Haluk İlhan

Haluk İlhan

Yazar
10.0/10
1 Kişi
·
1
Okunma
·
0
Beğeni
·
10
Gösterim
Adı:
Haluk İlhan
Tam adı:
Türk Elektrik Mühendisi, Yazar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Balıkesir, Türkiye, 25 Ekim 1959
25 Ekim 1959 tarihinde Balıkesir’de doğdum. Annem ev hanımı, babam Balıkesir Hava Üssünde Astsubay. Okumaya o kadar meraklıyım ki beş altı yaşlarımda elimden Teksas, Tommiks düşmüyor, sürekli anneme, babama okutuyordum. Büyükbabam Balıkesir’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu o zamanlar. Arada beni de alır okula götürürdü. 1964 senesinde kız kardeşim Sibel dünyaya geldi, sonrasında da babamın Merzifon’a tayini çıktı. Annem ve babam ilkokula kayıt ettirmek için beni okula götürdü. Okul müdürü o gün çıkan Hürriyet gazetesini tutuşturdu elime “Okuyabilir misin?” dedi. Okudum. Sonra bir kâğıt uzattı “Söylediklerimi yaz.” dedi. Yazdım. Sonra babama döndü, “Biz çocuğunuzu birinci sınıftan başlatamayız.” dedi, direkt ikinci sınıftan başlatalım. Henüz 6 yaşındayken ilkokul ikinci sınıftan başladım eğitim hayatıma. Babam Ankara Hukuk Fakültesini dışarıdan bitirip Savcı olunca onun stajı için İzmir’e gitmek zorunda kaldık. Babamın ataması yapıldı, Diyarbakır’ın Lice ilçesine. Ortaokulu Lice’de bitirdim. Kandıra Lisesinden mezun oldum. Kocaeli Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Elektrik Fakültesini bitirip Elektrik Mühendisi olarak 1980 senesinde 21 yaşımda çalışma hayatına atıldım. Dil öğrenimi için 2 yıl Londra’da kaldım.

1986 Temmuz’un da evlendim, 1988 Kasım ayının yedisinde hayatımın en güzel şeyi başıma geldi, Hazar doğdu. 2000 senesinde boşandım. Hazar Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğini bitirdi. Kendi hayatını kurdu, keyifle yaşıyor. Canım Babacığım Şişli Başsavcılığının ardından Kadıköy Başsavcılığı görevine geldi ve 2006’ya kadar devam ettirip buradan emekli oldu. Sonrasında da özel bir şirkette Hukuk Baş Danışmanlığı yaptı. Maalesef 21 Haziran 2012 de kalp krizinden vefat etti.
Ben "Anlatılanların doğru algılanmaması genelde dinlemeyi sevmemize ve ön yargılı dinlediğimize bağlıyorum yine siyasetten örnek verecek olursak "x"görüşlü kişi ve "y"görüşlü kişiyi dinlerken, okurken önyargısız okuyamaz, okuduğu her şeyde itiraz edecek bir şeyler bulmaya çalışır,anlatılanı ya Anlamaz ,yada anlamak istemez ya da istediği gibi bir algılamayı tercih eder.
Rahat bir yere oturun gözlerinizi kapatın ve gevşeyin hiçbir şey düşünmeyin Ellerinize 15-20 saniye boyunca birbirine sürtün avuç içleri birbirine bakacak şekilde 10 santimden çok olmamak şartı ile karşılıklı tutun 20 saniye sonra ellerinizi biraz uzaklaştırın ve hemen ellerinizi yavaş yavaş yaklaştırmaya çalışın ellerinizin arasında çok hafif bir basınç hissedeceksiniz İşte en açık biçimde sizin enerji sınırınız.
İnsanda mevcut olan olumlu bir enerjidir.bu yüksek enerjiye sahip olanlar eğitim olarak şifacı olarak çalışabilirler üzerlerindeki bu yüksek pozitif enerji atmak zorundadırlar pozitif enerjisi normal düzeyde olan insanlar son derece ılımlı sağlıklı ve etrafına Neşe saçan insanlardır bu insanların stres problemleri yoktur zihinsel olarak da son derece sağlıklıdır lar.

Ne güzel bir tanım değilmi .
Acaba diyorum Artık insanlar aseksüel mi olmaya başladılar uzun zamandır sevgilisi olmayan kız arkadaşlarım var" dert çekemem" diyorlar." Adam gibi bir şeyler yaşamadıktan daha sonra sevgilim olsun diye sevgili istemem." Diyorlar. Erkekler keza" Aman ciddi bir şey istemiyorum" diyorlar.
Yani eskiden yaşanan güzel birliktelikler bitti sanki başarısız ilişkiler herkesi biraz daha çekingen yapmış kimse üzülmek istemiyor kimse güvenmiyor ama bir başkasının ilişkisi konusunda çok şeyi önerebiliyorlar..
Bir de anlatılanların sahiplenilmesi vardır ki en tehlikelisi budur bunu kendi Yaşadığım bir örnekle anlatmak isterim

Bir arkadaşım Tarot falına çok İnanır bir vakit önce yeni bir tarot falcısı ile tanışmış bana anlatmaya başladı( Ben taroto falan inanmam) Ama öyle iştahlı anlatıyor ki dinleyip kendimce yorumlar yapıyorum arada ne kadar saçma sen bunlara nasıl birinin iyi olursun derken arkadaşım bir Sinirlendi ne yani Ben yalan mı söylüyorum diye çok sert bir tepki verdi o an anladım ki Tarot falı Sıla'nın söylediği şeyleri değil falcıya ve anlattıklarına fazlasıyla sahiplenmişti onun anlattıklarını yaptığım yorumları direk üzerine şahsına yaptığımı mı algılıyordu.
Bence asıl sorunumuz yaşamdan beklentilerimizi ve önceliklerimizi doğru teşhis edememekten başlıyor

Ne istiyoruz

Istediğimiz yaşamımı yaşıyoruz

Yaşayamıyor Sak nedenleri ne

Bu de bu nedenleri ortadan kaldırmak için ne yapıyoruz

çok mu olanaksız şeyler istiyoruz

Kendimizden çok Karşıdan mı bekliyoruz

Alamadığımızda vaz mı geçiyoruz

Onlarca soru sorabiliriz kendimize Yeter ki dürüst bir şekilde yanıtlayalım Kendimizi kandırmayalım çünkü yanlış teşhis yanlış tedaviye getirecektir kendimizi kandırmakla Elimize bir kendimizi kandırmakla Elimize bir şey geçmeyecektir

Sorun kendinize ne istiyorum

Bu istediklerini elde edebilmek için ne yapıyorum

Eğer isteklerinizle yaptıklarımız birbiriyle örtüşmüyor sa o zaman sizin de işime gereksiniminiz vardır ve bir an önce bu değişimlere maliyeti ne olursa olsun başlamanız gerekmektedir.
"KEŞKE" diyerek yaşamınızdaki geçmişe kızmak ve yaşadıklarınızdan kendiniz ve/veya başkalarını suçlamak ne derece doğru yaşamadığımız bir yaşamı yaşadığınız ile mukayese ederek kendi yaşam motivasyonunuzu negatif etkilemenin size ne faydası olabilir
Geçmişten alınacak tek bir ders vardır Herkes hata yapar "Keşke" noktasını içimizde sorgulamayan yoktur ama bunu kendimizi üzüp de motive edecek şekilde düşünmek yerine Ben hatalı karar veya kararlar verdim Bugün buradayım Aynı hataları tekrarlamamak adına neler yapabilirim demek daha doğru olmaz mı

"keşke"lerin yerine iyikilerin aldığı bir Yaşamın tadı çok daha farklı olacaktır yaşamımıza bir bakın inceleyin göreceksiniz ki o kadar keşkeleri yaşadığımız zaman diliminde ondan çok daha fazla "iyiki"leriniz vardır.
Sanırım birçoğumuzun ama adını koyamadığı bir durum Hani bazen kendimizi sorguladığınız ne istediğimizi mutlu olup olmadığımızı yaşamak istediklerimizi yaşayıp yaşayamadığımızı hissedemediğimiz zamanlar......

Bunu arkadaşıma sordum" seni bu aralar en çok mutlu eden şey ne peki ne yapınca buralardan uzaklaşıyorsun beynini rahatlatabiliyorsun?".......
Yazara henüz inceleme eklenmedi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Haluk İlhan
Tam adı:
Türk Elektrik Mühendisi, Yazar
Unvan:
Yazar
Doğum:
Balıkesir, Türkiye, 25 Ekim 1959
25 Ekim 1959 tarihinde Balıkesir’de doğdum. Annem ev hanımı, babam Balıkesir Hava Üssünde Astsubay. Okumaya o kadar meraklıyım ki beş altı yaşlarımda elimden Teksas, Tommiks düşmüyor, sürekli anneme, babama okutuyordum. Büyükbabam Balıkesir’de ilkokul öğretmenliği yapıyordu o zamanlar. Arada beni de alır okula götürürdü. 1964 senesinde kız kardeşim Sibel dünyaya geldi, sonrasında da babamın Merzifon’a tayini çıktı. Annem ve babam ilkokula kayıt ettirmek için beni okula götürdü. Okul müdürü o gün çıkan Hürriyet gazetesini tutuşturdu elime “Okuyabilir misin?” dedi. Okudum. Sonra bir kâğıt uzattı “Söylediklerimi yaz.” dedi. Yazdım. Sonra babama döndü, “Biz çocuğunuzu birinci sınıftan başlatamayız.” dedi, direkt ikinci sınıftan başlatalım. Henüz 6 yaşındayken ilkokul ikinci sınıftan başladım eğitim hayatıma. Babam Ankara Hukuk Fakültesini dışarıdan bitirip Savcı olunca onun stajı için İzmir’e gitmek zorunda kaldık. Babamın ataması yapıldı, Diyarbakır’ın Lice ilçesine. Ortaokulu Lice’de bitirdim. Kandıra Lisesinden mezun oldum. Kocaeli Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi Elektrik Fakültesini bitirip Elektrik Mühendisi olarak 1980 senesinde 21 yaşımda çalışma hayatına atıldım. Dil öğrenimi için 2 yıl Londra’da kaldım.

1986 Temmuz’un da evlendim, 1988 Kasım ayının yedisinde hayatımın en güzel şeyi başıma geldi, Hazar doğdu. 2000 senesinde boşandım. Hazar Sabancı Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğini bitirdi. Kendi hayatını kurdu, keyifle yaşıyor. Canım Babacığım Şişli Başsavcılığının ardından Kadıköy Başsavcılığı görevine geldi ve 2006’ya kadar devam ettirip buradan emekli oldu. Sonrasında da özel bir şirkette Hukuk Baş Danışmanlığı yaptı. Maalesef 21 Haziran 2012 de kalp krizinden vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur okudu.