Devran Tığlı

Devran Tığlı

Yazar
8.6/10
7 Kişi
·
15
Okunma
·
2
Beğeni
·
730
Gösterim
Peri kızı gözlerini şaşkınlıkla açtı. Ne acı vardı ne de kan... İkisi birden kafasını eğip bıçağa baktılar. Sonra aynı anda kafalarını kaldırıp göz göze geldiler. Bu serseriyi iyice hırslandırmıştı. Belli ki ruh sağlığı yerinde olan biri değildi. İlk hareketi ola ki öfkeyle yapmış olsun, normal bir insan daha bıçağı saplamadan pişmanlık duymaya başlayabilir, ama geri dönüşü olmayan bir yola girdiği için engel olamaz, ok yaydan çıkmış olduğu için de sonradan pişman olacağı bu hareketi yapmış olurdu.
Fakat serseri, acı çektirmekten, zarar vermekten, hatta öldürmekten haz duyan normal olmayan birisiydi belli. Pişman olmamıştı. Bu sefer bıçağını bir hançer tutar gibi kaldırıp, omzunun üzerinden güç alarak kalbine doğru saplamaya çalıştı. Bu sefer kemer de onu koruyamazdı.
Devran Tığlı
Sayfa 40 - Sokak Kitapları
İnsanlar birbirlerini anlamaya çalışmıyor, insanlar birbirlerini geçiştirmeye çalışıyor. İnsanlar sadece kendisinin anlaşılmasını istiyor, ama birbirini anlayan da yok,
anlamaya çalışan da. Arkadaşlar, dostlar anlamıyorlar birbirlerini. Sadece görmek istediklerini görmek istiyorlar. Dert kendisinde olduğunda çok büyük ve hiç kimse onu anlamıyor olurken, bir başkasında oldu mu, takma kafana ya, büyüttüğün şeye bak oluyor en büyük dertler bile. Sonra da o anlamadığı, üzerinde düşünüp de kafa yormadığı dostu da gün geliyor onu anlamıyor haliyle.
"Okuduğunuz aşk romanlarını bir kenara bırakıp , okuduklarınızın ötesinde bir aşk romanı okumaya ne dersiniz ? "

Eğer cevabınız evet ise hemen bir kitapçıya uğrayıp bu güzelliği kütüphanenize ekleyin.

Aslında Ahhşk için sadece "aşk" romanı demek büyük bir hata olur. Adeta ezber bozuyor diyebilirim. Okurken size eşlik eden güzel bir aşk hikayesinin yanı sıra psikolojik yaklaşımlarıyla da size terapi gibi gelecek noktaları var. Yazarımız olayları öyle farklı ve güzel yönlerden ele almış ki okurken bahsi geçen olaylara daha önce hiç bakmadığınız pencerelerden bakacak ve yeni bakış açıları kazanacaksınız. Okurken kendinizden bir şeyler bulabileceğiniz masal tadında , şiir tadında, felsefe ve divan edebiyatı ile işlenmiş psikolojik bir aşk romanı.
Kitabın konusuna değinecek olursam. Behram, 30 yaşında hayatı boyunca hep aşkı aramış, her defasında aşkı bulduğunu sanıp hayal kırıklığına uğramış biridir. Yaşadıklarından sonra aşka dair bütün umudunu kaybetmiş hatta aşkın var olmadığını düşünmeye başlamıştır. Ta ki hayat, onu nefesine nefes olacak peri kızıyla karşılaştırıncaya kadar...

Peri kızıyla neler yaşadıkları ise kitabın sayfalarında saklı :)

"Aa! oldu mu şimdi böyle?" dediğinizi duyar gibiyim konunun devamını okumak üzere devamını oku butonuna tıkladığınızda karşınıza böyle bir şey çıkacağını beklemiyordunuz Ama takdir edersiniz ki kitabın büyüsünü bozmamak lazım.
Ahhşk, bu güne kadar okuduğunuz aşk romanlarından farklı, aslında hayatta dair ne varsa hepsinden birazcık bulabileceğiniz oldukça hoş bir çalışmanın ürünü. Yazarımızın kendine özgü başarılı kaleminden satırlara dökülmüş kelimeler, okurken sizinde yüreğinize dokunacak ve karakterlerimizin sıcacık halleri , onları birer kitap karakteri olmalarının ötesinde yanı başınızda ete kemiğe bürünmüş insanlar olarak hissetmenizi sağlayacak. Okurken beğendiğiniz yerlerin altını bolca çizeceğiniz, Nefes ve Behram'ın hikayesinin bir parçası olacağınız bu güzel romana mutlaka kitaplığınızda bir yer açmanızı tavsiye edip, sözlerime kitabın o harika arka kapağından alıntı ile son veriyorum..

" Gel, aşkı tekrar yazalım mı birlikte?
Bize aşk diye anlatılmış modern dünyanın bencilliklerine inat, aşkın sadece geçmiş yüzyıllarda kalmış bir efsane olarak kalmadığını, aşksız, sevgisiz bir dünyanın sadece et ve kemikle yaşanan bir dünya olduğunu yazalım mı?
Sonsuz evrendeki sonsuz yalnızlığımızın yanına aşk yazıp da yalnızlığımızı unutalım mı?

Benimle bir yolculuğa var mısın? Ahhşk'ın yolculuğuna...
Nereye gideceğimizin bir önemi yok, zamanında. Önemli olan aşkla birlikte geçirilecek zaman, paylaşacaklarımız, aşkla üstümüzden atacaklarımız.
Bineceğimiz aracın da önemi yok. Zira o araç da henüz yeryüzünde yok. Ben diyeyim uçan bir halı, sen de uçan bir gemi...

Hep yolculuğumuz başka yerlere ya. Bundan da hep kendimizden uzaklaşıyoruz ya. Kendi değerimizi, kutsallığımızı unuttuk, unutturulduk ya.
Hadi bu sefer yolculuk rotasını çevirelim mi kendimize?

Eşlik et, güzel bir parçaya eşlik eder gibi.
Eşlik et bana. Seni senden alan bir parçaya eşlik eder gibi her satırında. Her satırına, her dizesine hatta eşlik et her kelimesine.
Öyle ki sesin, bastırsın, sesimi...

Aşk, her şey de onu görmektir.
Onu görüp, kendini hiç görmemektir.
Aşk, gözbebeği(n) gibi,
Her şeyi görüp, yalnız onu görüp,
Kendini hiç görmemektir. "
Lise zamanlarımda, en karmaşık ve çıkmazda olduğum dönemlerde her'şey'ime şey oldu. Hocamın, abimin kaleminden .. Hiç unutamayacağım okuma macerasına sahip bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Devran Tığlı
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 5 okur okuyacak.