Hanife Güven

Hanife Güven

Çevirmen
7.5/10
16 Kişi
·
26
Okunma
·
0
Beğeni
·
18
Gösterim
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
454 syf.
·Beğendi·10/10
Jacques Le Goff (Jak Lögof) Fransa'nın "Yeni Tarihçiler" denen tarihbilim akımının önde gelenlerinden. Labirentimsi Ortaçağ'ı lokum gibi billur bir dille anlatmasıyla ünlü. Tercümanlar bunu Türkçemize çok iyi yansıtmışlar. Temiz bir çeviri. Ortaçağla ilgili enteresan ve ezberbozan bir eser. Ortaçağ'ı anlamak isteyenlere şiddetle tavsiye ederim.
158 syf.
·10/10
Bu kitapta en çok hoşuma giden yazarın samimiyeti oldu. Çin halkını anlatırken olduğu gibi anlatıyor. Sanki kendisinden bahseder gibi. Tatlı bir dili var. Lu Şun ve Han Şan'dan sonra yeni bir Çinli yazarla tanıştım. Memnunum.
454 syf.
·26 günde·7/10
Kitap oldukça yoğun bilgi içeriyor ve bence normal okuyucunun rahatlıkla okuyabileceği bir eser değil. Aynı zamanda tercümenin de yer yer kötüleşmesi okumanın hızını düşürüyor. Ancak bu kitabın değerini azaltmıyor. Jacques Le goff kitabının adının hakkını veriyor ve ortaçağ batı uygarlığını her yönüyle gözler önüne seriyor. Benim için oldukça faydalı bir eser oldu.
158 syf.
·11 günde·5/10
Kitap Çin Halkı hakkında bilgi edinmek isteyenler için gerçekten aradığını veriyor. Konfüçyüs hakkında ve bu düşünce üzerine bilgilendirme yapıyor. Ancak yazarın sürekli aynı şeyleri tekrar etmesi, hep aynı cümleleri biraz değiştirerek kullanması ve iki sayfa önce anlattığını daha sonra tekrar tekrar vurgulaması okumayı çok yavaşlatıyor. Ama kitap verdiği bilgilerle çok güzel. Ancak yazarın çok taraflı olduğunu düşünüyorum. Avrupa'nın durumuna çözüm üretiyor bütün çözümler Çin'de ve yazar monarşi destekçisi, halkın yönetici seçmesi olayına aşağı tabakaya tapma olarak bakıyor. Ayrıca tam olarak döneminin Kadın anlayışını da ortaya koymuş durumda.
454 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle bu bir ortaçağa giriş kitabı degildir. İncelememe bu cümleyle başlamak istedim çünkü bu amaçla kitabı edinmek isteyen arkadaşlar biraz hayal kırıklığına uğrayabilir. Kitap, onlarca farklı ilgi çekici başlık altında size genel bir ortaçağ atmosferi oluşturmayı amaçlıyor ve bunu yaparken de incelediği kavramların ne olduğunu temelden alıp açıklamak yerine direkt analizlerde bulunuyor. Mesela skolastik düşünce ya da feodalite başlığı altında bu kavramların tam olarak ne anlama geldiğini hiç bilmeyen bir insana anlatır gibi anlatmıyor, zaten sizin bunları bildiğinizi farzediyor. Kitabın dilinin ağır olduğunu söylemem güç, fakat bolca atıfta bulunulan yabancı yer adları, kişiler, kitap isimlerinin çokluğu bazen okuyucuyu yorabiliyor. Kitap, donanım bakımından kesinlikle doyurucu. Ortaçağa ilgisi olan her insanın kitaplığında yer alması gereken bir eser. Çeviri meselesine değinirsek çok iyi bir çeviri olmadığı aşikar, yine de okunmayacak kadar kötü olduğunu hatta incelemede bulunmuş başka bir arkadaşın söylediği gibi yarım bırakacak kadar kötü olduğunu söylemek haksızlık olur. Hele de ortaçağ tarihi bakımından dilimize çevrilmiş eserlerin azlığını dikkate alırsak böyle önemli bir tarihçinin böyle önemli bir eserini sırf çeviri çok iyi değil diye okumamak büyük kayıp olur. Bu eseri okurken kendinizi bazen zulüm gören bir çiftçi, bazen şatoda konaklayan bir senyör, bazen de cadı avında yer alan bir ruhban olarak hayal edebilirsiniz. Şimdiden iyi okumalar.
%27 (122/454)
·6/10
Çok heveslenip okunamayan yarım bırakılan bir kitap neden bu kadere sahip olmuştur? Memleketimizde en önemli etken, en başta gelen fail elbette ki çeviri yetersizliğidir.
Bu kitabın başına gelen de ( çok üzülerek belirtmek isterim) bu olmuştur.
Kızgın kumlardan serin sulara varacağınız hayali ile yalın ayak çıktığımız yolun, sivri taşlarla dolu karışık kumlu alandan can havli ile geçip bulanık ve sığ gölete yüz üstü düşmekle sonuçlanması bu maceramı tanımlar.

Yazarın biyografisi

Yazar istatistikleri

  • 26 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 31 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.