Emrullah Güney

Yerbilim 1: Jeoloji yazarı
Yazar
9.0/10
2 Kişi
17
Okunma
3
Beğeni
1.851
Görüntülenme

Hakkında

Coğrafya profesörü, akademisyen, yazar, fotoğraf sanatçısı. 1947 Nevşehir doğumlu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi (DTCF) Fiziki Coğrafya ve Jeoloji Kürsüsünü 1968 yılında bitirdi. Fen Fakültes'nde Genel Jeoloji sertifikasını; Ziraat Fakültesinde Toprak sertifikasını aldı. Eğitim-öğretim, didaktik konulu dersleri de DTCF’de izleyerek Pedagoji Sertifikalarını elde etti. 1971-1978 arasında Milli Eğitim Bakanlığında görev yaptı. Prof. Dr. Emrullah Güney, Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesinde Coğrafya Eğitimi Anabilim Dalı Başkanı olarak görevine devam etmektedir. Milli Eğitim Bakanlığında,danışman olarak, Lise ders kitaplarının Avrupa Birliği Standartlarına uygun hale getirilmesi konularında çalışmalar yapmaktadır. ESERLERİ: Türkiye Çevre Sorunları (2004), Yerbilim Terimleri Sözlüğü (2006), Yerbilim 1 - Jeoloji (2011), Yerbilim 2 Jeomorfoloji (2011), Bitki Coğrafyası Ders Kitabı 1 (Ömer Saya ile birlikte, 2011), Genel Ortam Kirlenmesi (2013), Türkiye’nin Komşuları (2013), Türkiye Coğrafyasının Uygarlıkları (Umut Güney ile birlikte, 2015), Türk Kültüründe Coğrafya - I (Editör(ler) : Ali Meydan Turhan Çetin, çok yazarlı, 2015), Geo – Yerbilim Sözlüğü (Nurdan İnan ile birlikte, 2015),
Tam adı:
Prof. Dr. Emrullah Güney
Ünvan:
Türk Akademisyen, Coğrafya Bilgini, Yazar
Doğum:
Nevşehir, Türkiye, 1947

Okurlar

3 okur beğendi.
17 okur okudu.
20 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Hacıbektaş
Hacıbektaş ilçesinde, zengin folklor özellikleri görülür. Bu zenginlik Hacıbektaş Veli'nin insancil oluşundan, barışçı niteliğinden, kadının toplum içindeki yerinin büyük olduğunu belirtmesinden ileri gelmektedir. Kadın toplum içinde değerli bir yere sahiptir. Kimi yerlerde olduğu gibi toplumdan kopuk değildir. Aşırı kapanması, bağnazlığı yoktur. Bu, kadının kendine olan güveninden ve erdem yüceliğinden ileri gelir.
İslâm dininin yeni heyecanıyla Bizans'a savaş açan Araplar, 8. nci 9. ncu yüzyıldan başlıyarak 300 yıl süreyle Kapadokya'ya egemen olmuşlardır. Arapların geldiğini dağbaşlarındaki habercilerin işaretlerinden anlayan Kapadokya halkı, yeraltındaki evlerine, Peribacalarındaki sığınaklarına çekilerek, sürgü taşlarını yuvalarına sürmüşler ve baskının geçmesini beklemislerdir.
Reklam
Reklam