Geri Bildirim
Evelyne Buchmann

Evelyne Buchmann

8.2/10
6 Kişi
·
17
Okunma
·
0
Beğeni
·
490
Gösterim
Adı:
Evelyne Buchmann
Unvan:
Yazar
Başka bir deyişle: Oğullardan biri savaştan geri dönemeyecek olursa, vatanı koruması için diğerini göndermek gerekti. Dünyanın erkek evlatlara ihtiyacı vardı.
"Şunu unutmayın ki kendiniz için yapacağınız her şeyi, çocuğunuzun geleceği için yapıyorsunuz."
Bu kitaptan lanet olasi d&r de çalıştiğim zamanlarda (12 gün dayandım) haberdar oldum. Orta yaşlı bir kadın fellik fellik bu kitabı aradığını ve bulamadığını söyledi, tabi kitap lanet olasi d&r da da yok kötü çocuk istese kadıncagiz zilyar tane vardi oysaki.. Baktım kadının gözler dolu dolu burnu kıpkırmızı gözde fer yok... dedim bunun kesin bi sıkıntisi var... öylece çikti gitti bakakaldim ardindan, sonra da benim vasifsiz ve tek başarisi bilmem kaçtane sabit fikir satmak olan ve bununla kulakta yapay böbrek yetiştirmiş gibi övünén değişik bi tip olan magaza müdürümden azar işitmiştim. Bi şey satamiyosam o müsteriyle niye bu kadar zaman ilgileniyomuşum diye...
Velhasil o vakaadan sonra ben kitabi aradim bulamadim. Kaderin cilvesi ankaradan mudanyaya geldim ve bizim burdaki markete frambuazli sarlot almaya gittiğimde sepetin içinde rastladım. Öyle bir pençe atarak aldım ki kitabi anlatamam...

Akabinde kitabi aldim. Okumaya başladım. Bu kitabı okuduğumu gören annemin gözler pörtledi. Sen ne biçim kitaplar okuyon diye. Yani bunu okuyunca eroinman olmadıgım gibi grinin 50 tonunu okuyunca mini bir greye dönüşmüyorum. Sonuç olarak. Aman burada da buna benzer bi kitle var. Bi keresinde bir kadinin zevk anilari diye bi kitap okuyordum. Adam beni hem taciz etti hem de bu kitabi okuduğum için beni kuyruk sallamakla suçladı. Annemi tenzih ederek, sizde bulunan beyni kuşa taksak birak ters uçmayi intihar eder.

Bence artik konuya gireyim, ben kitabi çok beğendim. Benim başima gelmediği sürece bu tarz her şeyin günden güne dahada ... sardigi kitapları okumayi çok severim çünķü. İnsan kendi hayatina bakip sükrediyo

Bundan 2 3 yıl önce bi uyuşturucu bağimlisi çinarcikta 4 yaşindaki bi çocuğu kaçirip asla yapmamasi gereken bir şeyi yapip ardindan öldürüp cesedini bavula koyup inşaata attığinda bu uyuşturucu bağimlilarina takmiş durumdayim.
Kendisi bu dünyaya tahammül edemeye bilir ne kullanmak istiyorsa kullanabilir hatta uygun bir yerde aşiri dozdan ölüp geberebilir buna saygi duyarim lakin durum sokakta oynayan çocuga, bi lokma ekmek bulmak için gezinen kedi köpeğe zarar vermeye hatta zevk için öldürmeye evrilincr ben de sinir krizine giriyorum ve emin olun bu yoksunluk krizine giren birinin çikardiği yaygaradan daha hiddetli oluyor.

Kitabi okurken ben çocuk için değil de bizzat anne için çok üzüldüm. Bir anne için çocuğunun ölmesinden daha beter bişey varsa o da bağimli olarak ölmesidir heralde. Bağimlilar her gün hem kendini hem de annesinitekrar tekrar öldürüyormuş çunku
Ben bu dünyayi açlik oyunlarinin esas bahçesi olarak görüyorum. Güçlü olanimiz ayakta kaliyor. Burada fiziksel bi gücten bahsetmiyorum. Zeka ve dirayetten bahsediyorum. Bu yüzden ölmek için eroin kullanan bi insani boşuna oyunda tutmanin bir gereği yok. Milletin çoluğuna çocuguna hatta kendi annelerine bicak çeken insanlari tedaviden kaçiyor ve ötanazi istiyorlarsa istekleri yerine getirilmeli bence. Kitap resmen bir insanin bir kaç insanin hayatini ayni anda nasil berbat edebileceğinin kaniti. Aslinda çoğu yorumda anne suclu görülmüs, ben öyle olduğunu düşünmüyorum. Bi de üstüne üstlük hepten çocuga ifrit oldum. Bu zavalli yazarin annesi ve çocugu bende olsaydi ikisini de vurduktan sonra gider uçurumdan filan atlardim heralde.

Bir insanin kendine bunu nasil yapabileceğini anlamadiğimi, keske tüm zayif karakterliler ölse falan diyecekken;
Kendimin sigara bağimlisi, kahve bağimlisi(günde 8 fincana yakin) olduğu aklima geliyor. İşin kotü tarafi bi oturuşta bir kova tuzlu çekirdek yiyebiliyorum ki bu da bi bağimlilik türü... Allah kahretsin gene kendi bacağima sıktım. Neyse kitabin sonunda çocuk ölüyo bu beklediğimiz bi seydi rahatlikla söyleyebilirim. Dünyanin en zor şeyi bir madde bağimlisi annesi olmakmis bunu ögrendim.
( Bulabilirseniz kitabin koridor yayincilik 2016 baskisini alin. Genişletilmis bir son bölüm koymuşlar asil mevzu sonradan eklenen o sayfalarda dönüyo)
Kitap yarım bırakmak adetim değildir. Sevmesem bile okumaya çalışır, sırf yazarın verdiği emekten dolayı bitiririm. Bu kitap bir annenin ağzından oğluna mektup yazılırmış gibi yazıldı. Anne kendi çocukluğundan, annesi ve ailesiyle iletişiminden, oğlunu nasıl dünyaya getirip, ne zorluklar çektiğinden bahsederek anlatmaya başladı. Kitabın üçte birlik bir kısmını bu bölüm oluşturuyor zaten. Ancak o kadar uzatmış, okuyanı o kadar tekrarlayan olaylarla boğmuş ki okumak benim için işkenceydi. Kitabın yarısını geçtikten sonra içimde büyüyen sıkıntı artık kendi kendime, "Neden bu kitabı okumaya devam ediyorsun?" diye sormama neden oldu ve bıraktım. O kadar çok hata üstüne hata yapmış ve kendini haklı görmüş ki... Evet, çektiği sıkıntılar kolay değil farkındayım. Kimsenin hayatını da yaşamadan eleştirmek istemiyorum ama o anlatmış ve bende diyorum ki bu anlatı olmamış. Empati kurduramadan, sadece iç sıkıntısı duyacağınız şekilde yazmış. Kendi çocukluğundan anlatmaya başlaması iyi bir fikirdi ama bunu avantaj yerine dezavantaja çevirmiş. Kısacası ben bu kitabı yarım bıraktım ve kesinlikle sevmedim.
Normalde en ufak bir şeyi beğenmesem bile kitabı bırakırım ama bu kitap beni çok etkiledi. Evet eroin bağımlılığı bağımlı olan kişi için zor. Peki ya ailesi? Onlar ne yaşıyor? Hata nerede ve kimde? Empati kuracağınız ve sanki sizin başınıza geliyormuş gibi hem üzülüp hem sevineceğiniz olaylar içeriyor. Bir annenin kabusu bir kitaba sığmaz evet ama en azından denemelisiniz.
Bambaşka bir hayat, belki kimimize farklı gelse de kimimiz maalesef bunları yaşıyor. Kendi hayatlarımızdan çıkıp gerçeklik içerisinde diğer yaşamları da görmek adına kesinlikle okumamız gerek ve halimize binlerce şükretmek gerek. Yaşanılanlar çok zor ve okuyucuya belli ki anılar tekrar tekrar canlanılarak aktarılmış. Tavsiye ederim.
Her anne baba mutlaka okumalı. Kitap beni çok etkiledi. Evet eroin bağımlılığı bağımlı olan kişi için zor. Peki ya ailesi? Onlar ne yaşıyor? Hata nerede ve kimde? Empati kuracağınız ve sanki sizin başınıza geliyormuş gibi hem üzülüp hem sevineceğiniz olaylar içeriyor. Bir annenin kabusu bir kitaba sığmaz evet ama en azından anlamayı denemelisiniz. Yaşananlar çok zor ve bizlere aktarabilmek için belli ki anılar tekrar tekrar canlandırılmış.

Bir annenin evlilik dışı çocuğunun doğumuyla yaşadığı zorluklar, karşısına çıkan engeller ve hayatta kalma çabalarını anlatıyor. İşler tam da düzelecekken kazanmaya çalıştığı çocuğunun eroin denen illet nedeniyle nasıl kaybettiğini okumak ve annenin oğlunu kurtarmak için nasıl çırpındığı izlemek içinizi yakıyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
Evelyne Buchmann
Unvan:
Yazar

Yazar istatistikleri

  • 17 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 7 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.