Davut Tunçbilek

Davut Tunçbilek

Yazar
0.0/10
0 Kişi
·
2
Okunma
·
1
Beğeni
·
17
Gösterim
Bir sanatkârın eline aldığı çamuru muhteşem bir sanat eseri haline getirmesi neyse öğretmenlik de oydu benim için.Size teslim edilen körpecik beyinleri sabır ve azimle işleyerek topluma ve ülkeye kazandırmanın hazzını yaşamak mutluluğun en büyüğü olsa gerekti.
Davut Tunçbilek
Sayfa 4 - Barış Kitabevi
İçimden keşke sahtekâr,dolandırıcı, ırz düşmanı,hırsız biri olsaydım,diye geçirdim bir an. O zaman belki ülkem benimle gurur duyacaktı.Nasıl bir garabetti bu?Bir devlet gözleri ışıl ışıl yüreği insan ve ülke sevgisiyle dolu bir insanını böylesine cezalandırır mıydı?Bu nasıl bir düzendi?Bir yönetim halkına bu derece düşman olabilir miydi?
Davut Tunçbilek
Sayfa 47 - Barış Kitabevi
Bir tek kişiyi öldüren darağacına,yüzlerce kişinin ölüm emrini verenler yüce makamlara.Bu nasıl bir düzendi?Ağızlarından Atatürk'ü düşürmeyen ama sinsice milleti Atatürk'e düşman eden anlayış nasıl bir anlayıştı?Atatürk böyle bir ülke mi istiyordu?
Davut Tunçbilek
Sayfa 48 - Barış Kitabevi
"Genç öğretmenim.Bizim yaptığımız iş dağdaki kıraç toprakla uğraşmakla eş değerdir.Eğer o toprağı çapalamazsan,sulamazsan,gübresini vermezsen,içindeki otları ayıklamazsan,ilgilenmezsen toprak topraklığını unutur.Doğruganlığının,üretkenliğinin hazzını tatmadan,bir işe yaramadan taşlaşır çölleşir kaybolur gider.Oysaki o toprağı işlersen,suyunu gübresini verirsen,özenle ilgilenirsen üretir,sana cennet yaratır.Böylece bu cenneti yaratmanın ve emeğinin karşılığını almanın keyfini yaşarsın.Bu öyle bir hazdır ki başka hiçbir şeyde bu hazzı bulamazsın.Çünkü yaratılan senin eserindir. İşte öğrenci de o kıraç toprak gibidir.Ne zaman ki onları iyi yetiştirirsen ilerde bir doktor,bir mühendis,bir yönetici olarak karşına çıktıkları zaman kendinle gurur duyarsın."
Davut Tunçbilek
Sayfa 7 - Barış Kitabevi
Denizde olaşan dalgalar gümüş renkli balıklara benziyordu.Sanki yüzlerce balık bir araya gelmiş karşımda oynaşıyordu.Deniz kuşlarını izledim bir süre.Dünyanın en kalabalık dans grubu eşsiz bir koreografi eşliğinde dans ediyordu adeta.Topluca kanat çırpıyorlar,topluca süzülüyorlar ve topluca pike yapıyorlardı denize.Hayranlıkla seyrettim uzunca bir süre onları.Onlar gibi olabilmeyi geçirdim içimden.Hiç bir şey düşünmeden alabildiğince özgür yaşayabilmek.Zalimlerle uğraşmadan,korkmadan,dostça,kardeşçesine.Bir yudum su içercesine kolay yaşamak.Çok mu zordu?
Davut Tunçbilek
Sayfa 71 - Barış Kitabevi
-Spoiler içerir-
12 Eylül'den önce arkadaşıyla bir caddeden geçerken polis tarafından yakalanıp,üzerinde herhangi bir şey bulunmamasına rağmen caddedeki afişleri asmakla suçlanarak karakola götürülen,dayak yedikten sonra salıverilen yeni öğretmen olmuş bir genç anlatılır kitapta.Karakoldan salıverildikten sonra yaşadığı olay gururunu incitse de hayatına devam eder. Ancak 12 Eylül'den sonra beklenmedik bir şekilde bu basit suçlamadan dolayı hüküm giyer. İlerleyen sayfalar oldukça duygusal olan genç öğretmenin hapse girmeyi beklerken yaşadıklarını,bu haksızlık karşısında hissettiklerini anlatır.Aslında bu hikaye yazar tarafından bizzat yaşanmıştır. Yazar kendi başından geçenleri oldukça akıcı bir dille, o dönemin siyasetini günümüzdeki çeşitli yanlışlara da değinerek anlatmış.Bazı sayfalarda öğretmenlikle ilgili alıntı olarak da paylaştığım çok güzel cümleler içeriyordu.Ben okurken hiç sıkılmadım.Konuyla ilgilenen arkadaşlara tavsiye ederim.
Kitap gerçekten okuma isteği getiriyor ve kitabı kitap fuarından kendi yazarının imzasıyla birlikte almak daha da güzel bir şey. Kitapta diyaliz hastalarının zorlu hayatı anlatılıyor ve her şeye rağmen hayata devam etmeyi ve en önemli şeyin sağlık olduğunu öğütlüyor. Gerçekten güzel bir kitaptır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Davut Tunçbilek

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 2 okur okudu.
  • 1 okur okuyacak.