Bir şeyi beklemenin insanın içinde onu inşa eden bir yanı vardı eskiden. Hadi otobüs, ders, toplantı falan neyse de bir insanı beklemenin sarsılmaz bir iradesi oluyordu eskiden. Dirilten bir heyecanı, bir yükü bir atmosferi oluyordu. Oysa şimdi telefona bakmaktan, geçen süre niteliksizleşti. Ha on beş dakika ha bir saat. İçimizde büyütemiyoruz beklediğimiz şeyi. Fazladan yirmi video veya iki bölüm diziye dönüştü. Hatta geçen şeyi düşündüm, telefonlar olmadan önce insanlar birbirini beklerken ne yapıyordu? Beklenen eminim daha değeri oluyordur, anın hissi, kıymeti ne kadar artıyordur. O ilk kucaklaşmayı düşün, bir de şimdi mesajdan kafasını anca kaldırıp aa geldin mi diyenleri...