David Daniel Kennedy

Daha İyi Bir Yaşam İçin Feng Shui İpuçları yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
0
Okunma
0
Beğeni
308
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

1 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Beynin Kar-Zarar Dengesi
Belli bir hedefe doğru ilerleyememe sebebimiz, zihnimizin kendimizle ilgili belli sonuçlar çıkarmış olmasıdır. Zihniniz bu tür sonuçlar çıkarıp karşılaştırmalar yapmaya başladıktan sonra da, motivasyonunuz kalmaz ve yerinizde sayarsınız. Peki bu durumu düzeltmek için ne yapabilirsiniz? O iki ifadenin farkında olmak. Bir şey yapmak için az da olsa bir motivasyonunuz varsa ve bir şey yapmaya yelteniyorsanız, zihninizin ne yaptığına dikkat edin. Zihniniz bu motivasyonu ezmeye mi çalışıyor? Zihniniz sen bir kaybedensin diye motivasyonu ezmeye çalışıyorsa, bu tür bir özgüvensizliği yenmek zor olduğundan, yeltendiğiniz işi bırakıyorsunuz. Eğer bu işi yapsanız bile, yapmak için çok ama çok az enerjiniz oluyor. Evet beyninizde, hareketlerinizin maliyetini ve getirisini sürekli olarak hesaplayan bir devre var. Bu devre mesela “şu an tuvalete gitmelisin zira 3 saat otobüste olacaksın” diyor. Şu an tuvalete gitmek istemesem de ileride tuvalet ihtiyacımın maliyetinin yüksek olacağını hesaplıyor. Bu temel devre, açlık, susuzluk gibi her türlü fizyolojik sinyali işleyen oldukça eski bir devre ama soyut şeyler de yapıyor. Bugün çalışmanın maliyeti ile bilgisayar oyunu oynamanın getirisi nedir diye bakıyor. Bunu her yaptığında da “o kadar çaba gösterip sonra hayattan zevk alacağıma neden şimdi hayattan zevk almıyorum” diyor. “Bugün dopamin alabilirim, zevk alabilirim” diyor. Peki bu durumda bir insan gerçekten nasıl disiplinli olabilir? Yani bir yanda internetten ve bilgisayardan akan, şimdi sahip olacağım zevk var, diğer yanda ise ter ve acı gerektiren çalışmak, çabalamak var.
Duygu ve Düşünce
Nasıl odaklanmalıyız?
Odaklanma 24 saatlik sirkadiyen ritmi duymuşsunuzdur. Beynimiz ve vücudumuz, bu 24 saatlik döngüde, 90 dakikalik ultradiyen döngülere göre çalışıyor. Bu nedenle de odaklanma ve yoğunluk gerektiren şeylerin süresini 90 dakikada civarında tutmanız en verimlisi. İki belki üç saat aralıksız odaklanma ve yoğunlaşma mümkün olsa da, biyoloji hakkında bildiklerimize ters. Uyku aşamaları da, uyanıklık aşamaları da, 90 dakikalık dilimler şeklinde oluyor. Ben 90 dakikalık bir zaman sayım sayacı kuruyorum. Çok kısa sürede bitirmem gereken acil bir şey olmadığında ya da optimal oranda kafein almadıysam, bu 90 dakikanın ilk 5-10 dakikasının odaklanmaya geçiş, ısınma süresi olduğunu kabul ediyorum ama bu 5-10 dakikayı da 90 dakikaya dahil ediyorum. Bu ısınmadan sonra kalan zamanda, zihinsel işe ya da öğrenmeye odaklanmaya çalışıyorum. Bu süre boyunca dikkatimin ve odaklanmamın dağılıp yeniden toparlanacağını kabul ediyorum. Odaklanma kabiliyetinin büyük parçalarından biri de, odaklanma dağıldığında odaklanmaya geri dönmek. Odaklanmanız dağıldıktan sonra yeniden olmasını istediğimiz yerin üzerine koymak oldukça aktif ve yüksek miktarda metabolik enerji gerektiren bir şey. Beyniniz, metabolik enerjinizi en çok yiyen organ. Bazal metabolik enerjinizin çoğunu hareket etmeye, kalp atışına ya da nefes alıp vermeye değil, beynin çalışmasına gidiyor.
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam