Belli bir hedefe doğru ilerleyememe sebebimiz, zihnimizin kendimizle ilgili belli sonuçlar
çıkarmış olmasıdır. Zihniniz bu tür sonuçlar çıkarıp karşılaştırmalar yapmaya
başladıktan sonra da, motivasyonunuz kalmaz ve yerinizde sayarsınız.
Peki bu durumu düzeltmek için ne yapabilirsiniz? O iki ifadenin farkında olmak. Bir şey
yapmak için az da olsa bir motivasyonunuz varsa ve bir şey yapmaya yelteniyorsanız,
zihninizin ne yaptığına dikkat edin. Zihniniz bu motivasyonu ezmeye mi çalışıyor?
Zihniniz sen bir kaybedensin diye motivasyonu ezmeye çalışıyorsa, bu tür bir
özgüvensizliği yenmek zor olduğundan, yeltendiğiniz işi bırakıyorsunuz. Eğer bu işi
yapsanız bile, yapmak için çok ama çok az enerjiniz oluyor.
Evet beyninizde, hareketlerinizin maliyetini ve getirisini sürekli olarak hesaplayan bir
devre var. Bu devre mesela “şu an tuvalete gitmelisin zira 3 saat otobüste olacaksın”
diyor. Şu an tuvalete gitmek istemesem de ileride tuvalet ihtiyacımın maliyetinin yüksek
olacağını hesaplıyor. Bu temel devre, açlık, susuzluk gibi her türlü fizyolojik sinyali
işleyen oldukça eski bir devre ama soyut şeyler de yapıyor. Bugün çalışmanın maliyeti
ile bilgisayar oyunu oynamanın getirisi nedir diye bakıyor. Bunu her yaptığında da “o
kadar çaba gösterip sonra hayattan zevk alacağıma neden şimdi hayattan zevk
almıyorum” diyor. “Bugün dopamin alabilirim, zevk alabilirim” diyor.
Peki bu durumda bir insan gerçekten nasıl disiplinli olabilir? Yani bir yanda internetten
ve bilgisayardan akan, şimdi sahip olacağım zevk var, diğer yanda ise ter ve acı
gerektiren çalışmak, çabalamak var.