Denton Welch

Bulutun İçinden Bir Ses yazarı
Yazar
8.0/10
1 Kişi
89
Okunma
5
Beğeni
1.406
Görüntülenme

Hakkında

Denton Welch 1915’te varlıklı bir İngiliz işadamı ile ABD’li bir annenin oğlu olarak Şangay’da doğdu. Birlikte uzun seyahatlere çıktığı ve üzerinde büyük etkisi olan annesi, katı dinsel inançları yüzünden tedaviyi reddettiği için, Welch 11 yaşındayken nefritten hayatını kaybetti. 14 yaşındayken babası onu İngiltere’de, iki erkek kardeşinin, ayrıca Christopher Isherwood ve Roald Dahl’ın da öğrenim gördükleri Repton’daki bir yatılı okula yolladı. Bu çok sıkı disiplinli okulda mutsuz olan Welch son yılında okuldan kaçtı ve bir yıl Çin’de babasının yanında kaldı. Ardından resim okumak için Londra’daki güzel sanatlar okulu Goldsmiths’e gitti. Bir bisiklet kazası sonucu kısmi felç oldu ve uzun vadede dostu Eric Oliver’la birlikte taşrada inzivaya çekildi. İlk romanı Maiden Voyage'ı (Bakir Yolculuk, 1943) In Youth is Pleasure (Gençlik Hazdır, 1944) izledi. Ardından Brave and Cruel (Cesur ve Zalim, 1948) adlı hikâye kitabı ve Bulutun İçinden Bir Ses, 1948 adlı otobiyografik romanı yayımlandı. Kazanın neden olduğu komplikasyonlar yüzünden 1948’de 33 yaşında ölen Welch, ardında ikinci hikâye kitabı A Last Sheaf (Son Bir Tomar, 1951), The Denton Welch Journals (Denton Welch Günceleri, 1952), I Left my Grandfathers’s House (Büyükbabamın Evinden Çıktım Gittim, 1958) adlı gezi yazılarını, ayrıca Dumb Instrument (Dilsiz Alet, 1976) adlı bir şiir kitabıyla sayısız resim bıraktı.
Ünvan:
Yazar
Doğum:
Şangay, Çin, 29 Mart 1915
Ölüm:
Crouch, İngiltere, 30 Aralık 1948

Okurlar

5 okur beğendi.
89 okur okudu.
4 okur okuyor.
149 okur okuyacak.
4 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 76.2
Erkek% 23.8
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bana "Daha gençsin, atlatırsın, önünde daha çok zaman var," demiş olan sayısız insanı düşündüm. Avuntuların en soğuğu, gerçeklerin en zalimi gibi geldi bana bu.
Sayfa 76·Kitabı okudu
Otobüse yetiştim, arkada bir koltuğa çöktüm ve mutsuzluğuma dört elle sarıldım. Sanki ona daha da eriyip gitmeden yapışmam, onu kabullenmem gerekiyordu. Konuşarak ya da pencereden dışarı bakarak mutsuzluğumu gözardı edersem, daha da sertleşecek, beni hepten didik didik edecekti.
Sayfa 267·Kitabı okudu
Reklam
Reklam