Hatice Ceritoğlu

Düş yazarı
Yazar
7.5/10
0 Kişi
10
Okunma
8
Beğeni
1.007
Görüntülenme

Hakkında

7 Temmuz 2000'de İstanbul'da doğdum.3 yaşıma geldiğimde Bilecik'e taşındık,çoçukluğum orada meyve ağaclarıyla dolu bir bahçede ve doyasıya güneş gören bir evde geçti.Harika komşularımız ve arkadaşlarım oldu.Onların bendeki etkisi,bir masalı bizzat yaşama deneyimimdi diyebilirim.9 yaşımda Kayseri'ye taşındık ve Çetin Şen Bilim ve Sanat Merkezin'de eğitim görmeye hak kazandım.Bir başka dünyanın var olduğunu orada öğrendim.Ufkum orada açıldı,düşünmenin lezzetlerini orada tattım.2014'te Kayseri Fen Lisesi'ni kazandım.Bir yıl mezuna kalmam neticesinde 2019 Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni kazandım.Halen 4.sınıfta öğrenim görmekteyim.2021 Ocak ayında,hocalarım ve arkadaşlarımla Vicdan Sanatı isimli bir internet dergisi kurduk.Halen orda yazmaya devam ediyorum.Hayatı; sanatla görünür ve güzel kılmanın yolundayım.Vicdanın sanatın ta kendisi olduğunu düşünüyor,bu uğurda vicdanlı hikâye ve şiirler yazmaya çalışıyorum.Güzellikler dilerim çünki böyle bir şey mümkün.
Doğum:
İstanbul, 7 Temmuz 2000

Okurlar

8 okur beğendi.
10 okur okudu.
2 okur okuyor.
1 okur okuyacak.

Okur demografisi

Kadın% 0.0
Erkek% 0.0
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
Bir şeyi beklemenin insanın içinde onu inşa eden bir yanı vardı eskiden. Hadi otobüs, ders, toplantı falan neyse de bir insanı beklemenin sarsılmaz bir iradesi oluyordu eskiden. Dirilten bir heyecanı, bir yükü bir atmosferi oluyordu. Oysa şimdi telefona bakmaktan, geçen süre niteliksizleşti. Ha on beş dakika ha bir saat. İçimizde büyütemiyoruz beklediğimiz şeyi. Fazladan yirmi video veya iki bölüm diziye dönüştü. Hatta geçen şeyi düşündüm, telefonlar olmadan önce insanlar birbirini beklerken ne yapıyordu? Beklenen eminim daha değeri oluyordur, anın hissi, kıymeti ne kadar artıyordur. O ilk kucaklaşmayı düşün, bir de şimdi mesajdan kafasını anca kaldırıp aa geldin mi diyenleri...
Sayfa 32·Kitabı okudu
"Bazen bulunduğum yerden öylesine uzak olmak isterdim ki neresi olduğunu bile düşünmezdim. Bir şeyleri özlediğimi bilirdim ya da içimdeki sebepsiz acıyı özlem sanırdım. İnsan durduğu yeri kendine dert yuvası yapar mı? Neydi bunun ilacı?"
Sayfa 71·Kitabı okudu
Reklam
Reklam