışık olduğum romanlardaki hızın beş katı hızda gerçekleşti. Çok bir birbirlerine aşık olduklarını gösteren bir anda geçmedi karakterlerin arasında, cinsellik biraz duyguların daha önündeydi. Ama bu kitaba bakarak bütün beyaz dizi kitaplarını yargılayamam tabii. Farklı pek çok kitap daha okumayı planlıyorum bu diziden.
192 syf.
·10/10
Okuduğum üçüncü beyaz dizi kitabı Vows of Revenge oldu ve her anından oldukça keyif aldım. Okuduğum diğer iki kitaptan çok hoşlanmamıştım ama bu kitap çok iyiydi ve oldukça sevdim.

Killian ve Melodie'yi Bound by Their Nine-Month Scandal kitabında okumuş ve kendilerine özel bir kitapları olduğunu ve yazarın pek çok kitabında da yer aldıklarını öğrenince büyük bir beklenti ile okumak istemiştim. Kitap bütün beklentilerimi karşıladı ve hatta ötesine bile geçti.

Roy Killian pek çok beyaz dizi hero'su gibi kendi çabalarıyla olduğu yere gelmiş bir milyoner. Asistanının düğünü için evini kullanmalarını önerdiğinde Melodie ile tanışır ve Melodie'nin evine sızması için gönderilmiş bir casus olduğuna kendini inandırır. İntikam almak için Melodie'yi kovdurur ve evinden eder ancak bundan zarar gören tek kişinin Melodie olduğunu fark ettiğinde suçluluk duyar ve Melodie'nin peşinden koşar. Sonrası klasik beyaz dizi sonu zaten: HEA!

İlişkilerinin gelişme şekli, birbirlerine karşı hislerini anlamaları ve daha sonra birbirlerine açılmaları sürecinin ilerleyişine bayıldım. Roy sonunda konuşmaya başladıktan sonra bile hiçbir şey ışık hızında gerçekleşmedi ve yazar karakterlerin arasındaki hiçbir dinamiği bozmadı.

Elimde yazarın iki kitabı daha var, şimdilik favori kitabım Vows of Revenge oldu ama umarım onları da bu kitap kadar severim. İçlerinde Killian olduğunu biliyorum, sevmesem bile Roy'u birkaç sayfa da olsa okuyabilmek için kesinlikle okuyacağım kitapları.
192 syf.
·8/10
Beyaz dizi batağının içerisine düştüm sanırsam, normalde bu ay başka okumayı planlamıyordum ama elimdeki kitabı bırakıp bu seriye başladım ve bu incelemeyi yazar yazmaz ikinci kitaba başlayacağım.

Angelique, Zhamair Prensesi'nin gelinliğini hazırlar. Prensesin nişanlısı Sadik yakın bir aile dostu olduğundan hediye olarak yapar bunu. Ancak prensesin abisi Kasim Angelique'nin Sadik'ın metresi olduğuna kendisini inandırır ve faturayı kendisine gönderip bir daha Sadik'la görüşmemesi için bir ziyarette bulunur. Yanlış anlaşmalar çözüldükten sonra Angelique'den oldukça etkilenen Prens Kasim kendisiyle bir gece geçirmesini ister ancak babasının istediği kişiyle evleneceğinden daha fazlası olmayacağını da belirtir. Daha sonra bir gece, bir haftasonuna ve bir hayata dönüşür tabi ki de.

Yazar beyaz dizi ile ilk deneyimim, açıkçası başladığımda hiç seveceğimi düşünmüyordum ama Vows of Revenge'den sonra bu kitabı da oldukça sevdim ve keyifle okudum. Serinin üç kitabı daha var. Diğer Sauveterre kardeşlerin hikayelerini de okumak için sabırsızlanıyorum. Yazarın diğer kitaplarına da göz atacağım gibi görünüyor.
192 syf.
·6/10
Bütün kitap boyunca e-reader'ın ekranından girip Ramon'u boğma isteğimle boğuştuğumu göz önünde bulundurursam kitabı beğenmediğimi söylemem yanlış olmaz sanırım.

Serinin ilk iki kitabı çok iyiydi ve aynı gün içersinde hemen bitirmiştim ama Ramon'un ve Izzy'nin hikayesini anlatan bu kitabı okurken işkence çektim resmen. Sürekli yakınlaşmak isteyip sonra aile önce gelir diyerek saçma sapan bir çocukluk dürtüsüne yenik düşmesi Ramon'u gözümde oldukça düşürdü. Trella kendi başının çaresine bakabileceğini söylemesine ve bunu defalarca Ramon'a kanıtlamasına rağmen Ramon kendi bildiğini okumaktam ve bu arada aileye sadakatinden gıkını çıkarmayan Izzy'nin canına okumaktan vazgeçmedi. Sonra bir anda Izzy'yi sevdiğine karar verip peşine düştü ve Izzy'de hemen kollarında eriyip bitti resmen. Tamam, mutlu son olsun ama bu kadar saçma şekilde olmasaydı çok daha mutlu olabilirdim.

Arada Trella ve adını unuttuğum prensin olduğu kısımlar yine merakımı cezbetti. En yakın zamanda son kitabı da okuyarak seriye veda edeceğim, umarım bu kitapta yaşadığım hayal kırıklığını son kitapta da yaşamam ve beklentilerimi karşılayan bir kitap olur.
192 syf.
·4/10
Düzeltme: Aşağıdaki incelemeyi kitap için yazmıştım ama daha sonra tekrar araştırma yaptım ve sadece Amerika'da bir laboratuvarın tekli gebeliklerde anne kanından fetüsün DNA'sını izole ederek babalık testi yaptığını öğrendim. Kitapta Elazar diye küçük bir gerçekte var olmayan İtalyan ülkesinde yapılıyor bu işlem. Karakterin prens olduğu ve teknolojilerinin çok üstün olduğundan bahsedildiği için kitapta yine biraz mantığa oturtulmuş gibi oluyor ama ben tatmin olmadım. Bu nedenle kitapla ve yazarla ilgili fikrim de değişmedi.

Çok güzel başlayan seri son iki kitapla mahvoldu resmen benim için. Bu kitapla birlikte Dani Collins de benim için bitti. Tabii şimdi böyle söylüyorum ama belli olmaz, son derece kitaplar konusunda kararsız ve bazen de tutarsız bir okur olduğumdan bir anda başka bir kitabına da başlayabilirim.

Kitap gerçekten güzel başladı. Önceki kitaptaki kötü etkilerin hepsi gidecek dedim ama sonra öyle bir olay oldu ki kitaptan nefret ettim ve nefret ederek bitirdim.

Kurguda medikal hatalardan gerçekten nefret ediyorum ve aşırı derecede belirgin bir şekilde yapılanlar beni yazarlarından soğutuyor. Bilmiyorsanız bir bilene sorarak yazın ya da yazmayın yani, saçmalıklar çıkarmanın hiçbir özrü yok ortaya.

Xavier, Trella bebeğin babasının kim olduğunu söylemeyi reddedince bebeğe DNA testi yapılmasını istiyor. Kraliyet doktoru prensin evinde Trella'dan kan alarak babalık testini yaptırıyor ve sonuç pozitif çıkıyor ve ben çıldırıyorum.

Babalık testi fetüs hala anne karnında iken yapılması gerekiyorsa amniyotik sıvıdan alınarak yapılır ve bu kesinlikle herhangi bir komplikasyona karşı her türlü önlemin alınmış olduğu bir hastane ortamında yapılır. Ama düşük ihtimaline karşı bu önerilmez ve doğumdan sonra yapılması tavsiye edilir. Trella'nın yüksek riskli bir hamilelik geçirdiği göz önünde bulundurulduğunda babalık testinin doğumdan önce yapılması düşünülmemeli bile. Hala yazara içimden söylenmeyi bırakamıyorum.

Daha zaten böyle bir saçmalıktan sonra kitaptaki diğer saçmalıklar görünmez kalıyor. Daha fazla kendimi sinirlendirerek bu incelemeyi yazmaya devam etmenin de bir anlamı yok zaten. Kısaca okumayın, kesinlikle tavsiye etmiyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Dani Collins
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kanada

Yazar istatistikleri

  • 9 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.