Hasan Babacan

Hasan Babacan

YazarDerleyen
9.8/10
4 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
198
Gösterim
Adı:
Hasan Babacan
Unvan:
Akademisyen, Prof.Dr.
Doğum:
Isparta, Türkiye, 1966
1966 yılında Isparta’da doğdu, ilk ve orta öğrenimini Isparta’da tamamladı. 1988 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 1988-92 yıllarında çeşitli orta öğretim kurumlarında Tarih Öğretmeni olarak görev yaptı. 1992-1993 yıllarında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 1993-2005 yıllarında Süleyman Demirel Üniversitesi, 2005-2011 yıllarında Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2011-2014 yıllarında da Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde görev yapmıştır.

Hasan Babacan, 1991-1993 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, “1590 tarihli Tapu Tahrir Defterine Göre Revan Kazası” konulu Yüksek Lisans Tezini, 1994-1999 Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, “Mehmed Talât Paşa 1874-1921 (Siyasi Hayatı ve İcraatı)” konulu doktora tezini tamamladı. 2008 yılında Doçent, 2014 tarihinde de Profesör unvanını kazandı.

Çalışmalarının önemli bir kısmı, son dönem Osmanlı Tarihi, Ermeni Meselesi ve Millî Mücadele Döneminde Isparta ve yöresi üzerinedir. Çok sayıda kitabı, makalesi ve ilmi tebliği olan Prof. Dr. Hasan Babacan, evli ve üç çocuk babasıdır.
Her zaman her devirde bir süper güç, dünya siyasetinden çekilirse veya çekileceği anlaşılırsa, mevcut süper güçler tarafından dünyanın veya bölgenin siyasi haritası yeniden çizilir.
...Ermenistan'ın belli sınırları yoktur. Böyle bir sınırın varlığını ve nerelerden geçtiğini bugün için Ermenilerin kendileri dahi bilmemektedirler. Coğrafyacılar ve Tarihçiler de şimdiye kadar Ermenistan denen bölgenin kesin olarak sınırını çizmiş değildirler. Ancak bilinen bir gerçek varsa o da bu bölgede ilk çağlarda Urartular, Mitanniler ve daha başka eski kavimler gibi Ermenilerin de bulunduğu ve yaşadığıdır. Kısaca Ermenistan coğrafi bir bölge adı olup, pek çok kavimin burada yaşadığı, sadece Ermenilere ait bir bölge olmadığı tarihi gerçeklere uygun düşmektedir.
İttihat ve Terakki'ye olduğu kadar Talât Paşa'ya da muhalif olan Sultan Vahdettin, "Bu memleketi idare için meğer iki adam lazımmış; Biri Sultan Hamid, diğeri Talât Paşa. Ama ben onlar gibi idare edemem. Talât Paşa bizim halkımızı iyi anlamıştı. O hakikaten müstesna bir şahsiyetti. Eğer Talât Paşa o muhitte kirlenmemiş olsaydı, biz onunla bu memleketi kurtarabilirdik" sözlerini üzülerek sarf etmiştir.
Talât Paşa, siyasette ve devlet yapılanmasında; okul bitirmeden, babasından rütbe miras almadan, halkla doğrudan ilişki kurarak sivrilen teşkilatçı, tabandan siyasi muhalefet yoluyla gelen önemli siyaset adamlarından biridir.
Paşayı yabancı gözüyle tahlil eden Bernard Lewis de, Talât Paşa'nın şahsiyetini takdir ederek: "Triomviranın üçüncüsü ve hepsinin çok ötesinde daha yetenekli olan Talât Paşa, süratli ve nüfuz edici bir zeka sahibi, gerektiği zaman şiddetli fakat hiçbir zaman fanatik ve kindar olmayan bir adamdı. Çağdaş bir Avrupalı gözlemciye göre Türk Devriminin Danton'u idi" diyor.
"Netice olarak ,II.Meşrutiyet dönemi ve o döneme damga vuran Talât Paşa ,memleket içerisinde yapmış olduğu pek çok askerî,sivil,idarî,fikrî ve sosyal alanda icraatlarla ve uluslararası politikalarla yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'ne zemin hazırlamıştır."
Abdülhamit yönetiminin Makedonya meselesini çözmede ve Avrupa devletlerini işin dışında tutma konusundaki acizliği, bölgedeki ayaklanmaları bastırmakla görevli Türk subayları üzerinde olumsuz tesir bırakıyordu. Abdülhamit'in kendisi için tehlikeli olur düşüncesiyle büyük bölümü bu bölgeye tayin edilen mektepli genç subaylar için Makedonya, millî düşüncelerinin gelişmesinde bir lâboratuvar vazifesi görüyordu. Çünkü onlar, burada "milliyetçi" fikirlerini gerçekleştirmek için çatışan çetelerle savaşırken onlardan da etkileniyorlardı. Onlar bir "milli" devlet için çarpışırken, Türk subayları, Sultanın mevcut yönetimine karşı mücadele ediyorlardı.
Talât Paşa, lüks ve israfı sevmezdi. Hangi makam ve mevkide olursa olsun, alışkanlıklarından vazgeçmezdi. Yaz günlerinde en sevdiği yemek çeşidi, domates, peynir ve ekmek idi. Dâhiliye nazırı olduğu zaman bile makam odasında evden getirildiği bu tür yiyecekleri çıkarır ve yerdi. Arkadaşları onun bu alışkanlığını işgal ettiği makamdan dolayı eleştirirlerdi. Hattâ sadrazam olduğu dönemde bile yemeğini sefer tası ile eşi evden Bâbıâlî'ye gönderirdi. Bir yere girmesini ve birisinden ikram görmeyi istemezdi.
Balkan Harbi yenilgisinden sonra, Müslüman-Türk ahalinin acılar içerisinde yerlerini ve yurtlarını bırakarak Osmanlı topraklarına göçleri üzerine büyük ölçüde bir iskân problemi çıkmıştır. Talât Paşa, İttihat ve Terakki'nin mahallî örgütleri sayesinde, gayri resmî yöntemlerle Trakya ve Batı Anadolu'daki Rum ahaliyi göçe mecbur etmiş böylece göçmenlere yeni iskân alanları sağlamıştır. Buradan hareketle, Talât Paşa'nın, Anadolu'dan Rumların göçürülmesi ve ardından Ermenilerin de tehcir olayıyla Anadolu'dan çıkarılması sayesinde, 1071 Malazgirt Muharebesinden sonra Anadolu'nun Türkleşmesi yönünde en önemli adımlardan birini attığı iddia edilebilir.
"Sizler galip olarak, suçlu arıyorsanız ben buradayım ve hesap vermeye hazırım. İstediğiniz beynelmilel(uluslararası) mahkeme önüne çıkayım, fakat siz ingilitere devletinin en salahiyetli şahsiyeti olarak bağımsız bir Turkiyenin mevcudiyetine mani olmaya çalışmakla bizzat kendi vatanınıza büyük bir fenalık yaptığınızın farkında mısınız? Çünkü bağımsız bir Türkiyenin olmaması demek Avrupanın Ruslar tarafından tahribi demektir.Bunu biliniz ve Anadoluda istiklal ve onurlarını koruyan Türk vatanperverlerinin üzerine saldırmayınız.Çünkü onlar size rağmen MUVAFFAK olacaklardır.Bunu böyle biliniz Mr. Lloyd George."
Hasan Babacan
Sayfa 223 - Talat paşanın Lloyd GEORGE'a mektubu
355 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Düşünmek başarmanın yarısıdır.Büyük düşün.Büyük hayaller kur.Büyük hedeflere ulaş.Ancak bazen başarı,bazen yenilgide vardır. Bu kahraman insanlar yenilseler dahi milletin gönlünde taht kurarlar.Asla unutulmazlar.
206 syf.
·Puan vermedi
Ayrıntılı bir şekilde Enver Paşa’nın hayatını anlatıp nasıl bir dava adamı olduğunu daha iyi anlamamızı sağlauan bir kitap. O dönemin gezginlerinden alıntılar yaparak her şeyi kaynak göstererek belirtmesi ayrı bir güven katmış
345 syf.
·Beğendi·9/10
Talât Paşa hakkında yazılmış en iyi eser diyebilirim. Yazar kitapta toplam 720 tane dipnot vererek hem konuyla alakalı diğer kitaplardan alıntılar yapmış, hem de konuyla ilgili ayrıntılara değinmiştir. Talat Paşa'nın hayatının her alanı geniş bir şekilde incelenmiştir. Hasan Babacan, okuyucuyu hiç sıkmıyor, kendinizi bir anda olayın içerisinde buluyorsunuz. Özellikle Talât Paşa'nın hayatı ve Osmanlı İmparatorluğu'nun Birinci Dünya Savaşı'na girişi, Ermeni Tehciri, Brest-Litovsk Antlaşması ve İttihatçıların yurt dışına çıktıktan sonraki faaliyetleri hakkında bilgi edinmek isteyenler kitabı mutlaka okusunlar. Her tarihçinin kitaplığında bulunması gereken bir eser. İncelememi Mithat Cemal Kuntay'ın Talât Paşa'nın naaşının İstanbul'a getirildiği gün yazdığı şiirden bir parça ile son vermek istiyorum:

En sonra su bir torba kemik sen misin? Anlat
Biz dipdiri verdik seni bir devlete Talât!

Yazarın biyografisi

Adı:
Hasan Babacan
Unvan:
Akademisyen, Prof.Dr.
Doğum:
Isparta, Türkiye, 1966
1966 yılında Isparta’da doğdu, ilk ve orta öğrenimini Isparta’da tamamladı. 1988 yılında Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü’nden mezun oldu. 1988-92 yıllarında çeşitli orta öğretim kurumlarında Tarih Öğretmeni olarak görev yaptı. 1992-1993 yıllarında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Tarih Bölümü Araştırma Görevlisi olarak çalıştı. 1993-2005 yıllarında Süleyman Demirel Üniversitesi, 2005-2011 yıllarında Afyon Kocatepe Üniversitesi, 2011-2014 yıllarında da Balıkesir Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünde görev yapmıştır.

Hasan Babacan, 1991-1993 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, “1590 tarihli Tapu Tahrir Defterine Göre Revan Kazası” konulu Yüksek Lisans Tezini, 1994-1999 Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, “Mehmed Talât Paşa 1874-1921 (Siyasi Hayatı ve İcraatı)” konulu doktora tezini tamamladı. 2008 yılında Doçent, 2014 tarihinde de Profesör unvanını kazandı.

Çalışmalarının önemli bir kısmı, son dönem Osmanlı Tarihi, Ermeni Meselesi ve Millî Mücadele Döneminde Isparta ve yöresi üzerinedir. Çok sayıda kitabı, makalesi ve ilmi tebliği olan Prof. Dr. Hasan Babacan, evli ve üç çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 20 okur okuyacak.