Fırat Can

Umuda Bir Ülke yazarı
Yazar
9.6/10
50 Kişi
345
Okunma
38
Beğeni
6,7bin
Görüntülenme

Hakkında

1 Temmuz 1982'de Batman'ın Sason ilçesine bağlı Aydınlık (Sexika) köyünde doğdu. ilk, orta ve liseyi Batman'da okudu. Daha sonra ailesiyle birlikte istanbul'a göç etti. Burada aktif olarak gençlik çalışmalarında yer aldı. Birçok defa gözaltına alınıp bırakıldı. Genç yaşta gerilla saflarına katıldı. 2011’in nisan ayında Kobanê'den Qamişlo'ya giderken yolda Suriye rejimi tarafından yakalandı. Üç ay boyunca Şam'da iki metrelik bir hücrede agır işkencelere maruz kaldı. Türkiye ve Suriye arasında imzalanan Adana protokolü gereğince Türkiye'ye teslim edildi. Şu anda Denizli Hapishanesi'nde mücadelesini sürdürüyor. Yayınlanmış Eserleri: Mavi Ülke, (Roman), J&J Yayınları, 2015, Amed
Ünvan:
Siyasetçi , Yazar
Doğum:
Batman, 1982
Reklam

Okurlar

38 okur beğendi.
345 okur okudu.
8 okur okuyor.
131 okur okuyacak.
6 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 49.5
Erkek% 50.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş

Alıntılar

Tümünü Gör
Geleneksel cinsiyet anlayışı,namusu kadının bacaklarının arasına hapsetmişti.Bu nedenle, kadının tecavüze uğraması,onun için ailesi,yakınları için bu dünyada başa gelebilecek en kötü olay,en yüz karası durumdu.Kadınlara da böyle öğretilmiş,böyle kabul ettirilmişti...Tecavüze uğrayan kadın,saldırganlığın kurbanı olsa bile,mağdur olarak görülmezdi.O artık kirlenmiş,kirletilmiş bir varlık olarak ya ölüme ya da ölümden beter bir yaşama mahkum olurdu...Oysa namus o değildi.Namus bambaşka şeylerdi.Eğer illede adına namus denilecekse,mesela insanın özgürlüğü onun en büyük namusu olmalıydı.Özgür olmayan bir insan yada bir toplum,hiçbir kimliğini,hiç bir değerini koruyamayacağı için ,o çokça taptığı geleneksel namus nesneleri,olan kadını ve onun yanlız kendi erkeğine ait olması gerektiğini düşündüğü cinselliğini de koruyamazdı. Her şeyiyle köle olan bir erkeğin,sahip olduğunu düşündüğü bu tek şeye yüklediği bu anlam,tepeden tırnağa bir yanılsama ,kendini kandırmaydı.Faşizm ve sömürgecilik istediği anda ,istediği şekilde o erkeğin namusuna el atabilir,onunla oynayabilirdi. Buna karşılık o erkeğin yapabileceği hiç bir şey yoktu.Bu çarpık namus anlayışı ,tarih boyunca kadının sırtında bir yük ,onu boyunduruk altına almaya yarayan bir araç olmaktan öteye bir rol oynamadı.Daha kendinin sahibi olamayan erkek,kendini başkasının namusunun sahibi olarak görebilecek kadar çarpık bir bilinç dünyası oluşturmuştu kendine.Erkeğin bu bakışı bir yana kadın artık kurtarmalıydı kendini.Evet,eğer kadın için bir kurtuluş gelecekse ,bu yine ve ancak kadın eliyle olacaktı .Erkeğin fetişleştirdiği kadın cinselliği ve bu mantığın ürünü olan cinsel saldırganlık yalnızca erkeklik kültürünün bir iğrençliğiydi.Tecavüze uğramış kadın,namusu kirlenen kadın değildi,Tersine ,namusu kirlenen biri varsa oda
Reklam
Reklam
Reklam