Lisansını Koç Üniversitesi Psikoloji Bölümünde tamamladı, yüksek lisansı için ise University of East London'da nöropsikoloji üzerine yazdığı tez ile üstün başarıyla mezun oldu. Tüm akademik hayatı kanıta ve işbirliğine dayalı bir yaklaşımı vurguladı. Bu, işinde değer verdiği ve benimsediği bir şey haline geldi.
Londra'dayken ACT ile samimiyeti arttırdı. Bir çok alakalı eğitimi yüksek lisansı sırasında tamamladı ve İstanbul'a döndüğünde artık bir ACT terapistiydi. Dr. İbrahim Bilgen'in özel muayenehanesinde üç yıla yakın çalıştıktan sonra, kendi ofisini açarak danışanlarını özel pratiğinde görmeye başladı.
Mesleki pratikte, hedeflerinize ulaşmanıza yardımcı olmak için bilimsel olarak kanıtlanmış terapötik yaklaşımlar kullanıyor. Bunların başında davranışçı bir terapi olan ACT ve Bilişsel Davranışçı Terapi (CBT) geliyor. Terapinin değerinin sadece odada keşfettiğiniz içgörülerden değil, öğrendiklerinizi günlük hayata entegre etmekten geldiğine inanıyor.
Kaygı bozuklukları (panik bozukluk, sosyal anksiyete, yaygın anksiyete, obsesif-kompülsif bozukluk, travma sonrası stress bozukluğu, özgül fobi), depresyon, yeme bozuklukları ve bağımlılık ile mücadele kişilere psikoterapi uyguluyor. Ergen ve yetişkin psikoterapistidir.
Birçok insan, bu tür sorunlar için terapiye başvuruyor. Terapi süreci ko-lay değildir; kişi, terapide acı verici deneyimleriyle temasa geçer ve bu yüzden değişim için gönüllü olmalıdır. Herkes iyileşmek ister ama kimse, rahatsız edici şeylerle (anılarla, düşüncelerle, duygularla, fiziksel hislerle, imgelerle) yüzleşmek istemez. Nelson Mandela'nın dediği gibi cesaret korkusuzluk değil korkuya rağmen ilerlemektir. Gerçek cesaret, terapiye devam edip kendini tanımak ve gelişmek için istemediğimiz içsel olaylarımızı deneyimlemeye gönüllü olmaktır. Korkularımızı yenmek için onlarla temasa geçmek zorundayız. Örneğin asansör fobisi olan birinin bu korkuyu yenmesi, asansöre binmeye gönüllü olmasıni gerektirir. Korkularla yüzleşmeden iyiye doğru bir değişim gerçekleşmez.