* Her bir insan, bilmediğimiz bir dilde yazılan birer mektup gibiydi. Okuması güç, anlaması imkansızdı.
* Ancak yaşamayı istediğimiz hayatlarla olması gereken arasında bir uçurum vardı ve yıllar geçtikçe derinleşiyordu.
Ama işte insan, çalkantılı ama sevdiği denizlerde değil, deniz kadar sevmese de sığındığı sakin limanlarda mutlu olur. Kendisinden farklı olanlara meftun olur ama huzuru kendine benzeyende bulur. Bu hep böyledir.