Hüseyin Hilmi Işık

Hüseyin Hilmi Işık

YazarÇevirmen
9.1/10
331 Kişi
·
567
Okunma
·
57
Beğeni
·
3.283
Gösterim
Adı:
Hüseyin Hilmi Işık
Tam adı:
M. Sıddık Gümüş
Unvan:
Türk Öğretmen, Albay, Kimyager, İslam âlimi, Yazar
Doğum:
Eyüp, İstanbul, Türkiye, 8 Mart 1911
Ölüm:
26 Ekim 2001
Bazı Kitaplarında ''M. Sıddık Gümüş'' takma ismini kullanmıştır.

Türkiye'nin İlk Kimya Yüksek Mühendisi.
1911 yılında, İstanbul Eyüp Sultan'da doğdu. İlk öğrenimini, Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu'nda yaptı. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929 yılında, Askeri Liseyi bitirdi. Eczacılık Fakültesi'ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi'nde bir senelik stajını birincilikle bitirip, üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu'na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi'ne kaydoldu. Yüksek matematikçi Von Mises'den, mekanik profesörü Prager'den, fizikçi Dem Ber'den, teknik kimyayı Goss'dan okudu. Kimya Profesörü Arnd'ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.

Arnd'ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması, İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi'nde ve Almanya'da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında, Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye'nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı, askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara Mamak'ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.

1947'de Bursa Askeri Lisesi'nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri'nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli oldu. Sonra Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yaptı. Hayatı boyunca siyasete karışmadı.

Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi. Bir kızı, bir oğlu olup, damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören'dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık, hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etti. Yetiştirdiği binlerce öğrencisi, ülkeye faydalı hizmetlerde bulundu. 26 Ekim 2001 tarihinde vefat etti.
Şeytanın kalbe getirdiği vesveselerden en çok başardığı, su-i zan vesvesesidir. Su-i zan etmek haramdır.
Hüseyin Hilmi Işık
Sayfa 87 - Hakikat Kitabevi
İnsanı kötülüklerden uzaklaştırmayan bir namaz, doğru namaz değildir. Görünüşte namazdır.
(Allahü Teala, Cebrail Aleyhisselam'a sordu: yer yüzüne insen ne yapardın?
Cebrail Aleyhisselam buyurdu ki: Ya Rabbi! Yapacağım amel, sence ma'lumdur. Dört şey yapardım:
1-Susamış kimselere su verirdim.
2- Çoluk çocuğu fazla olana yardım ederdim.
3- İki dargın arasını bulurdum.
4- Müslümanların ayblarını kapatırdım.)
(Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyân için, yarın ölecekmiş gibi de, âhiretin için çalış)
Hüseyin Hilmi Işık
Sayfa 51 - Hakîkat Kitâbevi Yayınları
Hüseyn Hilmi İşık bu kitabı hazırlamak için, duyduğuma göre, 30 yılını vermiş.Kitabın içindeki her hangi bir bilgiye kolayca ulaşa bilme "ayarı" da yapılmıştır ayrıca.Türkçenin en güzel ve imla kuralları açısından en doğru kullanıldığı bir kitap.İçtenlikle söyleye bilirim ki, on numara.Çünkü, pek kitap okumuşluğum olmadığı için daha iyisini görmedim.
Görmüş olduğum en doğru kaynak kitap. İçerisinde kaynaksız tek kelime bulunmamakta ve kaynak olarak muteber İslam Alimlerinin kitapları gösterilmekte. Kitapların dünyanın neresinde, hangi kütüphanede ve hangi rafta olduğunu hatta rafta ki sırasına kadar belirtilmekte. Okuyan talihli kimse asla pişman olmaz. İslamiyyeti doğru öğrenir
Dinini doğru ve tam olarak öğrenebilmek için okunması gereken ve eşi benzeri olmayan bir kitap. 'Bu kitapta Ehl-i sünnet
velcemaat itikadına uygun olmayan hiçbir
bilgi, hiçbir söz yoktur. Dini ve milli bilgilerinizi bu latif, benzeri bulunmayan, belki de ileride bir benzeri yazılamayacak olan bu kitaptan alınız.' (Esseyid Ahmed Mekki Üçışık)
Mektûbat Tercemesi

971 [m.1563] de doğan ve 1034 [m.1624] de vefât eden, ikinci bin yılın müceddîdi, İmâm-ı Rabbânî Ahmed Fârûkî Serhendi hazretleri, Kur’ân-ı kerîm ve Hadîs-i Şerîflerden sonra, en kıymetli üçüncü kitâb olan (MEKTÛBÂT) kitâbını yazmışdır. İnsanoğlunun rûhî hastalıklarının tedâvî yollarını göstermiş, islâm dînine nasıl inanılacağı, ibâdetlerin ehemmiyyeti, Evliyâlık, Resûlullahın güzel ahlâkı, islâmiyyet, tarîkat ve hakîkatin ayrı ayrı şeyler olmadıklarını îzâh etmişdir. Üç cild ve aslı fârisî olan mektûbât kitâbında (536) mektûb vardır.
İslâm dîninin güzel ahlâkına ulaşmak için kurtulmak gereken 40 kötü ahlak ve bunlardan kurtulma çarelerinin anlatıldığı bu kitâbda aynı zamanda (Mızraklı İlmihâl) diye bilinen Muhammed bin Kutbüddîn İznîki hazretlerinin kitâbı esas alınarak yazılan Îmân ve ibâdet bilgilerini içeren Cennet Yolu İlmihâli bulunmaktadır.
İslam tarihinde dört büyük halife olarak bilinen Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali hakkında yazılmış menkıbelerden oluşan çok değerli bir eser niteliğindedir.
Bu kitap İmam-ı Rabbani ve oğlu Muhammed Masumun'un mektuplarından hiç değişiklik yapılmadan alıntı şeklinde okuyucuya sunulmuş hazır kısa bilgilerden oluşur.Mektuplar 6 cilttir.Üçü İmam-ı Rabbani'ye, üçü de oğluna aittir.
Kitabın yazarı her ne kadarda " M.Sıddık Gümüş " olarak belirtilsede Hüseyin Hilmi Işık'ın yazmış o bu kitapta adından da anlaşılacağı üzere bir ingiliz casusunun itiraflarından ve ingilizlerin islama karşı düşmanlıklarından bahsediyor.
Kitabı okurken her bir sayfada ' adeta şoke ' oldum.Fazla bir yoruma gerek yok,biz müslümanlar olarak <....> yanlış yapıyoruz.Müslümanların hangi işi doğru ki dediğinizi duyar gibiyim...( Deveye sormuşlar,neden boynun eğri diye..) misali..
Kitabı tavsiye eder ve iyi okumalar dilerim.
Kıyâmet ve Âhıret kitâbında insanın ölümü, rûhun bedenden ayrılması, kabr hayâtı, kabr süâlleri, kıyâmet günü insanların hesâba çekilmesi, Cennet ve Cehenneme nasıl gidileceği büyük islâm âlimi, İmâm-ı Gazâlî hazretlerinin kitâblarından terceme edilerek geniş olarak açıklanmakda ve vehhâbîliğe cevap vererek evliyâlığın ne olduğu, kıyâmet günü herkesin sevdiğinin yanında olacağı konuları açıklanmakdadır.
Kesinlikle okunması gereken bir kitap.
Bu kitapla birlikte aynı anda bir çok kitap almıştım. Bir gün para kazanmak için Letgo'dan bir kitap satmaya karar verdim. Ben siyasetle pek az alakadar olduğumdan, bütün kitapların içinde "En son bunu okurum" diye düşündüğüm bir kitaptı İngilizli casusun itirafları. Öyle şaşalı bir kapak tasarımı falanda yoktu. Ben de onu satmaya karar verdim. Okuyacağımı pek sanmıyordum. Bari bir işe yarasın dedim. Kitabı satışa sunduktan bir süre sonra kendi kendime "Yaa ben bu kitabı satıyorum ama kitap ince bir şey zaten, önce okuyup sonra mı satsam. Hem bu şekilde içimde rahat olur" Derken okumaya karar verdim. O en son okurum dediğim kitap, ilk okumaya başladığım kitap oldu, aldığım kitaplar arasından. Başladım kitaba ve bir süre okudum. Kitap hiç beklediğim gibi çıkmadı ve hiç de sıkıcı değildi. Aksine beni kendisine öyle bir bağlamıştı ki, bırakmak istemedim. Konuyu anlatırken bir roman havasında anlatıyordu. Ben okumaya devam ederken Letgodan hesabıma mesaj geldi. Kitaba bir müşteri bulmuştum ama kitabı bir süre okuduktan sonra çok sevdim ve mesaj atan kişiye satmaktan vaz geçtiğimi söyledim. Sonra bazı problemlerden dolayı kitap yarım kaldı. Ben de en baştan başlayarak tekrar okudum. Ama yine yarım kaldı. Bazı yoğunluklardan dolayı henüz bitirmek nasip olmadı. Hala büyük bir merak içinde uygun bir zaman kolluyorum. Bu sefer kaldığım yerden devam edeceğim ve bitireceğim. En başta ön yargı ile baktığım bu kitap bana ders oldu. Şimdi en sevdiğim kitaplardan birisi. En güzel, ilginç veya komik yanı ise anlatılanları bir başka bakış açısıyla sunması ama kafa karışıklığı olmaması için parantez içinde doğrusunu belirtmişler. Bu kitabı hazırlayan, çeviren ve her türlü emeği bulunan kişilere teşekkür ederim. Herkese de okumalarını tavsiye ederim .

Yazarın biyografisi

Adı:
Hüseyin Hilmi Işık
Tam adı:
M. Sıddık Gümüş
Unvan:
Türk Öğretmen, Albay, Kimyager, İslam âlimi, Yazar
Doğum:
Eyüp, İstanbul, Türkiye, 8 Mart 1911
Ölüm:
26 Ekim 2001
Bazı Kitaplarında ''M. Sıddık Gümüş'' takma ismini kullanmıştır.

Türkiye'nin İlk Kimya Yüksek Mühendisi.
1911 yılında, İstanbul Eyüp Sultan'da doğdu. İlk öğrenimini, Eyüp Sultan Reşadiye Numune Okulu'nda yaptı. Halıcıoğlu Askeri Lisesi giriş imtihanlarını pekiyi alarak kazandı. 1929 yılında, Askeri Liseyi bitirdi. Eczacılık Fakültesi'ne girerek askeri eczacı oldu. Gülhane Hastanesi'nde bir senelik stajını birincilikle bitirip, üsteğmen olarak Askeri Tıbbiye Okulu'na müzakereci tayin edildi. Bu sırada Kimya Fakültesi'ne kaydoldu. Yüksek matematikçi Von Mises'den, mekanik profesörü Prager'den, fizikçi Dem Ber'den, teknik kimyayı Goss'dan okudu. Kimya Profesörü Arnd'ın yanında çalıştı. Takdirlerini kazandı.

Arnd'ın yanında 6 ay travay yapıp Penylciyan - Nitromethan - Methyl esteri cisminin sentezini yaptı ve formülünü keşfetti. Dünyada ilk olan bu başarılı çalışması, İngilizce olarak Fen Fakültesi Dergisi'nde ve Almanya'da çıkan (Zentral Blatt) kimya kitabının 1937 tarih 2519 sayısında, Hüseyin Hilmi Işık isminde yazılıdır.

Hüseyin Hilmi Işık, 1936 senesi sonunda 1-1 sayılı Türkiye'nin ilk kimya yüksek mühendisi diplomasını aldı. O sene Türkiye de ilk ve tek kimya yüksek mühendisi olduğu günlük gazetelerde yazıldı. Bu başarısından dolayı, askeri kimya sınıfına geçirildi. Ankara Mamak'ta zehirli gazlar kimyageri yapıldı. Burada 11 sene kaldı. Auver Fabrikası Genel Direktörü Mer Zbached ve kimya doktoru Goldstein ve optik mütehassısı Neumann ile yıllarca çalıştı. Onlardan Almanca da öğrendi. Harp gazları mütehassısı oldu.

1947'de Bursa Askeri Lisesi'nde kimya öğretmeni, sonra eğitim müdürü oldu. Burada ve sonra Kuleli ve Erzincan Askeri Liseleri'nde uzun seneler kimya öğretmenliği yaparak yüzlerce subay yetiştirdi. Kıdemli albayken 1960 yılında emekli oldu. Sonra Vefa, Cağaloğlu, Bakırköy Sanat Enstitüleri gibi çeşitli okullarda matematik, kimya öğretmenlikleri yaptı. Hayatı boyunca siyasete karışmadı.

Çeşitli din, fen, tarih ve kültürel yayınları vardır. Almanca, Fransızca, Arapça ve Farsça dillerini çok iyi bilirdi. Bir kızı, bir oğlu olup, damadı Enver Ören ve torunu A. Mücahid Ören'dir. Rahmetli oğlundan Ferruh Işık isminde bir torunu daha vardır. Muhterem eşi hayattadır.

Hüseyin Hilmi Işık, hayatı boyunca insanlarla iyi geçinmeyi, güzel ahlak sahibi olmayı, fitnelere karışmamayı tavsiye etti. Yetiştirdiği binlerce öğrencisi, ülkeye faydalı hizmetlerde bulundu. 26 Ekim 2001 tarihinde vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 57 okur beğendi.
  • 567 okur okudu.
  • 57 okur okuyor.
  • 304 okur okuyacak.
  • 16 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları