Friedrich Pollock

Spinoza: Hayatı ve Felsefesi yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
11
Okunma
3
Beğeni
448
Görüntülenme

Hakkında

Friedrich Pollock, 22 Mayıs 1894 ila 16 Aralık 1970 tarihleri arasında yaşamış olan bir Alman sosyal bilimci ve filozoftur. Frankfurt am Main’daki Sosyal Araştırmalar Enstitüsü’nün kurucularından ve Frankfurt Okulu’nun neo-Marksist teorisyenlerinden birisidir. Friedrich Pollock’un Hayatı Friedrich Pollock, Freiburg im Breisgau’da bir deri fabrikası sahibinin çocuğu olarak dünyaya geldi. Pollock’un bir Yahudi olarak doğan babası yaşamının ilerleyen dönemlerinde Yahudilik’ten uzaklaştı ve oğlunu da buna göre yetiştirdi.Pollock, 1911’den 1915’e kadar finans alanında eğitim gördü. Bu süre zarfında, ömür boyu arkadaş olarak kalacağı Max Horkheimer ile tanıştı. Daha sonra Frankfurt am Main’de ekonomi, sosyoloji ve felsefe okudu; burada Marx’ın teorileri üzerine doktora tezini tamamladı ve 1923’te doktorasını aldı. Sosyal Araştırma Enstitüsü, 1923’te Pollock ve diğer bir Marksist filozof olan Felix Weil tarafından kuruldu. Weil, 1923’te bir hafta süren “Erste Marksistische Arbeitswoche”nin oluşturduğu başarısından ve yankıdan sonra, bu enstitüyü kurmak için harekete geçti. Weil’in amacı, farklı Marksizm okullarını bir araya getirmekti ve bu bağlamda György Lukács, Karl Korsch, Karl August Wittfogel ve Friedrich Pollock da bu enstitünün birer üyesi oldular.Pollock 1927-1928’de, Ekim Devrimi’nin onuncu yıldönümü onuruna Sovyetler Birliği’ne gitti. Oradaki araştırmaları onu “Attempts at Planned Economy in the Soviet Union 1917–1927” isimli bilimsel çalışmaya yönlendirdi. Daha sonra Frankfurt Üniversitesinde öğretim görevlisi olarak görev aldı ve o zamanlar bir rahatsızlık geçiren Carl Grünberg’in yerine 1928-1930 yılları arasında enstitü müdürlüğü yaptı. Friedrich Pollock, Nazilerin iktidarı ele geçirmesinden önce, Uluslararası Çalışma Örgütü’ndeki bağlantılarını Enstitü’nün Cenevre şubesini kurmak için kullanmıştı. Pollock ve Horkheimer, Nazilerin güçlenmesinin ardından 1933’te önce Cenevre’ye, ardından Londra, Paris ve son olarak New York’a gitmek zorunda kaldılar.Pollock 1950’de nihayet Frankfurt’a dönmeyi başardı, Enstitünün yeniden kuruluşunda yer aldı ve yine müdürlük rolünü üstlendi. 1951’den 1958’e kadar Frankfurt Üniversitesinde ekonomi ve sosyoloji profesörüydü. Pollock ve Horkheimer 1959’da Montagnola, Ticino, İsviçre’ye taşındılar; ancak Pollock 1963’e kadar Frankfurt Üniversitesinde fahri profesör olarak kalmaya devam etti. Friedrich Pollock, 1970’de Montagnola’da yaşama veda etti.
Tam adı:
Sir Friedrich Pollock
Ünvan:
Alman Sosyal Bilimci, Filozof
Doğum:
22 Mayıs 1894
Ölüm:
16 Aralık 1970

Okurlar

3 okur beğendi.
11 okur okudu.
8 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Kendi bedenlerimizi yalnızca "bedenin etkilendiği duygulanımlara ilişkin fikirlerimiz" aracılığıyla biliriz. Ayrıca bu fikirlere ilişkin düşünümsel bir bilgimiz de vardır ve bu, zihnin kendisine ilişkin sahip olduğu tek bilgidir. En soyut düşünümsel eylemde bile zihinsel işleyişe organizmadaki maddi değişimler dizisi eşlik eder. Düşüncenin organik koşullarını hiçbir çabayla aşamayız çünkü bunlar düşüncenin öteki yüzüdür. Dışsal şeylere ilişkin tüm algılarımız, onlar tarafından değiştirilen kendi bedenimizin algılarından oluşur. Ancak bu bize ne kendi bedenlerimizin ne de onları etkileyen nesnelerin yapısı hakkında doğru bilgi vermez. Çünkü ister organizmamızın iç işlevlerinden ister dışarıdan gelen izlenimlerden kaynaklansın, gerçekte algıladığımız şeyler, duyu organlarımızın çok ötesine uzanan son derece karmaşık fiziksel olayların sınırlı parçalarından başka bir şey değildir. Ve genel olarak, "insan zihni, doğanın genel düzenine göre bir şeyler algıladığında, ne kendisi ne kendi bedeni ne de dış cisimler hakkında yeterli bir bilgiye sahip değildir, yalnızca karışık ve bölük pörçük bir bilgiye sahiptir." Zihnin, düşünceleri kendi akıl yürütme faaliyeti tarafından değil de, zihin açısından tesadüfi olarak adlandırılabilecek dış koşullar tarafından belirlendiğinde, "şeyleri doğanın ortak düzenine göre algıladığı" söylenir. Bu nedenle, kendi bedenimizin ya da dışsal şeylerin süresine ilişkin karışık bir fikrimiz vardır. Çünkü bu doğanın ortak düzenine bağlıdır ve bu nedenle tüm tikel şeyleri mümkün ve yok olabilir olarak görürüz. Çünkü bir şeye mümkün ve yok olabilir demek, onun süresi hakkında yeterli bilgimiz olmadığını söylemek demektir. Genel olarak hatâ, yetersiz ya da karışık fikirlere eşlik eden bilgi yoksunluğu olarak açıklanır. Örneğin, insanlar kendi
Sayfa 192 - 193·Kitabı okudu
“Çok övdüğünüz Roma Kilisesi’nin disiplini, itiraf ermeliyim ki, politiktir ve birçok kişiye kazanç sağlar. Gerçekten de, ondan çok daha üstün olan İslam dininin disiplini olmasaydı, avamı kandırmak ve insanların zihinlerini bastırmak için daha uygun bir şey olmadığını düşünürdüm. Çünkü bu batıl inanç ortaya çıktığından beri, onların cemaatinde hiçbir bölünme olmamıştır.”
Sayfa 82·Kitabı okudu
Reklam
Reklam