Esat Nermi

Esat Nermi

YazarÇevirmen
8.1/10
184 Kişi
·
676
Okunma
·
0
Beğeni
·
36
Gösterim
Adı:
Esat Nermi
Tam adı:
Esat Nermi Erendor
Unvan:
Yazar Çevirmen
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
666 syf.
·60 günde·Beğendi·10/10
Bazı kitapları bitirmek istemezsiniz. Her sayfa atladığınız zaman içinize bir haz ile birlikte buruk bir hüzün de dolar. Hatta kitabın kalan sayfalarını elinizle her tuttuğunuzda bu sayfaların azalmış olduğunu üzüntü ile fark edersiniz. Çünkü alışmışsınızdır o kitaba; kitabın kendisine ve ona dair her şeye. Kitaptaki kahramanlar size çoğu insandan yakın gelir, bazı olayları okurken gülümsersiniz, çünkü kahramanlar ile en yakın arkadaş gibi olmuş ve o kahramanların o olayları nasıl karşılayacağını dahi tahmin eder hale gelmişsinizdir. Sadece bunlarla sınırlı kalmaz bu ısınma, alışma durumları. Kitabın fiziksel görüntüsüne dahi baktıkça gülümser, kapağının kenarındaki ufak bir kıvrılmayı mesela çok yakından tanır hale gelirsiniz. Bir kitaba böyle tutulur bazen insan ve kitap bittiğinde de hayatından insan eksilmiş gibi boş hisseder kendini. Bu kişi özellikle kitaplara sığınan biri ise; onu dolduran bir olgu daha ölüp gitmiştir, her son bir ölüm gibidir onun için. Ama bu da bir arayışa teşvik etmez mi o insanı? Yeni bir sığınacak kapı arama ihtiyacı hissetmek, üstelik bunu da sürekli ve zincirleme olarak yaşamak.

Matyev Kojemyakin benim için bu türden bir eser oldu. İlk önce çocuk Matyev ile tanıştım, çocukluk arkadaşı oldum onunla, sonra da büyüdükçe ona bende yoldaş oldum. Onca yaşadığı şeyde onun için bir kişinin daha içi yanıyordu, “Ah be Matyev” diyordu her ne kadar o farkında olmasa da. Bazı zamanlarda da ben Matyev oluyordum. Çünkü okuduğum bazı yerlerde kendimi onunla özdeşleştiriyor ve o oluyordum. Sanki evinden, ovaları arşınlayıp gelen rüzgar eşliğinde çıkan o değildi de bendim. O rüzgarı yüzümde, saçlarımda hissediyordum sanki. Öyle içine aldı işte beni bu eser.

Matyev Kojemyakin, Gorki’nin bir Rusya yorumudur bir bakıma. Rus insanının duygu ve düşünceleri, onların yaşadığı inanılmaz “can sıkıntısı” ve çeşitli buhranlar. Ama bahsedilen halk hangi halk olursa olsun bizler, onlara bakarak dersler çıkarmalıyız. Matyev’in hayatı daha baştan buhranlar ve acılarla başlıyor. Gorki, Matyev’in çocukluğunu oldukça ayrıntılı ve ince olarak işlemiş. Bu, hikayeye bir bütünlük sağlanmasının yanı sıra duygusal ve psikolojiksel manada bir tamamlayıcı etmen görevi görmüş. Çünkü bilindiği gibi insan psikolojisinin büyük bir kısmı çocukluğunda gelişir. Matyev'in yaşadığı tüm şeylerin etkilerini ve tepkilerini ilerleyen yıllarda açıklıkla görebiliyor ve bir insanı büyük bir oranda çözümleyebilir hale geliyoruz. Matyev’in çocukluğunda yaşadığı buhranlarının tepkilerine ileride denk geldikçe içiniz hüzün doluyor. Bu açıdan Gorki bir anlamda da mükemmel bir psikolojiksel çözümleme de yapmış oluyor.

Matyev’in zaten hayatını konu alan eserden, Matyev’in yaşadıklarını anlatarak bahsetmek kitabı okumayanlar için rahatsız edici olacaktır, bu yüzden Matyev ile tanışmayı bizzat onla yapmanızı öneriyor ve ben yavaşça aradan çekiliyorum. Rus halkının büyük bir kesiminin rahata düşkünlüğü çok güzel bir şekilde resmedilmiş. Örneğin bir kişi çıkıyor “İnsanlar haksızlığa uğruyor, bir araya gelelim, birlik olalım.” diyor ve kimi kimseler de bunu söyleyenin bir vicdanı olmadığını, bunu kesinlikle bir çıkarı olduğu için söylediğini iddia edebiliyor. Gerçeği konuşanın sevilmediği bir ortamdan bahsediyoruz yani. Bize de yabancı değil hani? Her neyse, Gorki bunların hepsine gerek Matyev aracılığıyla gerekse de diğer karakterlerin yardımı ile çok incelikli bir şekilde değinmiş.

Ayrıca Rus halkındaki zor durumda olan insanlara da çokca değinilmiş. Ölen annesinden arda kalan kıyafetleri giyen ve bunlardan başka kıyafete sahip olmayan bir kız çocuğu ya da bakacak torununa başka kimsesi kalmayan, o sahip olduğu torunun da kendisine küfrettiği bir ihtiyar. Daha nice böyle insanlar. Tüm gerçekliği ile anlatılan bu kişiler bizleri sarsıyor, titretiyor. Zaten iyi bir yazar olmanın niteliklerinden biri de bu değil midir sizce? Bana göre öyledir, hem de bir başkasının dediği üzere tir tir titretmesi gerekir biz okurları.

Matyev Kojemyakin insanı içine hapseden kitaplardan. Ama bu öyle bir kitap ki bu hapis kalma durumundan dahi zevk almaya başlıyorsunuz. Bu seferlik yeni bir ufka açılmamak, hep bu ufukta kalmak istiyorsunuz. İnsanı derinden sarsan ve kendine bağlayan nadide eserlerden biri. Gorki’Gorki'nin diğer eserleri gibi de güzel. Şunu iddia edebilirim ki ‘bitiremeyeceksiniz’ bu eseri. Bitirmeyi isteyemeyeceksiniz. Keyifli okumalar dilerim.
255 syf.
·7/10
Nobel ödüllü Japon yazar, ana karakter Çieko etrafında, Kyoto şehrindeki tapınakları, çiçek bahçelerini, şenlikleri öykü içersinde aktarmaya çalışmış.Bolca doğa tasvirlerinin yer aldığı öyküler, bunlar.Japon kültür ve edebiyatına meraklı olanları cezbedebilir.Sıkıcı bulanlarımız da çok olacaktır.
255 syf.
·9/10
Bu kitabı Japonya'yı çok seven biri olarak okuduğum için midir bilemem ama çok sevmiştim.. Hafif bir tempoda yormadan ilerliyor, kültürüne has özellikler barındırıyor.. Tamamı gözümün önünde canlanmıştı.. Kitaba dair çok sevdiğim bir kısım vardı.. "Ağaç, çiçek seyri" Japonlar ağaç seyrine çıkıyorlar.. "Hadi ağaç seyrine çıkalım." diyor baba.. Çok hoşuma gitmişti.. Bizler ne zaman doğayı izlemeye çıkmıştık ki?!
474 syf.
·11 günde·Beğendi·9/10
Yeni bir Oblomov tiplemesiyle Matvey Kojemyakin’i sunuyor Peşkov! Mayvey’in yaşamını değiştirme çabasının başarısızlığa uğramasının özünde dar bir taşra kasabasında kendisini bencilce soyutlamış bir insan görüyoruz. Matvey oldukça asalak ve iğrenç denecek kadar kötü yaşadığı bu dar taşra kasabasından çıkıp sahici bir insanlık dünyasına merhaba der ve bir devrimciye aşık olarak bulur kendisini... Ve sonunda görecek ki sadece aşk hayatı değil, tüm hayatı başarısızlıkla sonuçlanacaktır...
Bol şans herkese...
255 syf.
·10/10
Bundan seneler evvel okudum bu kitabı.Daha ben küçük liseli bir kızdım yaklaşık üzerinden 15 sene geçmiştir hala o mükemmel anlatılan doğa tasvirleri aklımda aynı canlılığıyla durmakta.
144 syf.
·Puan vermedi
12,13 sene önce okumuştum belki daha da önceydi o zamanlar kitaplarda kapaklar çok önemliydi kitabın kitabın kapağına bakmıştım 2,3 gün, okumadan önce bir de isim tabi ki, kitapta 5,6 sayfada bir kitapla ilgili resim vardı. Çok heyecanlanmıştım o zaman okurken nerden nereye gelmişiz zamanla her kitap başka bir kitaba götürmüş beni.10,11 yaşlarında küçük kardeşleriniz varsa onları da aynı duygularla heycanlandırabilecek bir kitap.
255 syf.
·Puan vermedi
-Spoiler-


En sevdiğim karakter, Kyoto’nun mağrur ve tatlı başkahramanı Çieko’nun bilmediği köylü ikiz kızkardeşi Naeko. Çieko ve Naeko daha bebekken birbirinden koparıldılar. Çieko zengin bir aile tarafından evlat edinildi. Naeko ise köy yaşamının acımasız kollarına bırakıldı. Bu yüzden (hayalimde tasvir ettim) bakışlarında yaşam mücadelesi, kırgınlık ve aynı zamanda ümit var.
140 syf.
·Beğendi·6/10
Çocuklar için güzel bir macera kitabı. Çocukların hayal gücüne hitap eden ve onlarda merak uyandıran güzel bir çocuk kitabı.Çocuklara tavsiye ederim :)

Yazarın biyografisi

Adı:
Esat Nermi
Tam adı:
Esat Nermi Erendor
Unvan:
Yazar Çevirmen

Yazar istatistikleri

  • 676 okur okudu.
  • 9 okur okuyor.
  • 470 okur okuyacak.
  • 6 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları