Erman Koç

Varoluşa Dair Notlar yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
1
Okunma
1
Beğeni
390
Görüntülenme

Hakkında

Okurlar

1 okur beğendi.
1 okur okudu.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Plank Zamanı**********(1-0)
Plank zaman bilgisinin bize öğrettiği; 1 saniyeyi, 10 üzeri (-43)’e böldüler (10'un yanına 43 adet sıfır koyarak; yani 1 saniyeyi kent kent kent kentilyona bölerek zamanın en kısa dilimine ulaştılar) ve buna 'an' dediler. İşte biz bu anları yaşıyoruz. Bizim hayat dediğimiz bu anlar bütünü ve bu anlar, bir var-bir yok, 24 kare film gibi an-an-an, adet-adet, bir an var, sonra bir boşluk ve sonra bir an daha var ve 1 saniyenin içinde kentilyonlarca böyle anlar ve boşluklar var, film şeridi gibi tık-tık-tık-tık bir an var-bir boşluk, bir an var-bir boşluk, an-boşluk, var-yok, var-yok ...1,0,1,0,1,01010101010101010101010101010101010101010101 010101010101 geçmekte... 1 saniyede bir bütünlük yok yani sen elini bardağa götürdüğünde trilyonlarca kesik an dilimi yaşanmış oluyor fakat biz bunu zihin dedektörümüzün yetersizliğinden kaynaklı akıcı bir bütünmüş gibi görüyoruz okuyoruz, bardağa elimizi uzatıp alıyoruz, bir saniyede. Oysaki kesik anlardan ibaretti. Elimiz o bardağa gidene kadar o bardak milyonlarca kere yok olup var oluyor. O andaki olayda her şey var oluyor ve yok oluyor. Tüm evren bir an var oluyor, bir an yok oluyor ve biz bunu anlamıyoruz. Her şey yoktan var oluyor ama o yokta da bir enerji var ve her şeyi o var ediyor. İşte 'la ilahe’ zihni sıfır zamana getirerek, o yokluk anına inip her şeyi oradan, o boşluktan, o kavramsızlıktan, o etiketlemelerden, o bilmişliklerden, o yargılardan, sıfır zamana geldikten sonra 'illa Allah' ile tekrar var etmektir. Yenileyerek Allah ile görmektir. Önce yok et sonra Allah ile var et. La ilahe: 0 İlla Allah: 1 İşte 'ben' dediğin: 0 Allah ise: 1 Allah birdir. Benim varlığımsa sıfırdır. Hayat yolculuğu, sıfır olduğunu anlayan insana sonsuz olur. Her şey Allah ile vardır.
Sayfa 72
Seyrederek Yaşamak***
Demek ki var olan sen, sen değildin, O idi. O. Bu düşünceyle aydınlanmaya başlarsın. *** ‘Ben’den görup duyan, tadan, hisseden Allah. Biz şahitlik ediyoruz. Bu süre boyunca tanıklık edip farkına varıyoruz. İşte yaşam bu kadar ve budur. Dünya hayatı diye yorumladığımız şeyin özü budur. Tanıklık ve şahitlikle yani yaşayan olarak değil de kendini tıpkı film karakteri ve diğer herkes de rol arkadaşların gibi seyreden olarak adlandır. Aynı eylemleri tatları alıyorsun; lezzetleri, zevkleri, hisleri, görünenleri, duyulanları çok daha canlı deneyimliyorsun. Üstüne üstlük huzursuz diye adlandırabileceğin hiçbir an kalmıyor. En büyük huzursuzlukta bile tebessümün gülmeye dönüşüyor. Ne zaman yaşayanın ‘sen’ olduğunu ve yalnızca yaşadığın düşüncesine girersen o zaman hakikat perdeleniyor. Planlar, hesaplar, düşünceler ve duygularla yaşamın korku ve stresle geçiyor. Ve sen maceraya girip gereksiz yere kendine zulüm ederek her şeyin tadını kaçırıyorsun. Zamanı boşa harcayıp öldürüyorsun. Seyir keyifsiz, sıradan, anlamsız ve acı dolu oluyor. İşte cehennem! Sonrası mutluluk pompalama çabası, duygu dilencilikleriyle düalite çıkmazında yaşam aramaya girmek, tıpkı bataklıkta çırpınmak gibi gittikçe daha da cehennemin derinliklerine inmek. Farkında olarak, gezeceğin görüşe bıraksan 'ben'ini, an ile birlikte hiçbir şey kaçmıyor, enerjin bitmeden, tükenmeden, sonsuzluğu hissediyorsun. Nefes alıyorsun, mucizeyi anlıyorsun, aşkla yol alıyorsun. Estetikle, zamanla oynayarak, durdurarak, yok edip var ederek dansın bütün ritimlerini yaşıyorsun. Aksi hâlde o mucize enerjini bir avam olarak cesedine alıp çırpınmayla hem anlar kaçıyor hem idrak kapanıyor hem algılar açılmıyor. Sadece kuru bir düşünce onun uydurduğu yapay duygular ve kuru bir bedenle çürütüp öldürüyorsun kendini. Ne düşündüğünü
Sayfa 33
Duygu ve Düşünce
Reklam
Reklam