Erdoğan Arıpınar

Fair Play yazarı
Yazar
8.0/10
1 Kişi
8
Okunma
0
Beğeni
998
Görüntülenme

Hakkında

1932 yılında Malatya’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. 1948 yılında gazeteciliğe başladı. Branş olarak spor ve araştırmacılığı seçti. Cumhuriyet, Hürriyet ve Günaydın gazetelerinde 30 yıl çalıştı. Basın Şeref Kartı sahibi oldu. TSYD'nin kuruluşunda görev aldı ve 14 yıl Genel Sekreterliği'ni yaptı. 1962 yılında TMOK'a üye olarak girdi. Çeşitli tarihlerde Genel Sekreter Yardımcısı, 2. başkanlık ve başkan yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1992 Barcelona Olimpiyat Komitesi'nde görev aldı. TMOK Fair Play Konseyi Başkanlığı'nı üstlendi. IOC tarafından çalışmalarından dolayı 1994 yılında “Olimpic Order” nişanıyla ödüllendirildi ve aynı yıl Avrupa Fair Play Birliği 2. Başkanlığı'na seçildi. Arıpınar'ın "Oy Sandığı" isimli bir kitabı vardır.
Ünvan:
Türk Gazeteci, Yazar
Doğum:
Malatya, Türkiye, 1932

Okurlar

8 okur okudu.
5 okur okuyacak.
1 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
ilk milli maç
Yusuf Ziya (Öniş) Bey’in başkanlığında kurulan federasyonun ilk olumlu icraatı, Uluslar arası Futbol Federasyonu “FIFA”ya üyelik için başvurması olmuştur. Ve Türkiye, 21 Mayıs 1923 tarihinde “FIFA”ya resmen kabul edilmiştir. Bunun sonucu olarak da Türkiye Futbol Heyet-i Müttehidesi (Federasyonu) bir milli maç için derhal girişimde bulunmuş ve ilk kez kurulan Türk Milli Futbol Takımı, 26 ekim 1923 günü İstanbul Taksim Stadı’nda Romanya ile ilk milli maçımızı oynamış ve 2-2 berabere kalmıştır. Bu ilk milli maçımızdan hemen üç gün sonra ülkede Cumhuriyetin ilanı gibi pek önemli ve pek mutlu bir olay yaşanmış ve böylece Türk sporunda olduğu gibi Türk futbolunda da önemli bir dönüm noktasına ulaşmıştır.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Black Stocking (Siyah Çoraplılar)
İngiliz ve Rumların kendi aralarında Moda, Baklatarlası ve Kuşdili çayırlarında oynadıkları futbol maçları Kadıköy ve çevresinde oturan Türk gençlerinin de büyük ilgisini çekmekteydi. Ancak ailelerde hakim bulunan taassup zihniyetinin yanı sıra istibdat rejiminin de amansız baskısı Türk gençlerini bu yolda frenleyen iki önemli faktördü. Buna rağmen futbola gönül kaptıran Türk gençleri arasında her tehlikeyi göze alan karasevdalılar da çıkmıştı. Bunların başında, Amiral Hüseyin Hüsnü Paşa’nın Mekteb-i Bahriye (Deniz Harpokulu) öğrencisi olan oğlu Fuad Hüsnü Bey bulunuyordu. Mükemmel ingilizce bildiği için, Moda’da oturan İngilizlerle ahbaplık kuran Fuad Hüsnü Bey, onlardan bir eski futbol topu temin etmiş ve bununla tek başına oynamaya başlamıştı. Bir gün kendisini Papazın Çayırı mevkiinde, bir duvarın karşısına geçmiş top oynarken gören en yakın arkadaşı Reşat Danyal Bey ona takılmıştı: -“Ne yapıyorsun Fuad? Duvarı mı yıkmaya çalışıyorsun?..” Fuad Hüsnü Bey’in, muziplikleriyle ünlü bu yakın arkadaşının sorusuna cevabı pek kestirme olmuştu: -“Gel Reşat, biz de bir futbol takımı kuralım. İngilizlere, Rumlara duman attıralım çayırlarda...” İşte bu sözler, ilk Türk futbol takımının kurulması yolunda atılan ilk büyük adım olmuştu. Çevrelerinde, kendileri gibi gözlerini budaktan esirgemeyen birçok arkadaş daha bulan Fuad Hüsnü ve Reşat Danyal beyler derhal faaliyete geçerek ilk Türk futbol takımını ortaya çıkarmışlardı. Ancak bunu büyük bir gizlilik içinde gerçekleştirdikleri gibi, her türlü tedbiri de elden bırakmamışlar ve takımlarına bir İngiliz adını vererek devrin hafiyelerinin dikkatinden kaçmak yoluna gitmişlerdi. İşte bu nedenle ilk Türk futbol takımı, “Black Stocking (Siyah Çoraplılar)” adıyla ortaya çıkmıştı.
Sayfa 12 - İLK TÜRK FUTBOL TAKIMI : Siyah Çoraplılar·Kitabı okudu
Reklam