David John

David John

Yazar
9.2/10
17 Kişi
·
24
Okunma
·
2
Beğeni
·
324
Gösterim
Adı:
David John
Tam adı:
David John Footman
Unvan:
Yazar
"Her şey gerçek üstü bir şeyle kaplı gibiydi, sanki siyah beyaz bir dünyadan çıkıp Technicolor dünyasına adımımı atmıştım."
"Kore kültüründe intihar bir şeyleri protesto etmek anlamına gelir. Rejim, bunu bir çeşit ihanet olarak algılar."
Ağıt merasiminden sonra, bunun olmasından korkuyordum, az gözyaşı dökenleri ceza bekliyordu. O gün, okula döndüğümüzde tüm öğrenciler okulun önüne toplanıp, gözyaşlarının sahte olduğuna inandığımız bir kızı eleştirdik, suçladık. Kız allak bullak olmuştu, bu kez gerçekten ağlıyordu. Onun için üzülmüştüm ama o an üzerimde bir rahatlama vardı. Ben de sahte gözyaşı dökmüştüm; performansımın başkalarının dikkatini çekmediğine memnun olmuştum.
David John
Sayfa 110 - Nemesis Kitap
En iyi öğretmen benimkiydi - gereklilik. Okulda bir dili yıllarca çalışabilirdiniz ancak hiçbir şey size gereklilik kadar yardımcı olamaz.
"...anaokuluna başladığımda altı yaşındaydım. Buna dikkat edemeyecek yaşta olmama rağmen, ailemle ilişkimde keskin bir değişiklik yaşanmaktaydı. Bir bakıma artık onların değildim. Devlete aittim."
"... bu kez dış dünyanın iyice yakınına, kimsenin gidemeyeceği kadar yakınına gittik; sanki kader dış dünyaya bakmamızı istiyor gibiydi. Evimiz doğrudan Yalu Nehri’ ne bakıyordu. Evimizin ön kapısından taş atsam Çin sularına düşebilirdi."
"Annemin sesini duymak beni köklerime döndürmüştü, tıpkı bir geminin demir atması gibi. Yıllar boyunca kimliğim değişip durmuştu."
Birçok keşif gibi, özgürlük de -gerçek özgürlük, hayatına verdiğin anlam ve tercihlerin demek olan özgürlük- dehşet verici olabilir.
Başkalarını kendinden önce tutan insanlar hep daha önce ölürler. Bu işler böyle merhametsizdir, bencil olan hayatta kalır.
392 syf.
Kuzey Kore mevcut yönetim şekli ile, temel hak ve özgürlüklerin yok sayılabildiği bir ülke. Eğitim sistemi ile bu durum halkın genetiğine işlenip, yapılan kısıtlamalar ile de başkaldırının önüne geçilmesi sağlanmış. Şöyle ki, ülkede bırakın sınır dışına çıkmayı, ülke sınırları içinde seyahat izni dahi çok zor. Evinizde duvarınıza asacağınız portreye kadar her şey sizin yerinize düşünülmüş. Suç bile sayılamayacak durumlarda verilen cezalar inanılmaz... Aslında tüm yaşamınız, Büyük Lider ile Sevgili Lider’ e adanmış.
Kendinizi unutun !

Kuzey Kore’de izole edilmiş hayatlara, bir anlamda bu otobiyografik kitap ile tanıklık etmiş oluyoruz. Yedi İsimli Kız, merak ettiği dış dünyayı anlamak adına kaçma planını gerçekleştirdiğinde, kendisini daha da zorlu bir mücadelenin beklediğinden habersizdi. Cesaretle çıktığı bu özgürlük yoluna, sürekli ismini değiştirmek zorunda kalarak ve ailesine kavuşabilme inancıyla devam edebilecekti.

Karakterimizin yedi ismi olduğu için ben hangisini yazmak istediğime karar veremedim. Ama siz okumak konusunda belki kararsız kalmazsınız. Hikayesini anlatabilmesi bile şaşırtıcı gelebilir...
392 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
Yedi İsimli Kız'ın her sayfasında Atatürk'e bize Cumhuriyet'i verdiği için tekrar tekrar teşekkür ettim.
Kuzey Kore'nin yönetim şeklini azıcık sosyal medya takibi yapıyorsanız bilirsiniz, daha kapsamlı bilgi edinmek istiyorsanız bu kitabı tavsiye ediyorum. Özgürlüğün nasıl değerli olduğunu özgürlüğü tatmamış birisi anlayamaz. Bir hakkın suistimal edildiğini bilmek için önce o hakka sahip olmak gerekir ne yazık ki Kuzey Kore'de hak diye bir şey yok.
Orada sadece Kim ailesi ve bir de songbun yani Kuzey Kore'de geçerli bir kast sistemi var. Büyük Lider, sonrasında da Sevgili Lider ne derse o olur. Anlatıcımız doğunca verilen Kim Ji-hae adı daha 4 yaşındayken Park Min-young olarak değiştirilecektir, ne yazık ki bu ilk ama son değişim değildir. 18 yaşına girmeden Çin'e geçip, gezip sonrasında da evine geri dönecek bir macera planlamıştı ne yazık ki bu ziyaret beklediği gibi kısa süreli olamayacaktı.
1997 yılından 2008 yılına kadar sürekli kaçmak, saklanmak, yalan söylemek ve kimlik değiştirmek zorunda kalan Hyeonseo, Güney Kore'ye sığınmacı olarak gidişiyle ne yazık ki rahata kavuşamaz. Yaklaşık olarak 12 yıldır görmediği annesi Kuzey Kore'dedir ve bu özleme artık son vermenin vakti gelmiştir, lakin hiç bir şey söylendiği gibi kolay olmayacaktır.
392 syf.
·4 günde·10/10
Mutlaka okunmalı.
Karakterin cesaret ve sabrına hayran kalmamak elde değil.
Kuzey Kore’nin baskıcı ve akıl almaz rejiminin, kendi insanlarını nasıl izole ederek, çarkın dişlisi haline getirdiklerine şahit olacaksınız.
Mutlaka okuyun.
392 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Kuzey Kore bölgesinde yaşananlar dünya tarafından bilinse bile böyle okumak içime daha bir başka işledi. Özgürlük ve insan hakları kavramı olmadan bütün bunları hiç bilmeden dünyaya gelmiş bir bebekti. Tek bir adı vardı aslında. Ama hayatının her önemli dönemecinde yepyeni bir isme hatta yepyeni bir kimliğe burunmek zorunda kalmış biriydi. Babasının ölümünden sonra sadece akrabalarını ziyaret amacıyla sınırı geçmesi hayatının en önemli dönüm noktası oldu. Sonrası ise hayata tutunma arzusu ve gücüne bağlıydı. Kuzey Kore sınırından başlayıp özgürlüğe uzanan çok güzel bir kitapti .
Mutlaka okunması gereken bir kitap olmuş.
392 syf.
·4 günde·Beğendi·9/10
Kitabı henüz bitirdim ve okuduklarımı hâlâ sindirmeye çalışıyorum. Okurken bile dehsete düşüyorum. Kuzey Kore... Sırf orada doğduklari icin boyle bir ülkede yasamaya nasıl zorlanır insanlar ? nasıl bir sistemdir ki bu dunyaya bu kadar kapatabilir vatandaşlarını? Yalanlarla nasil besler kucuk yaslardan itibaren ! Her evde hükümetteki iki baş kisinin fotoğrafının olmak zorunda olması kendilerini ilah gibi gostermeleri ... Evet kaderimizi kendimiz secemiyoruz ama degistirebiliyoruz , işte hyeon seo lee nin kaderini nasil degistirdigini okuyoruz bu kitapta ve hepsi gerçek ...
392 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kuzey Kore'nin dışa kapalı bir ülke olmasından dolayı araştırmalardan okuduğum kadarıyla bilirdim yaşanılanları. Ancak bu kitap bana zorlu yaşamlarını ve bir devletin toplumdaki insan ilişkilerini bile ne derece korkutucu hâle getirebildiğini gösterdi.
Kuzey Kore'den kaçmaya çalışan ve bu süre zarfında yaşadığı tüm zorluklara rağmen cesurca hareket edip sabırla bekleyen, yüreği aile sevgisiyle dolu bir sığınmacı...
Okudukça Türk olduğum için, bir vatanımız olduğu için ve de özgürlüğümüz için tekrar tekrar şükrettim. İnsanların kendi öz vatanında bir robot gibi yetiştirildiklerini görmek fazlasıyla ürkütücü. Aklıma bilim-kurgu filmlerini getirdi. Ancak bunların gerçek olduğunu bilmek çok acı...
İki gün boyunca elimden düşürmediğim, her aşamasını heyecan içinde okuduğum bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
David John
Tam adı:
David John Footman
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 24 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 22 okur okuyacak.