Emrullah Tekin

Emrullah Tekin

10.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
1
Beğeni
·
195
Gösterim
Adı:
Emrullah Tekin
Unvan:
Araştırmacı, Yazar
Leibnitz, XIV. Louis'ye şöyle hitap eder: "Hollanda ile savaşmak için, ancak para ve menfaatle yardımcı bulabilirsin fakat Türkiye ile savaşırsan İspanya, İtalyan prensleri ve papa, başlıca yardımcıların olur. Mısır'ın fethine muvaffak olduğun takdirde, deniz hâkimiyeti, Doğu ticareti, Hıristiyanların başkomutanlığı senin elinde olur. Türk saltanatını yıkamasan bile bu şeref sana yeter."

* Türkiye'yi Parçalamak İçin Yüz Plan, T. G. Djuvara
Emrullah Tekin
Sayfa 82 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
8.10.1914- Burada İran ve Afganistan hakkında Türk kaynaklarından işitilen şeylerin ancak yarısı doğruysa vazifemize artık ihtiyaç kalmayacak. Herhalde iki ay kadar gecikmiş bulunuyoruz. Buradaki elçimiz aciz bir eşektir. Enver Paşa ona istediğini yaptırabilir. Yegâne Alman kuvveti Liman von Sanders Paşa'dır. Türkiye Almanya'dan büyük miktarda bir borç alacaktır. Bundan dolayı, Türkiye'nin yakın bir gelecekte harp ilan edeceğine inanmak mümkündür.
Emrullah Tekin
Sayfa 34 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
Azerbaycan üzerinde Osmanlı Devleti ile iyice çatışmaya giren Almanya, Odessa'dan buraya bir tugay sevk ederek, Türklerle savaşı bile göze aldı. Gürcüleri ve Ermenileri de kendi saflarına çekmek için çalışan Almanlar, Suriye'deki Osmanlı kuvvetlerine askerî destek vermeyeceklerini söyleyerek tehdit bile savurdular. Bu sırada, Bakü Osmanlıların eline geçmişti. Azerbaycan Osmanlı Seferî Kuvvetler Komutanı Nuri Paşa, General von Kressenstein tarafından gönderilen bir Alman karargâhının Bakü'ye girmesini engelledi ve Bakü'nün tahkimi için önerilen Alman desteğini reddetti. Almanların Kafkasya'ya tek başına hâkim olma emeli suya düşmüştü; daha ileri gidip Türklerle ciddi bir silahlı çatışmayı göze alamadılar. Fakat, Türklerin Azerbaycan'da kazandıkları başarılar da sürekli olmayacak, bölgedeki güçlükler sebebiyle kazançları bir müddet sonra sıfıra inecektir.

* Türkler ve Almanlar, Süleyman Kocabaş
Emrullah Tekin
Sayfa 63 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
Keehler'in ölümünden sonra Padişah, Colmar von der Goltz'u olağanüstü yetkilerle Alman reform grubunun başına getirdi. Bilgili bir asker olmasına rağmen, Alman Genelkurmayı'nda pek sevilmeyen Goltz, bu görevi kabul etti.

Goltz'un çalışması Türkiye'de önemli engellerle karşılaştı. Yabancı bir uzmana ne kadar yüksek rütbe ve ünvanlar verilse de güven tam değildi. Bununla beraber Goltz özellikle genç subayların eğitiminde etkin rol oynadı. 12 yıllık ilk çalışma döneminde, harbiye mektebinde ders kitabı olarak okunmak üzere, 4000 sayfadan fazla Türkçe broşür ve ders kitabı yayınladı. Özellikle eğitim gören genç subaylar ve subay adaylarını etkilemeyi bildiğinden, bu gruplarda Alman hayranlığı yarattı. Kasım 1895'de Almanya'ya dönene kadar kontratı üç kere uzatıldı. Von der Goltz Paşa 1908 Devrimi'nden sonra tekrar çağrılacaktır.
Emrullah Tekin
Sayfa 102 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
... Heidelberg Üniversitesi'nden mezun olan Dr. Preusser sömürge ülkeleri hastalıklarıyla ilgili önemli incelemeler yapmıştı, ama, gerçek başarısı başka alandaydı. Kut'ül Amare'deki İngiliz yenilgisinden sonra Mezopotamya'da çılgınca bir cesaret isteyen işler çevirmiş, baskınlar yaparak erzak konvoylarını ele geçirmiş, hareket hâlindeki birliklerin arasına, İngiliz irtibat subayı üniforması giyerek karışmış, onları sonunda yok olacakları tuzaklara düşürmüştü. Filistin'de Avusturyalı bir general kılığına bürünerek birlikleri denetlemiş, onlara emirler vermiş, sonunda Türklerin arasına karışmıştı.

Preusser bütün bunları yaparken hiç heyecanlanmıyor, kılı bile kıpırdamıyordu. Türk müttefikleri ona "Bedevî" diyorlardı. İngiliz hatlarını ziyaret ediyor, şehir halkını ve askerleri sorguya çekiyordu. İngilizler onun, Kâhire'deki genel karargâhlarını üç kez denetlediklerini duydukları zaman deliye döndüler. Bölgesel dilleri ana dili gibi konuşuyor, Arap çevrelerinin göreneklerini biliyor, sırtındaki göçebe kıyafetiyle Türklere karşı ayaklanmış olan Arap kabileleri içine hiç korkmadan sokulabiliyordu. Eşsiz bir aktör, seçkin bir milis komutanı, usta bir casustu.

* Dünya Casusluk Tarihi, Ariel Yayınları
Emrullah Tekin
Sayfa 16 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
Şurasını söyleyeyim ki savaş çıktığı takdirde Almanya, Rusya'nın Asya'da askerî harekâta girişmesine karşı koymamalıdır. Zira bu suretle Avrupa'da daha ziyade hareket serbestliğine sahip olabiliriz (16 Ekim 1889 tarihli Goltz Paşa'nın mektubundan).
Emrullah Tekin
Sayfa 98 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
... Buna karşılık Türk Grup Komutanlığı, silahlarını bırakmaları için Alman birliklerinin ikaz edilmesini ve harp esiri olarak (müttefiklerin birlikleri) kabul edilmelerini ve geri yollanmalarını emretti. Karşı koymaları ve silahlarını kullanmaları hâlinde, çok sert davranılacaktı. Enver Paşa'nın kardeşi Nuri Paşa, Türk Başkomutanlık Karargâhı'nda Alman aleyhtarı bir hava yaratıyordu. Hatta Mühimann, Türk 3. Ordusu'nun durum haritasında Alman demiryolu karakollarının düşman olarak işaretlendiğini biliyordu.

Fakat Türk tutumunu, ekonomik düşüncelerden çok ideolojik düşünceler yönlendiriyordu. Daha 1914 yılından itibaren Türklerin Kafkaslar'daki (daha sonra da İran'daki) tutumu Genç Türkler'in Panislamist ve Pantürkist çabalarının sonucuydu. Bu tutumun baş temsilcisi Enver Paşa idi. Pek sevdiği Turan rüyasının yakında gerçekleşeceğine inanıyordu. Bu konuda Almanya'nın desteğini de hesaba katabileceğini sanıyordu.

* Bir Askerî Yardımın Anatomisi, J. L. Wallach
Emrullah Tekin
Sayfa 59 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
... III/B'nin değişik yönü, yabancı ülkelerde ajan çalıştırmak için uyguladığı yöntemlerdi. Ajanlar ve haber alma subayları dış ülkelerde ticaret şirketlerine giriyor, gezici satış görevlileri olarak sanayi merkezlerini dolaşıyor, sorular soruyor, fotoğraflar çekiyor, dostluklar kuruyorlardı. Bavulları, III/B merkezlerine sunulacak planlarla ve raporlarla dolu oluyordu. Yüksek rütbeli subaylar turistik geziler yapıyor, Polonya ve Fransa'da daha sonra askerî harekâtlara girişecekleri bölgelerde dolaşıyorlardı. Bu yüzden de bu ülkeler işgal edilince yerli halk, Alman Genelkurmayının subayları arasında, çoğu kez bilindik yüzlerle karşılaşınca çok şaşırıyordu.

* Dünya Casusluk Tarihi, Ariel Yayınları
Emrullah Tekin
Sayfa 11 - IQ Kültür Sanat Yayıncılık, 2001
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Emrullah Tekin
Unvan:
Araştırmacı, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 1 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 4 okur okuyacak.