Fatih Duman

Fatih Duman

Yazar
8.7/10
1.390 Kişi
·
3.916
Okunma
·
384
Beğeni
·
9401
Gösterim
Adı:
Fatih Duman
Unvan:
Yazar
Doğum:
Şarkışla, Sivas, Türkiye, 1987
1987 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Çatalca İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. Bir dönem Ürdün Devlet Üniversitesi’nde de öğrencilik yapan Fatih Duman Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dördüncü sınıfında öğrenimine devam etmektedir.

Buruciye Edebiyat, Dikili Ekin ve Ferda gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Fatih Duman pek çok kurumun düzenlediği şiir ve makale yarışmalarına katılmış ve ödüler almıştır. 2007 yılından beri de Ferda Edebiyat ve Kültür Dergisinin editörlüğünü yapmaktadır.
"Hüzünlenen insan Allah'ı hatırlar."
...O vakit hüzün benim sandığım kadar kötü değildir diye düşünüyorum.
Fatih Duman
Sayfa 32 - Nesil Yayınları
Zikir hatırlamak demektir...Hatırlamanın zıddı unutmaktır. O vakit Allah'ı zikirden vazgeçmek O'nu unutmak manasındadır.
Fatih Duman
Sayfa 208 - Nesil Yayınları
Dünyada ne yapıyorsan bil ki; ya Allah içindir ya nefsin için. Hep düşün bunu. Yaptığın kimin için diye. Allah için yapmak letafet ama nefs için yapmak felakettır.
254 syf.
·Beğendi
Anlatmaya meyl etsem, tatmin olmayacaksın "Oku" desem, "listem kabarık" diyeceksin. Ama bu kitabı okumadan evvel kendimi "hür" bilirdim. Üstelik en büyük tahakkümün altında ezilirken. Bu kitap bana; "nefsin seni esir almış, gözünü bağlamış, ayaklarından prangalamış, kefenleyip sarmalamış" dercesine haykırdı. Ve şu an yeni bir yolculuğa çıkıyorum. Nefsimi tanımak için, onun sesini ayırt edebilmek için; kendi içime seyahat ediyorum.

Dipnot: Bu kitabı okurken "nefesiniz" okuduktan sonra "nefsiniz" kesilecek.
254 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bir ses var insanin içinde... Hiç susmayan, hep konuşan...
Şimdi sus ve kendini dinle kâri. Dinle ki hâlâ sesler geliyor içinden. Sussan da susamıyorsun. Durduramıyorsun içinden gelen bu sesi. İsmine "nefs" diyorlar. Diler misin bu kez biz konuşalım o içimizdeki nefsle? Aşk diyarına Hüdâyî kapısından girip nefs ile cenk edelim ister misin?
Şimdi nefsinin konuşacağın bir hikaye anlatacağim sana kâri ....
254 syf.
·6 günde·10/10
Fatih Duman’la tanışma kitabım. Nefsimle tanışma kitabım..

Sus ey nefsim! Tam olarak bir darbe gibi sarstı beni. Nefsimle beni tanıştıran, ikimizi karşı karşıya getiren; anlatımıyla, diliyle, konusuyla, huzur dolu öğretici bir “kitap.”George Orwell “-Bize duymak istediklerimizi söyleyen kitapları severiz.” diyor. Kitap bize duymak istediklerimizi duymamız gerekeni anlatıyor. Fatih Duman tüm insanların sorunu olan nefsi tanıtmış bize. Bize anlatılması en gerekli konuyu anlatmış. Hem öyle saf bir anlatış değil hikayesiyle gerçekliğiyle sert bir anlatım . Gerçekleri bir bir anlatmış. Etrafa daha bir farkındalıkla baktırıyor.. Düşündürüyor. “Ezberi anlatmıyor” düşün diyor, konuş diyor, doğru yolu bul diyor. Mahmud efendiyi okuduktan sonra düşündüğüm ne varsa sunuyor bana. Kendimi okudum. Kendimle konuştum. Kendimle tanıştım.

“Nefsin insanla konuştuğunun bu kadar bariz halde anlatılması çok çekici” diye anlatıyor. Kitap tam olarak bu. NEFSİN KONUŞUYOR. Okuyun okutun. Tanışın nefsinizle. İçinizdeki sesi tanıyın.

Kitap bitti ama hala aklımda, içim de ,hafızamda . Hayatıma çok şey kattı. Çok etkileyiciydi.

Bu kitabı okumam da vesile olan dostlarıma sonsuz teşekkürler.. Her bir sayfasını hevesle ,anlayarak , sindire sindire okuyun… Keyifli okumalar dilerim dostlarım …
136 syf.
·6 günde·Puan vermedi
İlk sayfa da kendini bağlıyor bize Dem
“Aşk, güneşe benzer ve fazla bakarsan güneşe hiçbir şey göremezsin”

Dünyalıklara, ölümlü olanlara verirsek bu aşkı aslında ne kadar tehlikeli olduğunu görmek çok zor değil. Düsturumuzu doğrudan ayırmadan devam ettirmeyi başarırsak bizim içinde in umut dolu bir cümle ve üzerinde saatlerce düşünmeye değer...
İstanbul’un Aşıklarından Telli Baba.

“İstanbul yalnızca bir şehir değil,
Henüz tamamlanmamış bir romandı...”

Aslında ben sadece bir isteği, duası olanın türbesine gidip bez parçası bağladığı biri olarak bilirdim. Kitapla birlikte bütün düşüncem değişti.
Bir kütüphanecinin bulduğu ince bir kitap sonrası başlıyor hikaye. Sadece 1 gece de değişiyor her şey. Eminim kitabı elinize aldığınızda bitirmeden kapatmaz, tek gecede bitirirsiniz.

“Dinle! Bu hikaye bir İstanbul rüyasıdır. Bir yabancının, İstanbul’da gördüğü düştür bu. Belki de zamanın lisansız sesidir. Bilemem. Bu Telli Baba’nın hikayesidir. Ve koynunda aşkı taşır. Hem bilemezsin aşk İstanbul’a ne çok yakışır”

İstanbul’da yaşayanların görmediği ne çok şey var aslında. Sürekli koşmak, bir yerlere yetişmek, trafikten kaçmak dışında İstanbul sokaklarında ne yapıyoruz? Sebepsiz yere vapura binip bir çay içmedim hiç. İstanbul’u izlemedim. Zaten deniz yolculuğu yaparken sessizce İstanbul’u izleyenleri pek göremiyoruz. Çünkü haraket edince hemen fotoğraflar çekilir ve sosyal medyada paylaşmak üzere telefona gömülür. Sonra “ sayın yolcularımız... “ anonsu ile başlar kalkar telefondan. Ne güzel bir yolculuk(!)

İşte Fatih Duman’nın serilerinden sonra o vapurda çay içip İstanbul’u izlemem gerektiğini öğrendim. Hala sebepsiz yere binip İstanbul’u izleme kısmını yapamadım ama bir gün onu da yapacağım inşallah.
Sarıyer sahiline olurda giderseniz Telli Babaya çaput, bez bağlamak yerine bir Fatiha okuyun olur mu?

“Elhamdulillah âşık oldum Allah’ım. Lakin benim bu aşkta dünyalığım yok. Ya Sana ulaştıracak bu aşk beni ya sona ulaştıracak. Ne sevgili, ne dünya isterim Senden. Aşk isterim, aşkı isterim, Seni isterim ben. Allah’ım aşkını ver bana ve beni de o âşıkların arasına kat!”
ALLAH'a emanet olun...
254 syf.
·Beğendi·7/10
Kitabı okuduktan sonra nefsimle konuşur oldum:) Ve anladım ki Aziz Mahmud Hüdayi olmak öyle kolay değil. Kadılığı, makamı, mevkiyi, şöhreti, dünyayı terk etmek, nefsi eğitmek ...Hele de herkesin enesini ilah edindiği bu ahirzamanda zerresini yapabilmek kolay değil vesselam..
Hayretimi ve hayranlığımı artıran bu eseri herkese tavsiye ediyorum.
254 syf.
·Beğendi·10/10
Okuyup günlerce etkisinden çıkamadığım nadir kitaplardan oldu kendisi. Insanların muhakkak kendinden bir pay bulabileceği çok güzel ve akıcı bir kitap. Nefsi ve şeytanın oyunlarını çok güzel anlatmış. Zaman zaman 'gerçekten de böyle oluyor' derken bulabilirsiniz kendinizi. Tevafuken kitabı gece bitirmiştim ve kitabın sonunda bu kitabı okurken gece ise diye başlayan kısım beni daha bi derinden etkilemişti.Kitabı okuduktan sonra gerek Bursa ve gerek Aziz Mahmud Hüdayi hakkında çok fazla araştırma yaparken buldum kendimi.Herkesin okuması ve her kitaplıkta bulunması gereken bir kitap. Bir Aziz Mahmud olmak hiç kolay değilmiş..Kadılıktan abdesthaneleri temizleyen adam olmak herkesin nefsinin kaldırabileceği bir durum değil. Allah herkese Aziz Mahmud gibi nefsini susturabilmeyi nasip etsin
254 syf.
Men arefe nefsehü:kim nefsini bilirse
Arefe Rabbehu: Rabbini bilir,
Hadisinin tezahürü ene; ben ismini taşıyor kitap.
İlk başlarken yazar kendiniövüp duruyor gibi geldi. Sanırım bu da kitabın kurgusu içinde.
Kuranda Nefsin mertebeleri sayılır ki bu yolda Bursa da gorevli müftü ve Kadı Mahmut un Hocası olacak Üftade hazretleri nezaretinde,
Ilım, makam, mal, şöhret, şeytan dışında insan için tehlikeli "nefs" eğitimi almaya başlar.
Ki ilk ders :kadilik görevini birakma ve omzunda bir sırıga dizili ciğerleri pazarda satma görevi. nefse ne kadar ağır bir ceza.
Herkes yapamaz.
Yapan da nefsini bir şekilde yenmiş oluyor ismi ile yaptıkları ile yaşadığı dönemde padisahlara hocalık yapıyor ve Aziz Mahmut Hüdayi oluyor Rahimehullah
Allah rahmet eylesin Üftade hazretlerine ve Aziz Mahmut Hüdayi hocalarımıza.
Gel gelelim mesele ortak . İnsan varsa o insanda nefis vardır
Nefisle mücadele, nefisi tanıma, nefsi terbiye, riyazet vb konuları her insan bilmelidir ki Rabbine gidecek yolu Kuran ve Hadis çizgisinde hocalarımızın tecrübeleri ve uyarıları ile bulabilsin ves selam.
254 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı okumadan önceki “nefs” algım ve kitabı okuduktan sonraki “nefs” algım diye ikiye ayırdı beni yazar. Artık her düşüncemin aklımda düşünmeye yeltendiğim her hakikatte nefsimi farkeder oldum. Ahh ... aşık oldum sanırım kitaba ...
Başlarda mantığım karşı geliyordu, nedir bu tüm her şeyden vazgeçmek yani kadılık görevinede adaletli , güvenilir birilerinin gelmesi lazım bırakırsan kim gelir deyip karşı geldi. Hakikati ise sonunda anladım. -Üstad Bediüzzaman’ın dediği gibi dünyalıklara kalben bağlanmamak-
Bir sürü şan şöhret tekrar geliyor Hüdayi hazretlerine ama bu sefer hiçbirine kalben bağlanmıyor başta hepsini öyle bir yerle bir ediyorki latifelerini o kadar sağlamlaştırıyorki.. Kesfe dair ne varsa meyletmez hâle geliyor artık.
254 syf.
·5 günde·Beğendi
Kitap incelemesi konusunda çok iyi olmasam da bu kitap için iki üç kelime de olsa yazmadan geçemeyeceğim. Yazarla ilk tanışmam. Nefsin kendiyle olan savaşını akıcı bir şekilde ifade eden, etrafımızda olanlara farklı bakmayı, düşündüren ve öğretici ve Aziz Mahmud Hüdayi'nin hayatını geçmişe dönüşlerle akıcı bir şekilde anlatıyor. Nefsi nasıl yendiğini, nelerden vazgeçtiğini, kendisiyle nasıl mücadele verdiğini anlatıyor. Yazarın nefs dilinden yazdığı satırlar oldukça etkileyiciydi. Hayatınıza ve kendinize bir çok şey katacak nitelikte.

Yazarın biyografisi

Adı:
Fatih Duman
Unvan:
Yazar
Doğum:
Şarkışla, Sivas, Türkiye, 1987
1987 yılında Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. Çatalca İmam Hatip Lisesini bitirdikten sonra 2006 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesine başladı. Bir dönem Ürdün Devlet Üniversitesi’nde de öğrencilik yapan Fatih Duman Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi dördüncü sınıfında öğrenimine devam etmektedir.

Buruciye Edebiyat, Dikili Ekin ve Ferda gibi dergilerde yazı ve şiirleri yayınlanan Fatih Duman pek çok kurumun düzenlediği şiir ve makale yarışmalarına katılmış ve ödüler almıştır. 2007 yılından beri de Ferda Edebiyat ve Kültür Dergisinin editörlüğünü yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 384 okur beğendi.
  • 3.916 okur okudu.
  • 135 okur okuyor.
  • 1.646 okur okuyacak.
  • 49 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları