Doğan Akın

Doğan Akın

Yazar
9.3/10
16 Kişi
·
36
Okunma
·
2
Beğeni
·
609
Gösterim
Adı:
Doğan Akın
Unvan:
Türk Gazeteci
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1964
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Gazeteciliğe, 1987 yılında Cumhuriyet Ankara Büro-
su’nda başladı. Gece muhabirliği, belediye muhabirliği, siyaset muhabirliği, Başbakanlık muhabirliği ve par-
lamento muhabirliği görevlerinin ardından Cumhuriyet Ankara Haber Müdürlüğü’ne getirildi. 1997 yılında
Milliyet Dergi Grubu Ankara Temsilcisi oldu. 1998’de Milliyet Gazetesi Ankara Haber Müdürlüğü’ne, 1999’da
Milliyet Haber Merkezi Müdürlüğü’ne getirildi. Milliyet Haber Merkezi’ni sekiz yıl yönettikten sonra 2008’de
Doğan-Burda Dergi Grubu Yayın Direktörü oldu. Grubun ilk haber portalı Tempo24’ü kurup yayına geçirdi. 1
Eylül 2009’da bağımsız internet gazetesi olarak kurduğu T24’ün yayınına başladı. Yaptığı çalışmalar, 1993-
2011 yılları arasında, Sedat Simavi Vakfı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Bülent
Dikmener, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik haber ödüllerine değer görüldü. “Uçuran Holding – Tansu Çil-
ler’in Can Sıkıcı Belgeseli” ve “İki Gözüm Ayşe-Sabahattin Ali’nin Yayımlanmamış Mektupları” adlı iki kitabı
yayımlandı. Halen, imtiyaz sahibi olduğu T24’ün genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Video
Asıl aradığımı, o mükemmel ve hiç noksansız şeyi, o mahz güzel şeyi bulamıyorum, hatta bunun ne olduğunu bile kestiremiyorum. Bildiğim bir şey, her istediğim ve koşup atıldığım şeyi elime alınca: Hayır, bu değildi dediğimdir... Dünya çok güzel, muhakkak... Dünya çok enteresan, bu da muhakkak... Fakat ben bir türlü "buranın malıyım!" diyemiyorum.
“Mesela ben seni hiçbir zaman sana mektup yazarken, yani tasavvur ederken olduğu kadar sevmemişimdir. Bütün arkadaşlarım için de böyledir, sevdiklerimi ben arkalarından daha çok severim, hatta onlarla uzun bir beraberlikten adeta korkarım… Korkarım ki uzun bir temas onlarda, kafamdaki tasavvurlarda bulunmayan noksanlar ve sakatlıklar meydana çıkaracak. Aynı zamanda da sevdiklerimin hakikatte benim tasavvur ettiğim gibi olmadığı düşüncesi içimi kemirir, sonra da bunda hata etmek ihtimali ve dostlarımdan şüphelenmek beni pişmanlığa sevkeder.”
Meğer ne büyük günah işlemişiz? Kanunlu, kanunsuz baskılar
altında ezile ezile pestile döndük . . .
Sabahattin Ali
Doğan Akın
Sayfa 284 - Sabahattin Ali
Sabahattin Ali'nin yaşam öyküsü başlıbaşına bir dramdır. Bu dram ilerici ve toplumcu Türk aydınının da dramıdır. Sabahattin Ali'nin bugün mezarının nerede olduğu bile bilinmiyor. Bu gibi kitaplar, mezarının yeri bile bilinmeyen, geçmiş hükü­metlerin bir mezar yerini bile çok gördükleri Sabahattin Ali için diki­len gerçek mezar taşlarıdır...
Uğur MUMCU Ekim 1990
320 syf.
·Beğendi·10/10
Tartışmasız, Sabahattin Ali edebiyat tarihimizin en değerli yazarlarından biridir. Hem yazdıkları hem düşünceleri hem de özel hayatındaki aşklarıyla, hepimizin ilgisini çekmiştir.
İki Gözüm Ayşe, Sabahattin Ali'nin Konya'da hapisliği esnasında Ayşe Sıtkı'ya yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bu mektuplarda, Sabahattin Ali'nin iç dünyasını görürüz. Hapiste geçen günlerine, arkadaşları ile olan ilişkilerine aşkı arayışına şahit olmaktayız.
Siz de benim gibi Sabahattin Ali hayranıysanız ve onun dünyasını daha yakından tanımak istiyorsanız bu kitabı okuyun derim.
320 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Sabahattin Ali Türk Edebiyat tarihinin dününe ve bugününe damga vurmuş mühim bir şahsiyettir.Her hangi bir ticari kaygı olmadan genelde mahpus iken yazmış olduğu mektuplarını okumak yaşadığı dönemin siyasi konjonktürü ile bizzat Sabahattin Ali'nin özel hayatına tanık olmak, 1930'lu yıllar Türkiyesi'ne yüksek perdeden göz atmak isteyenler için bulunmaz bir fırsat sunuyor. Aldırma Gönül Aldırma ile Dağlarda Gezen Kartalım şiirlerini de bu mektuplarda yazmış olduğunu görmek de ayrıca güzel oldu.

Türkiye'nin ilk Faili Meçhul cinayeti olarak gösterilen Sabahattin Ali cinayetinin yargılama ve sonrası ile alakalı bolca haber ve içerik mevcut kitapta. 37 yaşında aramızdan ayrılan ve geride 3 tane baş yapıt roman(İçimizdeki Şeytan, Kürk Mantolu Madonna, Kuyucaklı Yusuf) bırakan Sabahattin Ali, silinmez harflerle Türk Edebiyat Tarihine adını yazmıştır.

Kitabın yeni baskısı olmadığından temini zor fakat pdf kitap olarak arama motorlarından bulabilirsiniz. Arayıp bulamayan bana mesajla mail adresini atarsa kendisine yollayabilirim. 25 şubat 1907 tarihinde Dünyaya gözlerini açan Sabahattin Ali'nin 113. yaş gününü kutlarım. Herkese iyi okumalar...
320 syf.
·9/10
Türkiye’nin ilk faili meçhul cinayetinin kurbanıdır Sabahattin Ali ne yazık ki. Ve ne yazık ki arkası gelecektir bu cinayetlerin.

Kitabı okumadan önce Sabahattin Ali’nin Ayşe Sıtkı’ya aşık olduğunu ve bu mektupların aşk kokan mektuplar olduğunu düşünmüştüm. Oysaki bu mektuplarda biraz aşk, çokça dostluk var. Sabahattin Ali bazen aşkını itiraf ediyor hatta evlenme teklif ediyor bazende iyi bir koca bulup evlen diyor Ayşe Sıtkı’ya. Ve bir gün Ayşe Sıtkı’dan önce evleneceğim diyor ve evleniyor. Bu mektuplar çokça da mahpus bir adamı dünyaya, yaşama bağlayan mektuplar. Dışardan bir ses duymanın içeridekiler için ne kadar mühim olduğunu anlıyoruz bu mektuplardan. Yani oldukça hayati öneme sahip mektuplar.

Ve Sabahattin Ali’yi en iyi bu mektuplardan tanıyabiliriz sanırım. Onun melankolik olduğu kadar şakacı, ölmek isteyen biri olduğu kadar yaşamada bağlı biri, her an aşık olabilecek biri olduğu gibi evlenmeyi ciddi bir konu olarak gören, insanların onun hakkında ne düşündüğünü merak eden, yeşil mürekkep seven, eleştiriyi pek sevmeyen, eleştirmenleri gereksiz bulan, Ankara sevmez Aydın sever biri olduğunu satır aralarında okuyabiliriz.

Ve Ayşe Sıtkı’ya da daha az mektup yazdığı için kızmamak elde değil, mahpus olan bir adamın dünyayla tek bağlantısının mektuplar olduğunu düşünürsek, o bir yazarken Ayşe Sıtkı’nın iki üç yazması gerekirdi diye düşünüyorum.

Son olarak; Sabahattin Ali’nin peşini bırakmayan kötü talihini ondan yıllar önce aynı kara bulutla dolaşmış Halid Ziya Uşaklıgil’in oğlu Vedad’la benzeştirdim. Okumayanlar için Bir Acı Hikaye’yi de öneririm.

Yazarın biyografisi

Adı:
Doğan Akın
Unvan:
Türk Gazeteci
Doğum:
Ankara, Türkiye, 1964
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. Gazeteciliğe, 1987 yılında Cumhuriyet Ankara Büro-
su’nda başladı. Gece muhabirliği, belediye muhabirliği, siyaset muhabirliği, Başbakanlık muhabirliği ve par-
lamento muhabirliği görevlerinin ardından Cumhuriyet Ankara Haber Müdürlüğü’ne getirildi. 1997 yılında
Milliyet Dergi Grubu Ankara Temsilcisi oldu. 1998’de Milliyet Gazetesi Ankara Haber Müdürlüğü’ne, 1999’da
Milliyet Haber Merkezi Müdürlüğü’ne getirildi. Milliyet Haber Merkezi’ni sekiz yıl yönettikten sonra 2008’de
Doğan-Burda Dergi Grubu Yayın Direktörü oldu. Grubun ilk haber portalı Tempo24’ü kurup yayına geçirdi. 1
Eylül 2009’da bağımsız internet gazetesi olarak kurduğu T24’ün yayınına başladı. Yaptığı çalışmalar, 1993-
2011 yılları arasında, Sedat Simavi Vakfı, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Bülent
Dikmener, Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik haber ödüllerine değer görüldü. “Uçuran Holding – Tansu Çil-
ler’in Can Sıkıcı Belgeseli” ve “İki Gözüm Ayşe-Sabahattin Ali’nin Yayımlanmamış Mektupları” adlı iki kitabı
yayımlandı. Halen, imtiyaz sahibi olduğu T24’ün genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Video

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 69 okur okuyacak.