Herb Goldberg

Herb Goldberg

Yazar
8.7/10
7 Kişi
·
13
Okunma
·
2
Beğeni
·
428
Gösterim
Adı:
Herb Goldberg
Unvan:
Psikoloji profesörü, Yazar
Doğum:
14 Temmuz 1937
"Ruh hastalığı, intihar ve ölüm konulu son araştırmalar, erkeğin kadına yönelik derin bağımlılığı ve onsuz maruz kaldığı duyarlılık teorisini desteklemektedir. Boşanmış ve dullara ilişkin çok sayıda araştırmayı analiz eden araştırmacılar şu sonuca varmıştır: Bekar erkekle bekar kadını, boşanmış erkekle boşanmış kadını ve dul erkekle dul kadını karşılaştırdığımız zaman, her bir durumda, akıl hastanelerine kaldırılmaya daha yatkın olan tarafın erkek olduğu görülür."
Ebevyenlerine sarılan erkek çocuk utandıncıdır. Annesinin eteğine yapışmayı bırakması için çocuk yaşta ve sayısız yollardan özendirilir. Buna karşılık mahçup bir tavırla saklanan ve annesine veya babasına sarılan kız çocuğu, zarif veya hayranlık uyandırıcı olarak görülür. Erkeklerde bağımlılık, normali bile çoğu kez bastırılacak
şekilde zayıflıkla eşleştirilir. Bir baba için, beş-altı yaşındaki oğlunun "küçük bir erkek" gibi davrandığını görmekten daha gururlandırıcı pek bir şey bulunmaz.
Uzun süre acı çeken kadın, artık geçmişte kaldı. İstatistikler, evliliğin belli evrelerinde boşanma için dava açan tarafın büyük çoğunlukla kadın olduğunu göstermektedir.
Bir erkek için bir fahişeyi ziyaret etmekten daha küçük düşürücü, kendini yokedici ve daha az doyurucu bir deneyim yok gibidir; bu, erkeğin aşağılık bir hayvan olarak kendine ilişkin nefret dolu imajını hepten pekiştiren bir deneyimdir.
Erkeklere neden evlendiklerini ve evliliği sürdürdüklerini sorduğum zaman, sık sık duyulan bir cevap, "Beni iyi etkiledi. Istikrarlaşmamı sağlıyor. Uslanmama yardım etti," türünden şeyler olmaktadır. Tekrarlanan bu tema, erkeğin kendi yaşamını düzenleme becerisine olan güvensizliğini ve sonuçta kadının bunu onun için yapabileceğine ilişkin büyülü güçlerine inancını yansıtmaktadır. Özünde bu erkeklerin tamamı, iyi çocuklar gibi davrandıklarından emin olma sorumluluğunu verdikleri anne figürleriyle evlenmektedir.

Boşandıktan sonra bile birçok erkek bağsız geçecek birkaç yılın özgürlüğüne dayanamayacak gibi gözükmektedir. Bunun yerine, telaş içinde yeniden evlenirler ya da bir başka bağlayıcı ilişki kurarak olgun olduklannı kanıtlamaya çalışırlar.
"Sapına kadar" erkeklerin çoğu, kadın elbisesi giydirildiği zaman soğuk terler dökecektir. Kızların, Marty, Ronnie veya Lenny gibi erkekçe gözüken isimler kullanma konusunda rahat gözükmesine karşın, Sally, Sue veya Wendy gibi bir kız adıyla hiçbir erkek rahat edemez, hatta yaşayamaz. Kız kardeşi babasının davranışlarına rahatlıkla özenebilir, ama onun annesine özenip onu taklit etmesi tabudur.

Kadının özgürleşmesi, onu, bir zamanlar geleneksel olarak erkeksi davranış ya da tarz olarak değerlendirilen her türlü işe ve uğraşa yönelmekte neredeyse tamamen serbest bırakmıştır. Buna karşılık içindeki kadınsı bileşeni dile getirmekten korkan erkek, hâlâ katı erkek rolündedir. Rol katılığı erkeğin yaşamını tehlikeli bir temele oturtur. Kadınların giderek artan ölçülerde geleneksel erkek işlerine yöneldiği değişen dünyada bu rol ona çok az seçenek bırakmaktadır.
Bir emlakçının söylediği gibi; "Hiç bir zaman kocaya satış yapmam. Hep kadına yaparım. Erkeğin evden hoşlanması bir anlam taşımaz. Ama kadının hoşuna giderse, satış tamam demektir.
Duyguların özgür dışavurumuna izin verilmediği için erkek sürekli olarak kendisiyle mücadele ederek yaşar. Dışarıdan olduğu şey, gerçekte içeriden olduğu şeye karşı bir maskeden, savunmadan başka bir şey değildir. Erkek, kendini inkâr ederek kendini kontrol eder. Duygularını kısmen açığa vurabilen erkeğin bile, her zaman
için ilk önce durumu kolaçan etmesi ve duygu ifadesinin yerinde olduğundan emin olması gerekir.
Ebevyenlerine sarılan erkek çocuk utandırıcıdır. Annesinin eteğine yapışmayı bırakması için çocuk yaşta ve sayısız yollardan özendirilir. Buna karşılık mahçup bir tavırla saklanan ve annesine veya babasına sanlan kız çocuğu, zarif veya hayranlık uyandırıcı olarak görülür.
Erkeklerde bağımlılık, normali bile çoğu kez bastırılacak şekilde zayıflıkla eşleştirilir. Bir baba için, beş-altı yaşındaki oğlunun "küçük bir erkek" gibi davrandığını görmekten daha gururlandırıcı pek bir şey bulunmaz.
Yaygın bir kültürel mite göre kadın-erkek ilişkisinde kadın daha bağımlıdır. Erkeğin coşkusal açıdan sığ olduğu ve bir kadınla derin, yakın bir duygusal ilişki kuramadığı söylenir. Ne var ki klinik deneyimleri, bu “sığlığın,” erkek tarafından kendi duyarlığını ortaya vurmaktan kaçınmak için kullanılan bir özkoruyucu araç olduğunu düşündürmektedir. Yani, erkek, kadına yönelik yakınlık duygusuna ve bağımlılığa direnir, çünkü kadın bir kere bilinçaltı savunmasını aştığı an, erkek, derin ve neredeyse tam bağımlılık derecesinde kadına bağlanır. Özellikle ilk evliliklerde birçok erkek bilinçsizce, anneleriyle olan türden ilkel bir bağımlılık ilişkisi aramakta ve beklenmedik bir şekilde memeden kesilen bebek gibi, bu rahatlık kaynağından olunca öfkeye kapılmakta ve umutsuzluğa gömülmektedir.
238 syf.
·Puan vermedi
İkili ilişkilerde duygusal manipülasyon kitabı ile beraber duygusal ilişkilerde ve toplumda erkekleri bekleyen tehlikeler ve manüplatif yaklaşımlara karşı farkındalık yaratan bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Herb Goldberg
Unvan:
Psikoloji profesörü, Yazar
Doğum:
14 Temmuz 1937

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 13 okur okudu.
  • 41 okur okuyacak.