Halit Zavalsız

Halit Zavalsız

Yazar
9.2/10
5 Kişi
·
8
Okunma
·
1
Beğeni
·
424
Gösterim
Adı:
Halit Zavalsız
Unvan:
Doç. Dr.
Doğum:
1948
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
640 syf.
·211 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kuran-ı Kerim hakkında kapsamlı, ilmi ya da ayrıntılı bir inceleme yapabilecek değilim, sadece belki de Kuran’ı yaşama ve anlama yolunda aynı yolun yolcuları ile hasbihal edip, okuma sürecinde düşündüklerimi paylaşmak niyetim.

Kuran-ı Kerim rehberliğinde yaşamaya başladığı ilk yıllarda; her inanan müslümanın kendince Kuran ayetlerini tefekkür edip notlar aldığı, şahsi Kuran günlüklerinin olduğunu düşünürmüş Münib Engin Noyan. Kuran Günlüğü isimli kitabının satırlarını çizerken kendimce planlar yapmıştım Kuran okumalarım adına. Yaklaşık 10-15 yıl önce…

İtiraf etmem gerekir ki, ben ilk defa Kuran Mealini tam olarak bu yaşımda bitirdim. Okul, sınavlar, iş, evlilik, çocuk, nöbetler, kararlar, pişmanlıklar, yıldönümleri, kutlamalar, hastalıklar, başarılar, hüsranlar, fotoğraflar….Evet kararımdan 15 yıl geçmiş!!!!

VE kendi Kuran Günlüğü’mün ilk sayfasına kocaman harflerle ilk not ettiğim ayet :
ANKEBÛT-64: Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka birşey değildir. Âhiret yurduna gelince, işte asıl hayat odur. Keşke bilmiş olsalardı!!!

Karar verdim bu Ramazan ayında Kuran mealini bitireceğim diye. Kendi kısıtlı aklımla planlar yaptım. Masamı boşalttım, bembeyaz defterim, en sevdiğim kalemim. Not kağıtlarım. Dünyanın sükut ettiği ve Kuran-ı Kerim’in de OKUMAYI tavsiye ettiği gece saatlerini -sahura kadar- okumaya ayırdım. Kendimce hayaller kurdum ‘’Yürüyen Kuran’’ olma yolunda . Önce ayeti okuyacak, sonra tüm gün tefekkür edip, ameli hayatıma geçirecektim. Sureleri iniş sırasına göre, önce mealini sonra Arapçasını takip ederek okumaya başladım. Arapça kelimelere yakınlığım da vardı biraz. Ama olmadı. Mealdeki açıklamalar zihnimdeki kelimelerin sınırlarını pekiştirdi sanki ve ben Arapça okurken o manevi lezzeti alamadım. Sonrasında hiç bir şey düşünmeden, hiçbir hesabın bu kelamın nurunu perdelemesine izin vermeden teslimiyetle Arapçasını okudum, sonra mealini. Gene eksikti sanki. Olması gereken meal değil de tefsir kuşkusuz…. (Tefsir önerileri olan okurlar paylaşırsa çok sevinirim:)

Mantıken aldığım kararlardan biri de, bilimle ilgili ayet açıklamalarını hızlı geçmekti. Sanki imanla ilgili tüm basamakları aşmışım da geriye uyulacak farz ve kurallar kalmış. Vakit de kısıtlı…. Bilinç altı bu gibi ayetleri kıyasen daha hızlı geçerken bir de baktım ki Kuran’ın büyük kısmı bu sorgulamalar. Gökyüzünü tefekkür etmez misiniz? Ayı? Semayı? Yeryüzünü? Deveyi? Balarısını? Denizlerde yüzen gemileri?? Örümceği??… Ta ki -karadelikle- ilgili ayete kadar. O ayette durdum. Beynim durdu. Hazmetmek için 2 gün hiç elime alamadım. Ve yanlış yapıyorum dedim. Birkaç akşam iftar dönüşünde ayetin ifadesiyle - gökyüzünün süsü olan- yıldızlara ( görebildiğim kadar) ve AY’ a baktım. Sonra alışkanlık oldu AY a bakmak. Namaz kılmak gibi?? Kalbim bile farklı attı yemin ederim. ‘İman edip güzel amel işleyenler’ diye hep peşi sıra zikredilmiş ya ayetlerde. Amelin dereceleri varsa, imanın da dereceleri var ki, imanı artıran da tefekkürse hep eksik okumuşum ben:(

Dün aldatmaca dünyanın medeni yeni tapınakları olan alışveriş merkezinde can havliyle oyalanıp, alışveriş yaparken; küçük fosforlu oyuncak yıldızlar ve ay gördüm rafta çocuklar için..Semanın süsleri yapmacık da olsa zihinlerini süslesinler biraz diye yapıştırdım odalarının tavanına. Bir de teleskop ekledim alınacaklar listeme:)
…..
İlk günlerde inanılmaz huzur…Nebül almış KOAH hastası gibi, soluduğum hava bile açıldı, açıldı… Not üstüne notlar..

Buzdolabına yapıştırdığım ….’’ Ve o gün nimetlerden sorguya çekileceksiniz!’’ Tekasür -8 ayeti…

Sınava hazırlandığım kitaplarımla dolu masamın karşısına astığım…- ‘’ALAK-5 İnsana bilmediklerini öğreten O’dur!’’ ayeti…-

Yatağımın yanındaki duvara yapıştırdığım sabah akşam göreceğim- ‘’ Eyvah’’ der…Keşke bu hayat için bir hazırlık yapsaydım!’’ Fecr-24 ayeti…-

Sonra fark ettim ki ne çok tekrar. Geçmiş kavimlerin akıbeti ve kıssası o kadar çok tekrar ediliyor ki.. Neredeyse her surede hatta benzer ayetlerle. En çok zikredileni de FİRAVUNN!!! Sonra korktum aynı kelamı ezber eden, ‘’Benim kim olduğumu biliyor musun?’’ zikrini tekrar edip, gönlünde ilahlığını ilan etmiş ahirzaman firavunlarından. ‘’ BANA bütün servetim benim bilgim sayesinde verildi! ’’ deyip de BİR verenin olduğunu kabul ederken enaniyet putuyla kafirlerden yazılan KARUN’ un kıssasını okurken, ‘’benim sayemde’’ diye bağıran nefsimden korktum…

Sonra gönlüme su serpildi, ferahladım. Çok tekrarlardan biri de Ahiret terazisinde kimseye zerre haksızlığın yapılmayacağı idi. Hardal tanesi diyor ya …Merak ettim baktım google görsellerden hardal tanesine. Zerre şer zerre iyiliğin karşılığının verileceği sözünden daha büyük söz var mı ki insanlık için?? Sadece bu vaad bile benim ruhuma yetti ahiret inancı için. Ve tekrarlıyor defalarca ’’ sinelerinizde saklı olanı BİLİR’’ diye. Etrafındaki insancıklara feryat figan derdini anlatamazken, gönlündekini, dile dökülmeden bilen…Ne güzel yakınlık Rabbim…

Bir de ahiret sahneleri!!! Eyvahhh diyen hüsran ehli. Nasıl bir tasvir o pişmanlık anını. Tüm cezalardan evladır bence o anki hissiyat. Ceza tasvirinden öte pişmanlık ifadelerinde kaldım, cehenneme geçemedim desem??

Bir de sevinenler güruhu.. Defteri sağdan verilenler.. Allah’ ın selamının gönderildiği.. Esenlik ehli…Ve ne de çok geçiyor altından ırmaklar akan cennet tasvirleri…

Namazın ardından zekat … Namaz devamında zekat..namaz zekat , namaz zekat…Ben zekatı ne kadar küçük görmüşüm ki? Ayette bile peş peşe ve her surede.
Ve sadece namaz değil.. DOSDOĞRU namaz kılanlar … namazını DOSDOĞRU eda edenler… kıldığı namazdan habersizler???..

Sabırda ve merhamette yarışanlar…

Çokça şükredip çokça sabredenlere açılacak olan Kuran’ın hikmetleri??..

Ne çok zulüm kelimesi…Farklı anlamları da var muhtemel?? Kula zulüm, yaratılana zulüm, hakikatlere zulüm??

Veeeee … Sahih mi bilmiyorum bir hadisinde Efendimiz (sav) diyor ya ‘’ Herşeyin bir arusu (süsü) vardır, Kuran’ın süsü de Rahman Suresidir . ’’ İşte gönlümün Suresi de Rahman Suresi galiba..:)
‘’Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkar edersiniz??’’ hitabıyla nimetleri düşünürken kaybolursunuz başka alemlerde o güzelim okunuşuyla… Ben dinlerken bile heyecanlanıyorum bu kadar nimetlerin muhatabı olarak...

Ama sonra… Asrın salgını, tedavisi zor ülfet hastalığı geldi yapıştı algılarıma. Oyun ve aldatmaca olan dünya peşimde dört nala. Malum mantıken bu Ramazanda bitirmem lazım MEALİ… Ayetler sadece okuma düzeyine indi dünyamda…Seneler içinde inen Kuran-ı Kerim’i bir ayda anlamaya çalışma ukalalığında deryada boğuldum :( Bu sefer yeni kararlar aldım. Yavaş yavaş, sindire sindire -ama devamlı- Kuran Tefsiri okumaya…Bir on beş yıl daha geçmez inşallah.

Bitirirken belki de Kuran-ı Kerim’in indiği Kadir gecesidir bu gece ve duam kabul olur. Efendimizin (sav) duasıyla bitirsem; ‘’ RABBİM Kuran’ı kalbimizin baharı eyle’’…

AMİN..
Slh
Slh Açıklamalı Kur'an-ı Kerim Meali'yi inceledi.
640 syf.
·9/10
Es-Selam...!
İFAV tarafından iki cilt halinde çıkarılan Ayet ve Hadislerle Açıklamalı Kur'an'ı Kerim mealinin tek cilde indirilmiş hali..
Bahsettiğim iki ciltlik mealde hemen hemen her ayetin dipnotunda, o ayetle ilgili bağlantılı başka ayetlere geniş bir şekilde yer verilmişken, bu mealde maalesef kısıtlı bir şekilde ayet ve hadislere yer verilmiş.
Bu yüzden 2 ciltlik meali tavsiye ediyorum:))
Türedi meallerin fazla olduğu şu ortamda ise çok güzel bir çalışma ortaya çıkmış, ayetlerin açıklaması anlaşılır ve paylaşılan hadislerin hepsinin kaynağı sahih bir şekilde yazılmış.
Bu kapsamda bugünlerde yeni farklı bir meal almak istiyorum diyenlere tavsiye ediyorum.
Bir de İFAV ( Marmara İlahiyat ) Yayınları gerçekten kaliteli bu noktada..
Çalışmalarını büyük bir zevkle takip ediyorum.
Rabbim ruhumuzu Kur'an ayetleri ile diriltsin her daim..
Keyifli Okumalar.
Rabbimiz diyor ki:
*"İşte bu Kur'an muazzam bir kitaptır. Onu biz indirdik. Çok mübarektir. (Fayda ve bereketi çoktur). Artık buna uyun, emirlerine bağlanın ve Allah'tan korkun. Tâ ki merhamet olunasınız." (En'âm Suresi, 155)
* "Kur'ân-ı Kerîm doğru yol gösterici, mü'minlere derecelerle kurtuluşu müjdeleyicidir." (Bakara Suresi, 97)
* "Bu Kur'an, akıl sâhiplerinin, âyetlerini iyice düşünüp anlamaları ve ders almaları için, sana indirdiğimiz saadet kaynağı bir kitaptır." (Sâd Suresi, 29)

Peygamberimiz de diyor ki:
*“Bu Kur’ân Allah’ın ziyafet sofrasıdır. Yiyebildiğiniz kadar onun nimetlerinden yiyiniz. Şüphesiz ki bu Kur’ân, Allah’ın ipi, apaçık bir nur ve faydalı bir şifadır. Kur’ân, kendisine sarılan için koruyucusu, kendisine uyanlar için kurtarıcıdır. Kurân’a uyan, doğru yoldan sapmaz ki kınansın, eğrilmez ki, doğrulsun. Kurân’ın acaiblikleri, harikaları tükenmez. Çok okumakla eskimez. Onu okuyunuz. Çünkü Allah, onu okumanın her harfine on ecir verir. Dikkat edin ‘elif, lâm, mîm’ bir harftir demiyorum. Fakat ‘elif’ tek başına bir harf ve ‘lâm’ bir harf ‘mîm’ de bir harftir. “

*Kurân’ın dostu kıyamet gününde (Allah’ın huzuruna) gelir, Kur’ân: “Ya Rabbi! Ona hulle giydir” der. Bunun üzerine kendisine şeref tacı giydirilir. Sonra Kur’ân: “Yâ Rabbi! Ona ihsanını artır” diye dua eder, şeref elbisesi giydirilir. Daha sonra Kur’ân: “Yâ Rabbi! Ondan razı ol” der. Allah da ondan razı olur ve kendisine: “Oku ve yüksel” denilir. Okuduğu her ayetten dolayı bir iyilik de fazla verilir.

*“Muhakkak ki, demire su değdiğinde nasıl paslanıyorsa, şu kalpler de pas tutar.” “Ya Resulallah! Onun cilâsı nedir?” diye sordular. Cevaben “Ölümü çok hatırlamak ve çokça Kur’ân okumaktır” dedi.

Hazreti Ali diyor ki:
“Kalbin şifası Kur'an okumaktır.”

Süfyân-ı Servî’den bir müjde:
Kişi Allah rızası için Kur'an'ı okuduğu zaman melek onun alnından öper.

Bir de Mehmet Kaplan’a kulak verelim:
Kur'an anlaşılmak için indirilmiştir. Tefekkürün en büyük davetçisidir. Onu her gün anlamak her yeni hadisede yeniden ona dönmek zorundayız. Kur'an bizim medeniyetimizin anahtarıdır. Onu anlamadan kendimizi anlamak mümkün değildir.

Son olarak üzüntümüzü de belirtelim:
Notlarım arasında Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez’in, 22 bin kişi üzerinde yapılan bir araştırmada, yüzde 20'lik bir kesimin Kur'an-ı Kerim’i hayatta eline dahi almadığının tespit edildiğini açıklamasını gördüm. Bilemezsiniz ne kadar üzüldüm.

Yazımızı duasız bitirmeyelim:
Allahım, Senden isterim ki, Kur’an’ı gönlümün nuru, kalbimin baharı kılasın, sıkıntımı def edesin. Hazreti Muhammed (asm)

Allahım, Kur’an’ı bizim için dünyada yoldaş, kabirde Candaş, kıyamette şefaatçi, Sırat Köprüsü’nde nur, cehennem ateşine karşı örtü ve engel, cennette refik ve her türlü hayra götüren rehber ve önder eyle! Bunu fazlın, ihsanın ve keremin ile lutfet!
Bediüzzaman Said Nursi

Yazarın biyografisi

Adı:
Halit Zavalsız
Unvan:
Doç. Dr.
Doğum:
1948

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 8 okur okudu.
  • 5 okur okuyor.
  • 10 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.