Bugün özellikle gençler arasında moda kavram olarak deizm kelimesi dolaşsa da asıl söylenmek istenen sekülerleşme kavramıdır. Sekülerleşmeyi diline dolayarak dünyevileşen, ama dünyevi hukuk ve ahlakın gerektirdiği normlara uymayı düşünmeyen bu anlayışın bireyin ve toplumun hayatına olan olumsuz etkisi gün geçtikçe artmaktadır. Bunun altında yatan temel sorun ise bir takım değerlerin kaybolması, içinin doldurulamaması, buna karşılık yerine konulacak başka değerler dizgesinin de kurgulanamamasıdır. Bu nedenle de iki arada bir derede diyebileceğimiz, ne dini ne de dünyevi hayatını anlamlandırabilmiş, tamamen günlük çıkarlarının ve menfaatlerinin peşinde koşan, her tür etik ve ahlaki ilkeyi çiğneyebilen, tüm bunların üstüne de kendisini dindar ve ahlaklı olarak tanımlayabilen bir anlayış günümüzün en büyük sorunu olarak karşımızda durmaktadır. Bu anlayışın içinde yetişen nesiller de bu değerler çatışmasının etkilerini kendi yaşamlarında görmekte; zihni ve fikri savrulmalar ortaya çıkmaktadır. Bu noktada radikal ve aşırı tutumların önünün alınması ve ortak bir değerler dizgesinin oluşturulabilmesi için gençlerimizi ve çocuklarımızı ötekileştirmeden, onların dünyasını anlamak ve anlamlandırmak geçerli bir çözüm yolu sunacaktır. Bu çerçevede farklı fikirlere ve inançlara karşı anlayışlı, ancak kendi inandığı değerleri ve dini anlayışı tutarlı ve anlamlı bir bütün içinde ifade edebilecek bir tasavvurun ortaya çıkmasını sağlamamız gerekmektedir.